Aile Kurumunu Korumada Kadınların Görevi

Başyazı
Toplumun ıslahı ve ailenin korunmasında Müslüman kadınların çaba, gayret ve fedakârlıklarına ihtiyaç vardır. Gurur, kibir ve başkaları gibi lüks hayat içerisinde yaşama arzusuna kapılma gibi zarar verici ve aileyi tahrip edici tutumları bir tarafa bırakıp eşiyle el ele vererek bu tehlikeye karşı kendi yuvalarını korumalıdırlar.
Bismillahirrahmanirrahim.

“Kaynaşmanız için size kendi(cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.”(Rum / 21)

“Saliha kadın, kocası yüzüne baktığı zaman onu sevindirir, kocasının meşrû isteklerini yerine getirir ve onun olmadığı yerde hem malını, hem de namusunu muhafaza eder.”(İbn-i Mace, Ebu Davud)

Erkek, kadın ve çocuklardan müteşekkil olan aile, neslin devamını sağlayan ve huzurlu bir hayata sebebiyet veren toplumun en küçük birimidir. İnsanların helal dairesinde ve sükûnet içerisinde temiz bir hayat yaşamalarının yolu, İslami çerçevede oluşturulan aileden geçmektedir.

Aile, Allah Teâlâ’nın insanlığa bağışladığı en büyük nimetlerdendir. İslam’ın üzerinde hassasiyetle durduğu ve önem verdiği aile kurumu, bireylerine huzur ve sükûnet bağışlarken, neslin emniyetine ve devamına yol açar.

Müslüman ailelerin varlıklarını sürdürmesi; nesil emniyetini yok etmeye, yeryüzünü ifsada boğmaya ve günaha batmış toplumlar oluşturmaya çalışan şeytan ve taraftarlarının hesaplarını bozmaktadır. Birçok yerde aile kurumunu tahrip etmeye muvaffak olan şeytan ve dostları, Müslümanların da aile kurumunu yok etmek için büyük çabalar sarf etmektedir. Ailenin ortadan kalkmasıyla ve nesil emniyetinin yok edilmesiyle birlikte ahlak ve iffetin yok olacağı bilinciyle bu tahribatı yapma çabasını ısrarla sürdürmektedirler.

Şeytan ve taraftarları, küçük bir açık bulduklarında aileyi tahrip etmek için hemen harekete geçmekte ve şeytani oyunlarını devreye sokarak sonuç almaya çalışmaktadırlar. Bütün bu tehlikeler, Müslüman kadın ve erkeklerin uyanık olmalarını, ailelerini tehlikelerden korumak için azami çaba göstermelerini zorunlu kılmaktadır. Son yıllarda kimi ailelerde yaşanan huzursuzluklar, geçimsizlikler ve boşanmaların çoğu aile kurumunu bozmaya ve yok etmeye yönelik yapılan çalışmaların ürünüdür. Müfsit güçler, iletişim teknolojisini kullanarak bu alanda büyük bir cephe açmış, tecrübesiz olan gencecik yavrularımızı yoldan çıkarmak ve ailelerimizi parçalamak için büyük bir çaba içerisindedirler.

Müslüman kadınlar, ailelerin ifsada sürüklenme fitnesinin farkında olmalı, kendilerine taalluk eden yönü ile bu mübarek kurumu korumak için çabalamalıdırlar. Gafil olma, ihmalkârlık, bazen de olsa hissi ve nefsi davranma –Allah korusun– bu kurumun yıkılmasına sebep olabilir. 

Müslüman kadın, bu mübarek kurumun yıkılmasına sebep olan eşinden kaynaklı basitliklere tahammül edip sorunların çözülmesi için ona yardımcı olmalıdır. İslam düşmanlarının Müslüman toplumun İslami dayanaklarını yıkmaya çalıştıklarını, bunu engellemek için görev bölümü yapmak gerektiğini konuşmalı, öncelikle yuvasını bu tehlikeli tufandan kurtarmak için harekete geçmelidir. Kendisini, eşini ve çocuklarını harama düşmekten, günah bataklığına sürüklenmekten ve ifsada yönelmekten kurtarmak için program yapmalı ve hayata geçirmelidir.

Müslüman kadın, bilinçli hareket ederek aile kurumuna zarar verecek tehlikelere karşı durabilir, sevgi ve muhabbet çerçevesinde eşiyle numune bir birliktelik oluşturup tehlikelere karşı güçlü bir direniş sergileyebilir.

Kadın, İslami ölçüleri esas almalı, eşine sevgi ve muhabbetle yaklaşmalı, iş yorgunluğundan ya da başka sebeplerden dolayı sıkıntı yaşayan eşini rahatlatmalıdır. Aile kurumunu muhafaza etme ve ailenin huzur içerisinde yaşamasında buna ihtiyaç vardır.

Kadının eşine hürmet ve hizmeti tabii olarak eşini de etkileyecek, bu çaba eşinin ailesine daha fazla bağlanmasına sebep olacağı gibi, Müslüman kadının aileyi tehlikelerden koruma çabalarına ortak olmasını sağlayacaktır. Kadının eşine muhabbeti ve hizmeti neticesinde oluşan güçlü beraberlik, birlikte program yapıp çocukları muhafaza etmeye ve İslami çerçevede yetiştirmeye imkân tanıyacaktır inşallah.

Hizmetle ve muhabbetle eşini harekete geçirebilecek kararlı Müslüman kadın, ailesini her türlü ifsat tufanından kurtarma başarısını ortaya koyabilir.

Toplumun ıslahı ve ailenin korunmasında Müslüman kadınların çaba, gayret ve fedakârlıklarına ihtiyaç vardır. Gurur, kibir ve başkaları gibi lüks hayat içerisinde yaşama arzusuna kapılma gibi zarar verici ve aileyi tahrip edici tutumları bir tarafa bırakıp eşiyle el ele vererek bu tehlikeye karşı kendi yuvalarını korumalıdırlar.

Müslüman ailelerde eşler, birbirlerini çekiştirmekten, birbirlerinin açığını aramaktan ve birbirlerine karşı üstünlük taslamaktan uzak durmalıdırlar. Birbirlerini anlamalı, birbirlerine karşı fedakârlıklarda bulunarak, sevgi ve muhabbet besleyerek hareket etmeli, yuvalarını takva üzerine bina etmek için çabalamalıdırlar.


Müslümanlar, fasitkültürün yozlaştırmaya çalıştığı ve büyük tahribata yol açtığı aile yerine, İslam’ın çerçevesini çizdiği aile yapısını esas almalıdır. İslami ailenin oluşmasında ve korunmasında kadının büyük etkileri bulunmaktadır.

İSLAMİ AİLENİN MUHAFAZASI VE GÜÇLENDİRİLMESİ İÇİN:

-Kadın, eşine itaat etmelidir. Allah Teâlâ’nın yasakladığı ve haram kıldığı şeyleri talep etmedikçe eşine itaatten geri durmamalıdır. Aileyi koruma ve çocukları İslami ahlak ve kültür çerçevesinde yetiştirmede, itaat ve muhabbet her zamankinden daha çok gereklidir.

-Eşinin ihtiyaçlarını karşılamalı, evin işlerini yapmalı ve yuvasını yaşanılır mekân haline getirmelidir. Eve dönen eşi, sıcak yuvasında rahat etmeli ve huzur bulmalıdır.

-Eşini güler yüzle karşılamalı ve muhabbet beslemelidir. Dışarıda değişik meşgalelerle karşılaşan erkek, eşinin sıcak ve samimi tutum ve davranışlarıyla karşılaştığında bütün sıkıntıları üzerinden atabilmeli ve rahat bir nefes alabilmelidir.

-Kadın, eşinden habersiz bir yere gitmemelidir. Zaruret hali bile olsa eşine haber vermeli, onun izni dâhilinde evden çıkmalıdır. Kadınların zaruri durumlarda evden çıkma durumları söz konusu olsa bile, ifsadın yaygın olduğu bu dönemde eşinden habersiz çıkmamalı, işini bitirdiğinde ise zaman kaybetmeden evine dönmelidir.

-Evine misafir almak istediğinde bundan eşini haberdar etmeli, eşinin istemediği kişileri evine kabul etmemelidir.

-Eşinin izni olmadan malından infakta bulunmamalıdır. Bir kuruma yardım yapmak ya da ihtiyaç sahiplerine sadaka vermek istediğinde eşine haber vermeli, onun iznini aldıktan sonra infakta bulunmalıdır.

-Eşine sıkıntı vermekten ve eziyet etmekten kaçınmalıdır. Eşini rahatsız eden konuşmalardan ve hareketlerden uzak durmalıdır.

-Evde yaşanan her şey eşler arasında kalmalıdır, eşinin sırlarını korumalı ve en yakınlarına bile açmamalıdır.

-Eşinin akrabalarına –özellikle de anne ve babasına– saygı duymalı, iyi davranmalı, eziyetleri durumunda sabretmelidir.

-Kanaatkâr olmalı, kocasını zorda bırakmamalı, imkânlarının üzerinde istekte bulunmamalıdır.

Müslüman kadınlar, bütün sıkıntılara rağmen aile yuvasını muhafaza etmek için çabalamalı, eşlerine itaat ederek, hizmette bulunarak ve muhabbet besleyerek örnek bir aile haline gelmek için gayret sarf etmeli ve aile ocağını salih evlatların yetiştiği hayırlı bir mektep haline getirmelidirler.

Rabbimiz, Müslüman ailelerin tümüne dünya ve ahiret saadetlerine vesile olacak bir yaşantı nasip et!

Allah’a emanet olun.

Başyazı / Nisanur Dergisi – Temmuz 2017 (68. Sayı)
 


 
03-07-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.