Ateşe Atmak İster misiniz?

Pedagog Meliha Timur
Bizi bu dünyada başıboş bırakmayan Allah (CC), bizden hayatımızı isteği doğrultusunda biçimlendirmemizi, yani emirlerine uymamızı ve yasaklarından uzak durmamızı istemektedir...
Bizi bu dünyada başıboş bırakmayan Allah (CC), bizden hayatımızı isteği doğrultusunda biçimlendirmemizi, yani emirlerine uymamızı ve yasaklarından uzak durmamızı istemektedir. O’nun rızasını hedefleyen yolda olmaya gayret, bizi inşaallah cennete, rızası dışında olan bir hayat nizamı ise bizi cehenneme sürükleyecektir. Allah’a iman eden, teslimiyet gösteren, akleden ve O’nun Resulü (SAV) yoluyla insanlara ulaştırmış olduğu şeriatını hayat nizamı olarak benimseyen her Müslüman, şüphesiz ki cennete giden yolu tercih edecektir. Kişi kendisi için arzu ettiği cennet yurdunu aile efradı için de arzu etmelidir. Nitekim Allah (CC) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki; onun yakıtı insanlar ve taşlardır.” (Tahrim / 6)

Ebeveynlerin -ağırlıklı olarak da annelerin- çok mübarek bir görevi vardır. Allah’tan kendilerine temiz fıtrat üzere emanet edilen çocuğu İslam’a kazandırmak, ümmete hayırlı ve faydalı olacak bir şahsiyet inşa etmek, geleceğin dava erlerini, mücahitlerini ve mücahidelerini yetiştirmek, Allah’ın dinine yardım edecek, İslam’ı ayakta tutacak has nesillerin meydana gelmesi için gayret sarf etmek, her anne-babanın öncelikli ve en temel görevidir.

Peki, bu nasıl başarılabilir?

Çocuklara İslam nasıl sevdirilebilir?

Bu hususta anne-babalara düşen görevler nelerdir?

Aşama aşama irdeleyelim:

Birinci Aşama: Bilinçli Ve Şuurlu Anne-Baba Olabilmek

İmanlı nesil yetiştirmek isteyen anne-babalar işe kendini eğitmekten başlar. Anne-baba bilinçli bir Müslüman olmalı, İslam’ı öğrenmeli, iyice kavramalı ve hayatının merkezi haline getirmeli, İslam’ı enine boyuna yaşamalıdır. Anne-baba, kalbini temiz ve maneviyatını yüksek tutmak için Allah’ın zikrinden uzak durmamalı, nefs-i arzularının kendisine hâkim olmasına fırsat vermemelidir. Farz namazlarını ve diğer farz ibadetlerini titizlikle uygulamalı, bunun haricinde sünnet ve nafilelere de ehemmiyet vermelidir. Gece kalkıp teheccüd namazı kılmayı, Kur’an okumayı, dua etmeyi ve bolca tevbe-istiğfarda bulunmayı adet haline getiren anne-baba, nefsinin tüm tuzaklarına karşı en sağlam zırha bürünmüş olacaktır. Kalp mutmain, maneviyat da yüksek olunca ebeveynler kendilerini iyi ve huzurlu hissederler. Hal böyle olunca çocuklarına karşı daha merhametli, sabırlı ve duyarlı olurlar.

İkinci Aşama: Gebelik Sürecinde Çocuk Eğitimi

Çocuk eğitimi deyince akla çocuğun doğumundan sonraki, hatta belki de ayaklanmaya başladığı dönem itibariyle gerçekleşecek olan süreç gelebilir. Fakat kendini bilinçlendirmiş olan anne-baba, çocuk eğitiminin anne karnında başladığının bilincindedir. Nitekim ayet ve hadislerden edindiğimiz bilgilere göre anne karnındaki bebeğe ruh üflenmesi 120. günde gerçekleşir. Bu da hamileliğin 4. ayına tekabül eder. Bebeğin ilk hareketleri de yaklaşık bu zaman diliminde hissedilmeye başlar. İleride çocuğun İslam’la haşir-neşir ve güzel bir ahlaka sahip olmasını arzulayan ebeveynlere – hususen anneye- çok önemli görevler düşmektedir.

Yaratılış itibariyle her çocuk İslam fıtratı üzeredir. Bu temiz fıtrata gölge düşürmemek, anne-babanın en öncelikli sorumluluğudur. Dolayısıyla çocuk terbiyesine başlarken ebeveynlerin, İslam fıtratına ters düşen hareketlerde bulunmamaları gerekir. Anne-baba fıtrata uygun davranışlarda bulunmuyor ve çocuk da bu davranışlarına şahit oluyorsa, çocuğun fıtratında olumsuz bir değişim meydana gelir.

Şu unutulmamalıdır ki çocuk ebeveynlerinin aynasıdır. Aynanın temiz olması gerekiyor ki, çocuk o aynaya baktığında kendini temiz görebilsin. Çocukta var olan o tertemiz fıtratı korumak için anne ve baba adayı, bebek daha anne karnında iken şunları yapmalıdır:

• Sesli Kur’an ve mealini okumak
• Sesli kitap okumak
• Sesli zikir ve dualar etmek
• Helal lokma yemek, harama el uzatmamak
• Şer ortamlarından uzak durmak
• Gıybet, tecessüs, yalan gibi çirkin davranışlardan uzak durmak
• Sık sık vaaz ve sohbetler dinlemek
• Bebekle konuşmak, ona nasihatlerde bulunmak…

Üçüncü Aşama: Doğum Sonrası ve Bebeklik Döneminde Yapılacaklar

Anne karnında başlayan çocukta İslami şahsiyeti inşa etme gayreti, doğum sonrası yapılacaklarla desteklenmelidir. Her Müslüman için çocuk eğitimi deyince akla ilk gelen, temiz fıtratı koruma gayreti olmalıdır. Dolayısıyla bu aşamada da tek ölçümüz Kur’an ve sünnet olmalı. Bu kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre bu süreçte yapılabilecekleri şu şekilde sıralayabiliriz:
• Çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okumak
• Tahnik sünnetini yerine getirmek, yani bir hurmayı ağızda çiğnedikten sonra onu çocuğun ağzına dokundurmak
• Çocuğun saçını kesmek ve Akika kurbanı kesmek
• Çocuğa güzel isim koymak
• Erkek çocukları sünnet ettirmek
• Ayrıca bebeği emzirirken annenin abdestli olması ve sesli Kur’an okuması da çocuğun kişiliğine olumlu yönden etki edecektir inşaallah. Gayret anne-babadan, tesir ise Allah’tandır.

Dördüncü Aşama: Çocukluk Dönemi

Ebeveynlerin çocuklarına vereceği iman terbiyesiyle ilgili sorumlulukları Resulullah Efendimiz (SAV)’in sünnetinden öğrenebiliriz. Bunlar:
• Çocuğa ilk önce ‘la ilahe illallah’ sözü öğretilmeli
• Çocuk akletmeye başladığında, ona helal ve haram hükümleri öğretilmeli
• Çocuk yedi yaşına girdiğinde namaza (ibadete) alıştırılmalı
• Çocuğa Resulullah Efendimiz (SAV)’in, onun ehl-i beytinin ve sahabelerinin sevgisi aşılanmalı
• Kur’an okumasını öğretmeli
• Peygamberlerin tevhid mücadelelerini anlatan kıssaları, onların anlayacağı bir dilde anlatmak, bu hususta ilgilerini harekete geçirip heveslerini artırmak…
• Ömür sermayelerini Allah’ın dinini yüceltmek için harcamış olan İslam yiğitlerinin hayatlarını anlatmak…

Ebeveynlere, eğitimci ve terbiyecilere çocuğun iman akidesiyle yetişmesinde ve İslam ilkelerini telkin etmede büyük sorumluluklar düşüyor. “Müslüman’ım ve Allah’ın rızasına erişmek istiyorum” diyen her anne-baba, bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirmelidir. Aksi taktirde kendi elleriyle çocuklarını, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşe iterler.

Şimdi siz söyleyin! Çocuklarınızı ateşe atmak ister misiniz?

Meliha Timur | Nisanur Dergisi | Kasım 2017 | 72. Sayı 
 


 
01-12-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.