Aile ve Toplumun Islahı İçin Müslüman Kadının Sorumluluğu

Başyazı
İnsanları kuşatan birçok sıkıntı ve hastalık, davetçi Müslüman kadınların çaba ve gayretleriyle sona erebilir. Sorumluluklarını hakkıyla yerine getirdiklerinde hiçbir şey eskisi gibi kalmayacak, bereketli çalışmalar meyvesini verecektir. Bunu hayat tecrübemizden de biliyoruz.
Bismillahirrahmanirrahim.

“Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.” (Nahl / 97)

“Ey İnsanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Ne babanın evlâdı, ne evlâdın babası nâmına bir şey ödeyemeyeceği günden çekinin. Bilin ki, Allah’ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmazsın ve şeytan, Allah’ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.” (Lokman / 33)

Allah Teâlâ, insanı yeryüzünde halife olarak yarattı. Hiçbir ayırıma gidilmeden kadınlar da erkekler gibi Allah Teâlâ’nın yeryüzündeki halifeleri sayıldı. Müslüman kadın, erkekler gibi Allah Teâlâ’nın emrettiği şer’i görevlerle yükümlü kılınmıştır. Yaratılışı icabı kimi farklılıkları bulunmasına rağmen erkekler gibi onun da sorumlu olduğu bir takım vazifeleri vardır. İslâm’da Allah’a kulluk bakımından kadınla erkek arasında bir fark bulunmadığı gibi temel hak ve sorumluluklar açısından da bir ayırım söz konusu değildir.

Müslümanları dört taraftan kuşatan, özünden koparıp yozlaştırmak için çabalayan şeytani unsurların ulaştığı güç ve imkânlar ve yoğun faaliyetleri toplumları felakete sürüklerken; Müslüman kadına büyük işler düşmektedir. Günümüz şartlarında Müslüman bayanların toplumun imanını kurtarma, Müslümanları İslam’ı yaşamaya yönlendirme noktasında sorumlulukları daha fazla artmıştır.

Müslüman kadın, nesilleri eğitip şekillendiren bir eğitimci, aynı zamanda bir davetçi olup insanların bilinçlenmesinde ve toplumun İslami renk kazanmasında önemli etkiye sahiptir.

Davet görevini hakkıyla yürüten, İnsanları İslam’a kazandırmak için çabalayan ve ifsadın önünü almak için çalışan annelerimizin, ablalarımızın, bacılarımızın sorumluluklarını yerine getirme gayreti içinde olduklarını, çalışmalarının bereketini ve neticesini biliyor ve görüyoruz. Ancak, felaketin büyüklüğü ve öldürücü etkisi karşısında bayanlarımızın daha fazla çalışmasına ve daha büyük fedakârlıklar göstermesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Müslüman kadınlar İslam’ın izin verdiği tüm alanlarda, yine İslam’ın izin verdiği çerçevede sorumluluklarını yerine getirmek için yoğun bir çalışma içine girmelidirler. Hizmet alanlarında uzmanlaşmalı, örnek olarak gösterilmelidirler. Yani davetçi bayanlar teşkilatçı olmalı, hatip olmalı, çocuk ve insanları yönetmede eğitimci olmalıdır. Her bir bacının temayülleri hangi alanlarda ise bu alanlara yönelmeli ve bu anlamda bacılarımız birbirlerine yardımcı olmalıdırlar.

Müslüman kadının gayret ve çabalarının karşılık bulması için her açıdan kendisini hazır hale getirmesi ve davayı bütün işlerinin önüne alması gerekir. İslami faaliyet yürütürken, boş zamanlarını doldurmalı, yaptığı işi inanarak ve severek yapmalı, karşılaşacağı sorun ve sıkıntılardan bıkmadan, usanmadan çalışmasını sürdürmeli, Müslüman davetçide bulunması gereken örnek sabrı yaşayarak ortaya koymalıdır.

İslami faaliyette çalışmalar önceliklerine göre sıralanırken; kimi zaman birkaç işin birlikte yürütülmesi zorunlu hale gelir. Evinin dışında İslami faaliyetlere zaman ayıran kadın, evinin içindeki işlerini ihmal etmemelidir. İslami sorumluluk bilinciyle hareket eden Müslüman bir kadının evdeki hayatı, aynı zamanda İslami kişiliğinin aynasıdır. Evine ve ailesine İslami şekil veren, toplumun bir çekirdeği olan ailesinde İslami hayatın canlandırılması için çabalayan Müslüman kadının bu tavır ve davranışları, İslami sorumlulukların yerine getirilmesinin göstergesidir.

Çocukların eğitimi, babaların olduğu gibi annelerin de sorumluluk alanına girmektedir. Çocukların konuşmaya başlamasıyla eğitimleri de başlar. Bu yaştan itibaren çocuk, İslami ahlak üzere yetiştirilmeye çalışılarak hayatına yön verilmeye çalışılmalıdır. Çocukların ev dışındaki hayatı, gittikleri okullar, arkadaş çevreleri, anneler tarafından ciddi olarak takip edilmelidir. Dışarıda iken özellikle İslami alanlarda bulunmaları ve İslami dernek ve müesseselere devam etmeleri, İslami kişilik sahibi gençlerle arkadaşlık kurmaları sağlanmaya çalışılmalıdır.

İletişim teknolojisinin geliştiği, İslam düşmanlarının bozguncu programlarının televizyon, internet ve akıllı telefonlar vasıtasıyla evlerimizin içine hatta çocuklarımızın ceplerine kadar girdiği günümüzde, Müslüman bayanların sorumlulukları her zamankinden daha fazla artmaktadır. Çocukları kötülüklerden alıkoymanın en etkin yolu; İslami alanda iyi bir eğitime tabi tutmak, bilinçlendirmek ve İslami şahsiyet kazandırmaktır. İnsi ve cinni şeytanların bozmaya yönelik çabaları, henüz olgunlaşmamış gençlerin ayağını rahatlıkla kaydırabileceğinden iyi bir eğitimle birlikte iyi bir kontrol gereklidir. Bu da anne ve babaların İslami birikim ve gayretleriyle mümkündür.

Resul–i Ekrem Aleyhisselatu Vesselam’a, “Kalk ve uyar” emrini veren Allah Teâlâ’nın bu emri, kıyamete kadar kadın erkek bütün Müslümanları kapsamaktadır. Bozgunculuk ateşi toplumumuzu sarmışken Müslüman kadın, hiçbir şey olmamış gibi davranamaz. Öğrenmeli, öğretmeli, yaşamalı, kalkıp uyarmalı, hakkı anlatmalı, insanlarımızı ateş çemberinden kurtarmak için çabalamalıdır.

Müslüman kadın, davet faaliyetini yürütürken anlattıklarını bizzat yaşamalı, tavır ve davranışlarıyla çevresine örnek olmalıdır. Konuşmaları, duruşu ve bakışlarına kadar bütün hareketlerinde İslami vakarını korumak için çabalamalıdır. İslami duruşuyla, tesettürüyle, davranışlarıyla, hal ve hareketleriyle, kısaca hal diliyle İslam’ı tebliğ eden bir numune haline gelmelidir.

İnsanları kuşatan birçok sıkıntı ve hastalık, davetçi Müslüman kadınların çaba ve gayretleriyle sona erebilir. Sorumluluklarını hakkıyla yerine getirdiklerinde hiçbir şey eskisi gibi kalmayacak, bereketli çalışmalar meyvesini verecektir. Bunu hayat tecrübemizden de biliyoruz.

Bu çerçevede davetçi Müslüman kadının bazı sorumluluklarını kısaca şöyle özetleyebiliriz:

- Allah’a kullukta titiz olmalı, her ortamda İslami ölçüyü esas almalı, ibadetlerini zamanında ve erkânına uygun yapmalıdır.

- Giyim ve kuşamında İslami ölçüyü muhafaza etmeli ve tesettüründen hiçbir surette ödün vermemelidir.

- Kadınlara yönelik düzenlenen etkinliklere katılmalı, İslami derslere iştirak etmeli ve kendisini yetiştirmek için çabalamalıdır.

- Müslüman bacılarla bir araya geldiğinde Müslümanların çektiği sıkıntıları konuşmalı, bunları ortadan kaldırma yolları üzerinde kafa yormalıdır. Müslümanların sıkıntı ve zorluklardan kurtulmaları için seherlerde uyanmalı, namaz kılmalı, ellerini kaldırıp bol bol dua etmelidir.

- Etrafındaki kadınlarla ve kız çocuklarıyla ilgilenmeli, İslam’ı tebliğ etmeli, öğretmeli, ibadete alıştırmalı ve İslami bir hayat yaşamaları için yardımcı olmalıdır.

- Tebliğ ve irşat faaliyetlerini yerine getirirken vaktinden, gücünden ve imkânlarından fedakârlıkta bulunmalıdır.

- Çocuklarını İslami ahlak üzere yetiştirmeli, ibadetlerini düzenli şekilde yapmalarını sağlamalı, İslami şahsiyet kazandırmaya çalışmalıdır.

- Allah yolunda mücadele eden babasını, eşini, kardeşlerini desteklemeli, çalışmalarında yardımcı olmalıdır. Babası, eşi ve kardeşleri bu konumda değilse, onları hizmetin içine çekmek için çabalamalıdır.

- Komşu, akraba ve yakınlarıyla yakından ilgilenmeli, İslam’ı öğrenmeleri ve yaşamaları için gayret sarf etmelidir.

- Allah için yapılan faaliyetlere gücü yettiğince destekte bulunmalı ve görevler üstlenerek katkı sunmalıdır.

- Ev eşyalarında ve harcamalarda israfa kaçmamalı, mütevazı bir hayat sürdürmeye çalışmalıdır.

- Ailesi ile beraber İslam’ı en güzel bir şekilde yaşamak için gayret etmeli, evini İslami hayatın yaşandığı numune bir mekân haline getirmelidir.

- Gıybet, laf taşıma, koğuculuk, emanete ihanet ve sözünde durmama gibi kötü hasletlerden kaçınmalıdır.

İslam düşmanlarının Müslümanları bozma, İslam’ı hayatın dışına çıkarma ve yeryüzünde bozgunculuğu yayma çabalarına karşı Müslüman bayanlar bilinçli ve örgütlü şekilde çalışmalı; insanlığın felaketi olan bozgunculuk ve yozlaşmanın önünü almak için büyük fedakârlıklarda bulunmalıdırlar.

Bozgunculuk ateşi adım adım yayılırken hiçbir Müslüman kabuğuna çekilme ya da hizmetten uzak durma gibi bir yanlışlığın ve vurdumduymazlığın içerisine giremez.

Ahiretteki hesabın yanı sıra yangın bütün toplumu sardığında ve bozgunculuk Müslümanların hayatlarına nüfuz ettiğinde büyük faciadan kurtulma imkânı olmayabilir. Bundan dolayı herkes, özellikle de Müslüman kadınlar, İslami hizmet sahasındaki yerlerini almalı, davetlerini en güzel şekilde yürütmeli, toplumun felaketlerden kurtulması ve İslam’a dönmesi için büyük çaba ve gayret içerisinde olmalıdır.

Rabbim, her birimiz için en güzel şekilde hizmet edecek mekânlar nasip etsin ve bizi İslami hizmetler için musahhar kılsın. (Âmin)

Allah (CC)’a emanet olun…

Başyazı / Nisanur Dergisi – Ağustos 2015 (45. Sayı)
 
Aile ve Toplumun Islahı İçin Müslüman Kadının Sorumluluğu!

Nisanur Dergisi Başyazı / Ağustos 2015 (45. Sayı)Aile ve Toplumun Islahı İçin Müslüman Kadının Sorumluluğu!Seslendirme: ÖZEL FM www.ozelfm.net Posted by Nisanur Dergisi on 20 Ağustos 2015 Perşembe
19-08-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.