Anla Beni Anne!

Pedagog Meliha Timur
Sevgili anneciğim! Dünyaya geldiğimden beri zannettiğin gibi anlamayan, işitmeyen, görmeyen, hissetmeyen biri değilim. Pasif olduğumu düşünürsün ama duyar, görür, tat alır, koklar, dokunmayı hissederim.
0-1 YAŞ:
 
Sevgili anneciğim!
 
Dünyaya geldiğimden beri zannettiğin gibi anlamayan, işitmeyen, görmeyen, hissetmeyen biri değilim. Pasif olduğumu düşünürsün ama duyar, görür, tat alır, koklar, dokunmayı hissederim.
 
Benim de herkes gibi ihtiyacım olur… Ama sadece beslenmeye ve temizlenmeye değil... En fazla sevgine, ilgine, o güven veren sımsıcak kucağına ihtiyacım olur…
 
Evet, konuşamam ama ağlayarak ifade ederim sana olan ihtiyacımı. Bakılmaya değer olduğumu hissettir bana; beni sevdiğini bileyim anne… 
 
1-2 YAŞ:
 
“Hayır” nedir anne? Bu kelimeyi sıkça duyar oldum. Duydukça da kaşlarımı çatar oldum. Hiç haz almıyorum anne, bir “hayır” deyişinle bana engel olmandan, beni durdurmandan. Hâlbuki bilmez misin anne, bu yaşlar benim keşif çağımdır.
 
İter, çeker, atar, kırar, yırtar, çekmeceleri boşaltır, prizlere parmağımı sokar, her şeye dokunmak isterim. Engel olma, kızma bana kurban olduğum annem. Merakımı gidermemde yardımcı ol, ol ki zihnimi geliştirebileyim, anne…
 
2 YAŞ
 
Artık 2 yaşına geldim anne. Bebeklikten geçiş yaptım çocukluğa. Rahatlıkla yürüyebiliyor, konuşabiliyor, kavrayabiliyor, yemek yiyebiliyor, bağımsız hareket edebiliyorum. Kendimi güçlü hissediyorum anne.
 
Evet, “kendimi”, çünkü artık ben benim. Bir birey olduğumun farkındayım. Her şeyi daha fazla araştırmak istiyorum ama yine kısıtlanıyorum. Söz dinlemiyorum, inatlaşıyorum, öfkeleniyorum, kendimi yerlere atıyorum, ne denirse tersini yapıyorum. Anlayamıyorum tepkini anne tıpkı senin beni anlamadığını gibi. Bu inadım, bu söz dinlemeyişim, daha önce sevdiğim bir oyuncağı artık ret edişim…
 
Meğer gelişimimin bir özelliğiymiş, anne. Öfkelendiğimde inatlaşma benimle ve bunu kazanılacak veya kaybedilecek bir çatışma gibi görme!
 
İlgimi başka yöne çekmeyi denersen, benimle tartışmazsan, sabırlı olursan öfkemin yavaş yavaş dindiğini görürsün. Öte yandan yine ısrarla kullanmaya devam ettiğin ve tüm keşiflerime bir set çeken o “hayır” sözcüğünle beni kısıtlamaya devam ediyorsun. Hâlbuki bilmez misin anne, bu tip engelleyici tutumunun uyumsuzluğumu daha da bir arttırdığını, davranışlarımı olumsuz etkilediğini. Ve bilmez misin anne, ne kadar çok nesneye dokunursam, ne kadar çok soru sorarsam, kendimi ne kadar çok ortaya koyarsam gelişimim bir o kadar sağlıklı olacağını, gelecekte daha az sorunlar yaşayacağımı.
 
Kendine güvenen, en başta sana ve sonra çevresindeki herkese saygısı olan uysal bir kişiliğim olsun istiyorsan, anla, kısıtlama beni anne! 
 
3 YAŞ
 
Hemen hemen kendi ihtiyaçlarımı kendim karşılayabilecek bir beceriye ulaştım anne. Başkalarına isteklerimi belirtebiliyorum, sosyal ilişkiler kurabiliyorum, belirli bir dil gelişimi düzeyine de sahibim artık.
 
Bir önceki yaşıma nazaran daha uysal bulursun beni anne. İnatçılık gitmiş, yerine söz dinleyip anne-babasını memnun etmeye çalışan bir çocuk gelmiştir. Bu yaşımın en belirgin özelliği oyuna daha ziyade meyilli olmamdır. Her ne kadar bencil olmaya devam etsem de oyun arkadaşlarımın olması benim hoşuma gider.
 
Hayal gücüm öyle çok belirgindir ki olmamış şeyleri olmuş gibi anlatırım. O yüzden hayal gücümün farkına var, yalancı muamelesi yapma bana anne!
 
4 YAŞ
 
Yine seni zorlayacağım bir yaştayım anne. Benmerkezci ve inatçı tutumlarımın tekrar devam ettiği yaştayım. Herkese hükmetmek, sözümü geçirmek isterim. Oyun esnasında sıkça kavga ettiğime şahit olursun.
 
Çok soru sorarım, söze karışırım, hep ama hep konuşmak isterim. Enerjim oldukça fazladır. Durmak, yorulmak nedir bilmem. Daha önce senden duymayı asla ama asla istemediğim “hayır” sözcüğünü şimdi sen benden sıkça duyar olacaksın.
 
Çünkü bu yaşımda kullanmayı en çok sevdiğim kelimeler “hayır”, “ben”, “benim”, “ben yapacağım” gibi kelimeler olacaktır.
 
İsteklerimi ısrarla sana uygulatmaya çalışacağım. Bunun için elimde bulunan tüm silahları değerlendireceğim. Ağlayacağım, öfke nöbetleri geçireceğim, kendimi yerlere atacağım, bağıracağım, inatlaşacağım…
 
Bu dönemimin de geçici olduğunu ve herkes gibi benim de yaşamam gereken bir dönem olduğunu aklından çıkarma annem. Çıkarma ki bana karşı yanlış tutumlar içerisine girme, bana problemliymişim gibi davranma. Aksi takdirde oluşacak olan kimliğime zarar verisin, ileride davranış bozuklukları yaşamama sebep olursun.
 
Bu yaş ego’mu yani benliğimi daha ziyade keşfedeceğim bir yaştır. İleride bencil ve egosuna düşkün olan biri olmamam için beni eğitmelisin anne. Bana yetişkinmişim gibi davranıp yaşımdan büyük olgunluklar göstermemi bekleme.
 
Baskıcı olmadan otoriteni koru, aksi halde beni tehlikelerden koruyamazsın. Benim karşımda kararlı ve kesin tavırlı ol.
 
Unutma!
 
Ben bilmeyen, sense öğretmenimsin, anne…
 
5 İLA 6 YAŞ
 
Ve işte anne bebekçe davranışlardan sıyrıldığım yaşlardayım.
 
Olgun, bilgili, olumlu, uyumlu, oturaklı davranan biri olmuşumdur. Hatta benden bazen beklemediğin, yaşımdan olgun sözler, cümleler işitebilirsin. Eğer bu zamana kadar beni sabırla sağlıklı ve disiplinli bir şekilde eğitebilmeyi başarmışsan bunun meyvesini ikimizde görmeye başlayacağız.
 
Okula başlamakla birlikte kurallara karşı duyarlılık kazanacağım ve sorumluluk alabilen bir düzeye ulaşmış olacağım. Fakat unutma anne ben daha çocuğum ve çıkışlarım olduğu gibi inişlerim de olacak.
 
Yeri geldi mızmızlanacağım, yeri geldi senden daha olgun davranışlar sergileyip seni şaşırtacağım. Yeri geldi seni üzeceğim, yeri geldi seni çok mutlu edeceğim.
 
Ben çocuğum anne ve benim de senin gibi kendime has bir dünyam var.
 
Senden tek isteğim: Anla beni anne!
 
Pedagog Meliha Timur | Nisanur Dergisi | Mart 2017 | 64. Sayı
 
28-03-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.