Aşk Nedir Bilir Misin Kıtmîr?

Zehra Yüksek
Sen aşk nedir bilir misin Kıtmîr? Kıyısına köşesine değdi mi yüreğin ya da demledin mi gönlünde hiç?
Sen aşk nedir bilir misin Kıtmîr? Kıyısına köşesine değdi mi yüreğin ya da demledin mi gönlünde hiç?

Sahi sen bir tek Kehf`i bilirsin! Bir tek Kehf`i yaşadın aşk diye… Oysa ne aşklar yaşandı senden sonra, ne sayısız Kehf`ler yazıldı tarihin sayfalarına bir bilsen. Nice boyunlar süsledi kan, aşk uğruna… Nice yanaklar ıslandı gözyaşlarıyla… Öyle ki yıldızlar battı bir bir… Güneş doğsun diye...

Bilmem ki sana hangisini anlatsam; Uhud’u mu, Taif’i mi? Susa`yı mı, Kerbela`yı mı? Ekim`i mi, Şubat`ı mı? Söyler misin Kıtmîr, hangi aşkı anlatayım? Hangisini anlatsam buruşmaz yüzün, ıslanmaz gözün...

Aşk; halvetti Hira`da! Özlemekti… Beklemekti...

Gecenin zifiri karanlığında mum olmaktır aşk!

"Elestü bi Rabbiküm ( ben sizin Rabbiniz değil miyim)? Sualine "Galu bela (evet sen bizim Rabbimizsin)" sözüne sadık kalmaktır aşk!

Aşk nedir bilir misin?

Mekke`de Sümeyye, Sevr’de Ebu Bekir, Karen`de Üveys, Rebeze`de Ebu Zer, Kerbela`da Hüseyin, zindanda Yusuf, Amed`de Yasin, İstanbul’da Metin Yüksel olmaktır!

Aşk; çöl dikenlerinin bile yeşermeye korktuğu ıssız bir vadide Hz. Hacer misali tevekkül etmektir.

Aşk; Yusufi annelerin bağrına bastırdığı taşın ağırlığındadır. Damatsız düğünlerde gelinlere yakılan kınanın rengindedir aşk…

Zeynep olup haykırmaktır Yezidlere... Lakin bazen de susmaktır. Meryem misali… Ta ki İsa`lar dile gelinceye dek.

Aşk; "Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, bilakis onlar diridirler." (2/154) gerçeğinde yer almaktır. Bazen mallardan bazen de canlardan eksilmektir.

Aşk; şubattır! Şehadet mektebinden icazet almaktır...

"Gidin israillilere söyleyin! Biz Muhammed ordusuyuz, geri döndük ve Kudüs yolunda ilerliyoruz" Diyen Abbas Musavi`nin yüreğindeki cesarettir aşk!

"Bu dünyada hayatımın sonu geldi. Şu basit ağaç dallarına asmanıza perva etmem. Kurban edildiğimden dolayı pişmanlık duymuyorum. Muhakkak ki yolum Allah yoludur." Diyerek izzetlice ölmeyi zillet içinde yaşamaya tercih eden Said-i Palu misali…

"Ölümü sevgili gibi kucaklayan ve şehitliğe susayan insanlara esaret teklif etmek, çok boş ve gülünçtür." Diyen Şeyh Şamil misali ölüme meydan okumaktır aşk!

"Şehadet bir çağrıdır tüm nesillere ve çağlara." Diyen Metin Yüksel`in cami avlusuna dökülen kanıdır aşk!

"Biz ölümün, tehlike dolu bir hayattan ebedi nimet ve saadetlerle dolu bir hayata geçiş köprüsü olduğunu biliyoruz." Diyerek Firdevs muştusuna hicret eden Hasan el Benna misali…

"Müslüman kendi şahsında İslam davasını yüceltmelidir." Diyen Molla Zeki Atak misali…

Kırk bini aşkın Hama şehidi misali…

Erbilli M. Esad Efendi, Şeyh İzzettin el- Kassam, Şeyh Rağıp Harp, Malcolm X, İskilipli Atıf Hoca, Süleyman Akyüz, Gıyasettin Barlak ve daha niceleri gibi vahyin ikliminde ilmek ilmek dokunmak ve geride bıraktıklarını kıskandıracak bir mutlulukla Rahman`a yol almaktır aşk!

Zehra Yüksek | Nisanur Dergisi | Şubat 2018 – 75. Sayı

 


 
02-03-2018 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.