Aile Ekonomisinde Müslüman Kadının Rolü

Başyazı

Kadın, ailenin iki temel dayanağından biri olarak evin ekonomisini yönetmede önemli fonksiyona sahiptir. Müslüman kadın, hayatın her alanında olduğu gibi evin ekonomisini idare etmede de iyi bir numune ortaya koymalıdır. Çocuklarını bu minval üzere yetiştirmeli ve kanaat bilincini aşılamalıdır.
Bismillahirrahmanirrahim.

“Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (En’am /141)

“(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”
(Furkan / 67)

Ev ekonomisi, ailelerin hayatında önemli bir yer tuttuğundan büyük önem arz etmektedir. Ailenin ihtiyaçlarının karşılanmasını, sahip olunan imkânlardan en uygun şekilde istifade edilmesini kapsadığından üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.

Evin reisi olarak erkek, ailenin geçimi için gerekli kaynakları temin ettiğinden meşguliyeti daha çok ev dışındadır. Kadın ise, evin ihtiyacını göz önüne alarak elindeki kaynağı en iyi şekilde kullanma gibi bir sorumluluğu yüklenmiş durumdadır.

Kadın, ailenin iki temel dayanağından biri olarak evin ekonomisini yönetmede önemli fonksiyona sahiptir. Müslüman kadın, hayatın her alanında olduğu gibi evin ekonomisini idare etmede de iyi bir numune ortaya koymalıdır. Çocuklarını bu minval üzere yetiştirmeli ve kanaat bilincini aşılamalıdır.

Kaynakları elde etmek zordur, ancak tüketmek kolaydır. Bu dengeyi günümüzde evin ekonomisini idare eden kadının ustaca ayarlaması, olası sıkıntıları engellemesi gerekir.

Ailenin imkânlarının en güzel şekilde kullanılması için:

- Zamandan en iyi şekilde istifade edilmelidir: İnsan ömrü kısa olduğundan zamanı en uygun şekilde değerlendirmek için program yapılmalı, aile fertleri bu çerçevede bilinçlendirilmelidir.

- İşbölümü: Dışarıdan evin idaresi kolay görünse de sanıldığı kadar kolay değildir. Ev ekonomisiyle ilgili uygun bir programın yapılmaması sıkıntılara sebebiyet verebilir. Gelir gider dengesi üzerinde inşa edilen iyi bir programın uygulanmaya konulması, ailede huzurlu yaşamaya katkı sağlar. Aile fertleri arasındaki işbölümü, sıkıntıların en aza indirilmesine vesile olur.

- Evin ihtiyaçlarını temin etmekle mükellef olan ev reisinin diğer bir hedefi de helal kazanç olmalıdır. Zira önemli olan çok kazanmak ve servet biriktirmek değil, helal kazanmaktır. Evin kaynaklarını kullanmada etkili olan ev hanımı da kazanç konusunda helal-haram çizgisinde hassas olmalıdır.

- Ele geçen kaynaklar ihtiyaçlar için harcanmadan önce, belli bir miktarının Allah yolunda harcanmak üzere ayrılması gerekir.

- Ailenin geliri, aile fertlerinin giderlerinin bir kısmını karşılıyorsa; ihtiyaçlar önem sırasına göre sıralanmalı, harcamalar buna göre yapılmalıdır.

Ailedeki ekonomik faaliyetlerle ilgili hesap ve harcamaların programlı şekilde yapılması, ailenin diğer fertlerinin de bunları öğrenmelerine ve hayatlarını bu çerçevede sürdürmelerine yol açar.

Helal lokma çocukların ruh ve beden sağlıklarını doğrudan ilgilendirir.
Aile fertlerinin huzuru sadece yüksek maddi imkânlarla sağlanamaz. İmkânlar arttıkça buna mukabil harcamalar da artar. Neticede sıkıntılar baş göstermeye başlar. Oysa abartılı süslerden arındırılmış sade bir hayat, huzura ve sükûnete daha fazla imkân verir.

Kaynaklar en güzel şekilde kullanılarak harcamalar yapılmalıdır. Dengeli bir harcama ve israftan kaçınmakla, aile bireylerine rahat nefes aldırılabilir. Ailelerin bu hassasiyetleri göstermesi durumunda, toplumun ekonomik imkânları bu paralelde gelişir. Bu durum, birçok imkânın oluşmasına, zor durumda bulunan ve sıkıntı yaşayan Müslümanlara daha fazla yardım etme şartlarının doğmasına yol açar.

Ailenin gelir durumu hangi seviyede olursa olsun, israfın her türünden uzak durulmalı ve gereksiz harcamalardan kaçınılmalıdır. Hiçbir Müslüman ‘Parayı ben kazanıyorum, istediğim gibi harcarım’ gibi bir yaklaşımda bulunma hakkına sahip değildir. Allah Teâlâ, israfı haram kılmıştır. Dolayısıyla israf yapanlar ve bunda ısrar edenler, Allah Teâlâ’nın sınırlarını çiğnemiş olurlar.

Eskiden lüks sayılan birçok şey, bugün için sıradanlaşmıştır. İsraf almış başını gitmekte, kimi insanlar sadece gösteriş yapmak için para harcamaktadır. Toplumda yapılan israf ile zulüm altında inleyen birçok Müslüman’ın yarasına derman olması gereken imkânlar, heder edilmektedir. Kur’an–ı Kerim israfı şeytanın işi, müsrifleri de şeytanın kardeşleri olarak nitelendirmektedir.

“Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır…” (İsra / 27)

Her ayın başında ailenin gelir giderleri yaklaşık olarak hesaplanmalı ve bu doğrultuda program yapılmalı ki; hem evin ihtiyaçları karşılansın hem de eldeki kaynaklar zaruri ihtiyaçları karşılayabilsin.

Ailenin ihtiyaçları; zaruri olan ihtiyaçlarla, zaruri olmayan ihtiyaçlar şeklinde ikiye ayrılır.

Bunlardan bir kısmı yiyecek, giyecek, ev, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlardır. Bir kısmı ise zaruri olmayıp çevrenin etkisiyle insanın almaktan hoşlandığı, kimi zaman bunları almayı kendince zorunlu gördüğü eşyalardır. Bütün bunlar ihtiyaç olmadığı halde ihtiyaç gibi algılanmakta ve israfa götürmektedir.

Yiyecekte olduğu gibi, elbise alımında da dikkatli olunmalı, helal-haram sınırları gözetilerek israfa düşmekten ve başkalarının bakışlarını celp etmekten uzak durulmalıdır.

Hayatın bütün alanlarında olduğu gibi evdeki harcamalarda da İslami ölçüye riayet edilmelidir. Evin ekonomisini idare eden kadın, gerekli hassasiyeti göstermeli ve şu noktaları göz önünde bulundurmalıdır:

- Yeterli imkânlara sahip olsa bile gereksiz harcamalardan kaçınmalı, israfın her türünden uzak durmalıdır.

- Eve getirilen her şeyin helal olmasına dikkat etmelidir. Erkek yeterince hassas olmazsa bile, kadın hassas davranmalı, eşinin helal olmayan bir tek çöpü bile eve getirmesine müsaade etmemelidir. Bütün çabalarına rağmen eve haram giriyorsa, onu kullanmamalı ve çocuklarına kullandırılmamalıdır.

- Eşini helal rızık kazanmaya teşvik etmelidir.

- Kanaat sahibi olmalı, var olanla yetinmeye çalışmalı, çocuklarını da buna alıştırmalıdır.

- Harcadığı her kuruşun hesabını yapmalı, evdeki ihtiyaçlardan zaruri olanları ve olmayanları ayırmalı, gereksiz harcamalardan kaçınmalıdır.

- Elbise alımında dikkatli olmalı; dikkat çekici, cezp edici ve İslami adaba uygun olmayan elbiseleri almaktan kaçınmalıdır. Çocuklarının uygunsuz elbise giymelerine müsaade etmemelidir.

- Erkek müsrif biri ise ya da cimri olup aileyi sıkıntıya sokuyorsa; bu durumda kadın, hikmetle ve sabırla eşini israftan ya da cimrilikten alıkoymaya çalışmalıdır.

- Toplumda maddi sıkıntı çeken çok sayıda aile bulunurken, Müslüman ailelerin lüks içinde yaşamalarının insaflıca olmayacağı bilinmeli, bundan şiddetlice kaçınılmalı, bolca infak ederek ve düşkünlere yardımda bulunarak sıkıntılı gönüller okşanmalıdır.

- Her işten iyisini yapmaya çalıştığı gibi evin ekonomisini en iyi şekilde idare ederek, Müslüman kadına yakışacak şekilde performans göstermelidir.

Müslüman kadınlar, bu konuda hassas davranır ve en iyisini yapmaya çalışırlarsa; hem aile hem de toplumdaki sıkıntıların azalmasına katkı sunmuş olacaklardır.

Rabbim bizi saçıp–savuranlardan eylemesin. (Âmin)

Allah (CC)’a emanet olun.

Başyazı / Nisanur Dergisi - Ocak 2017 (62. Sayı)
 
17-01-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.