Ahlaki Yozlaşmaya Karşı Teyakkuzda Olalım!

Başyazı
Nerede ve hangi alanda bulunurlarsa bulunsunlar, bütün Müslümanlar yozlaşma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını unutmamalıdırlar. İslami duyarlılığa sahip ve yoğun şekilde İslami çalışmalar içerisinde bulunanlar bile risk altındadır. Bunlar kendilerini muhafaza etseler bile çocukları, kardeşleri ve diğer yakınlarının, büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğunu bilmelidirler.
Bismillahirrahmanirrahim.

“Ey iman edenler, şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, (bilsin ki) gerçekten o (şeytan) çirkin utanmazlıkları ve kötülüğü emreder. Eğer Allah`ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, sizden hiçbiri ebedi olarak temize çıkamazdı. Ancak Allah, dilediğini temize çıkarır. Allah, işitendir, bilendir.” (Nur / 21)
 
“Ahlâksız davranışlar (ve ahlâksızlık) alenî yapılmaya başlanmadıkça kıyamet kopmaz.” (Ahmed b. Hambel)
 
İnsanların insani birçok özelliklerini ve fıtri vasıflarını yitirdiği ve bunun neticesi olarak günahlar içinde boğulma aşamasına geldiği, tarihin en sıkıntılı ve zor dönemlerinden birini yaşıyoruz. Birçok yerde, toplumun çöküşüne yol açan ahlaksızlıklar ve iffetsizlikler, kanunlarla güvence altına alınmakla beraber; Müslümanlar arasında yozlaşma, sistemli şekilde yaygınlaştırılmaya ve herkese bulaştırılmaya çalışılmaktadır. 
 
Bu değişimin tesirleri dalga dalga yayılırken, İslam dairesi içerisinde yaşamaya çalışanlarda da ciddi bir dönüşümün yaşanmasına sebep olmuştur. Yozlaşma, İslami hassasiyeti olan Müslüman fert ve ailelerde de büyük tahribatlara yol açmıştır. Ciddi bir muhasebe içine giren duyarlı her Müslüman, toplumun maruz kaldığı bu tahribatın boyutunu, belki bahsettiğimizden daha vahim haliyle görecektir. 
 
Özellikle heva ve heveslerine göre hareket etmeyi teşvik eden kendini bilmez şaklabanların, İslam adına yaptıkları açıklamalar ve çalışmalar, ifsat tehlikesinin boyutunu daha da arttırmaktadır. 
 
Düşünce ve anlayışta yozlaşma yaygınlaştığı gibi, pratik, şahsi ve toplumsal ilişkilerde de yaygınlaşmıştır. İşin en acı tarafı ise İslam’ın yasakladığı yozlaşmış ve fesada uğramış bu hayat tarzına karşı çıkmak, suçmuş gibi yaygın bir algı oluşturulmasıdır. 
 
Oysa durum öyle vahim bir hal almış ki, günahı süsleyerek ve hoş göstererek sevdirmeye çalışan şeytan ve taraftarları, gençleri kolaylıkla avlayabilmektedir. Genel olarak hanımları ve özellikle de genç kızları hedeflerine alarak, istedikleri gibi şekillendirebilmekte ve yön verebilmektedirler. Gençler yalnız kaldıklarında ve kendilerini diğer insanların görmediği zamanlarda, kimsenin haberdar olmayacağı zannıyla veya önemsiz görerek günahlara yönelebilmekte ve ahlaksızlıklara bulaşabilmektedirler.
 
Nerede ve hangi alanda bulunurlarsa bulunsunlar, bütün Müslümanlar yozlaşma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını unutmamalıdırlar. İslami duyarlılığa sahip ve yoğun şekilde İslami çalışmalar içerisinde bulunanlar bile risk altındadır. Bunlar kendilerini muhafaza etseler bile çocukları, kardeşleri ve diğer yakınlarının, büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğunu bilmelidirler. Müslümanların çocuklarını ifsada sürüklemeyi hedeflerine alan insi ve cinni şeytanların oyunlarını bozmak için hanım kardeşlerimize düşen birçok görev vardır. 
 
Müslüman kadınlar, kendi hayatlarında, yaşantılarında, giyimlerinde ve ilişkilerinde İslami ölçüyü esas almalıdırlar. Yozlaşmaya götüren vasıta ve yollara kesinlikle tevessül etmemelidirler. Her konuda hassas davranmalı, bütün gayret ve çabalarında İslam dairesini esas almalıdırlar. Küçük ve büyük demeden her türlü günahtan uzak durmalı, en küçük hatalara bile yol vermemelidirler. Ölçümüz, harama götüren bütün yollardan uzak durulmasıdır. Bu anlamda eşler, çocuklar, kardeşler, bacılar, ablalar yani ailenin bütün fertlerine yardımcı olmalıdırlar. 
 
Yapılacak ihmalkârlıkların, kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının ve aile fertlerinin dünya ve ahiret hayatlarının heba olmasına sebebiyet verebileceği bilincinde olmalıdırlar. 
 
Tehlikenin büyüklüğünden hiçbir zaman hiç kimse gafil olmamalı, yine başta aile fertleri ve yakın ilişkide oldukları İslami hassasiyeti olan kardeşleri ile birlikte tedbirlerini almalıdırlar. 
 
Günaha götürecek bütün tutum, davranış ve ilişkilerden uzak durmalıdırlar. Bazılarının, uygun olmayan bir kısım davranışlar için ‘bir kereciğine bir şey olmaz’ oyununa gelmemeli, büyük günahların bir çırpıda işlenmediği, insanların küçük günahları işleye işleye büyük günahlara bulaştığı hakikatini unutmamalıdırlar.
 
Yozlaşma tehlikesini basite almamalı, bu büyük tehlikeden korunmak için yoğun çaba harcamalıdırlar. Bunun için bacılar;
 
-Nerede olurlarsa olsunlar, büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduklarını bilmeli, şeytan ve taraftarlarının oklarının hedefinde bulunduklarının bilincinde hareket etmelidirler.
 
-Resulullah Aleyhissalatu Vesselam’ın hayatını çok iyi öğrenmeli ve her alanda Onu örnek almalıdırlar. Özellikle tesettür ve haremlik selamlığa, azami derecede ehemmiyet göstermelidirler.
 
-Arkadaş seçiminde hassas davranmalı; ahlaki hassasiyetleri olmayan, helal ve haramlara dikkat etmeyen ve kadın-erkek ilişkilerinde İslam’ın sınırlarına uymayan kimselerle arkadaşlıktan kaçınmalıdırlar.
 
-İslami ölçülere uyulmayan, haram ve helal dairesini esas almayan her türlü ortamdan uzak durmalıdırlar. 
 
-İbadetlere azami derecede önem vermeli, namazları zamanında ve cemaatle kılmalı, her gün Kur’an-ı Kerim okumalı, sünnet namazlarını aksatmamalı, özellikle teheccüd namazını kılmak için çabalamalıdırlar.
 
-Düzenli şekilde İslami kitaplar okumalı, İslami alanda birikim elde etmek için yoğun bir çalışma içerisinde olmalıdırlar. 
 
-Rahatsız edici şeylerle karşılaştıklarında ya da ahlaki zaaflara maruz kaldıklarında, İslami duyarlılık sahibi yakınlarına, arkadaşlarına ya da büyüklerine başvurarak durumu anlatmalı ve yardımcı olmalarını istemelidirler.
 
-En yakınlardan başlayarak, insanların haramdan kurtulmaları ve Allah Teâlâ’nın istediği şekilde yaşamaları için büyük bir çaba içerisinde olmalı, insanlarımızın ifsat yangınından kurtulmaları için çalışmalıdırlar.
 
-Ümitsizliğe düşmeden, bıkmadan ve yorulmadan çalışmalı, insanları ifsat ateşinden kurtarmak için yoğun bir çaba içerisinde olmalıdırlar. Bir tek insanı günah bataklığından kurtarmanın, bütün insanları kurtarmak gibi bir ecrinin olduğunu unutmamalıdırlar. 
 
Rabbim bizleri her türlü yozlaşmaya karşı korusun. Toplumumuzda yozlaşmanın silinip süpürülmesi için bizlere büyük bir güç ve gayret nasip etsin. (Âmin)
 
Allah (CC)’a emanet olun.
 
Başyazı | Nisanur Dergisi | Ağustos 2017 | 69. Sayı
 
 
03-08-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.