Bilge Kral; Aliya İzzetbegoviç

Esra Gülşahin
Aliya İzzetbegoviç 1925 yılında Bosna’da dünyaya gelir. Saraybosna’da hukuk eğitimi gören ve avukat olarak çalışan Aliya, Genç Müslümanlar örgütüne üye olmaktan 3 yıl hapse mahkûm edilir.
Aliya İzzetbegoviç 1925 yılında Bosna’da dünyaya gelir. Saraybosna’da hukuk eğitimi gören ve avukat olarak çalışan Aliya, Genç Müslümanlar örgütüne üye olmaktan 3 yıl hapse mahkûm edilir. Yugoslavya’nın dağılma sürecine girdiği dönemde Demokratik Eylem Partisi (SDA)’ni kurarak partinin genel başkanlığına seçilir. Soyvetler Birliği’n de ve Doğu Bloku’nda meydana gelen ani siyasi gelişmelerin akabinde komünist gücün çökmesiyle yapılan serbest seçimlerde Bosna Hersek Cumhuriyeti Devlet Başkanı seçilir.
 
Sırpların Bosna Cumhuriyeti’ne karşı oldukları ve Hırvatistan’ın da düşman oldukları savaş boyunca Aliya, Sırp ve Hırvat güçlerine karşı yürütülen bağımsızlık savaşına liderlik eder. 2000 yılında sağlık nedenlerini gerekçe gösterip başkanlıktan istifa eder.
 
Faşizmden sonra komünizm dalgasıyla İslam’a ait ne varsa silinmeye çalışılır Bosna’da. Aylardır zulme zulmetmeye hazırlanan Sırplar dünyada eşine az rastlanır bir katliamı aslında soykırımı uygulamak üzere şehirleri boşaltıp tepelerden bombalar yağdırırlar. Hâlbuki Müslüman komşuları ve evlilik yoluyla akraba oldukları halkın kendilerine soykırım uygulayacaklarına ihtimal bile vermezler. Silah ve kendilerini savunacakları bir şey yoktur ve bu saldırıya hazırlıksız yakalanmışlardır. En büyük acı dramın karesini Bosna’da görürüz böylece... Tarihe eşine az rastlanır zulüm ve baskılarla yok edilmeye çalışılan bir halktır Boşnaklar. En büyük suçlarıysa Müslüman olmaktı onlara göre… Oysa asla taviz vermeyip uğrunda canlarını verecekleri bir değerdi Boşnaklar için.
 
Kendi halkı içinde bir lider, bir önder olup yaşam, tecrübe ve bilgesiyle de ender şahsiyet olan Aliya toplumuna yapılanlara karşı yine de barışçı mücadeleyi kuşanıp halk, ordu mensubu ve parti üyeleriyle konuşmalar yapar. Bu konuşmalarında soykırıma uğramış bir toplumun her şeye rağmen bir arada yaşamak zorunda olduğu zalim halka karşı sağduyulu olmaya davet eder. İntikam duygusundan ziyade adalet duygusuyla hareket etmeleri, Sırp ve Hırvatların masumlarına bu minval üzere yaklaşmalarını telkin ederek siyasi dehasındaki ince ayar onu öncü lider yapmaya kâfidir.
 
Peki, Bilge Kral’ın biraz da gençliğine vurgu yapmak istersek diyebiliriz ki güzel bir şahsiyete bürünmesindeki en büyük etkenin annesi olduğunu şu cümlesiyle açıklar; “Annem benim dindar bir insan olmamda en büyük etkendir.”.
 
Yine kendisinin namaza ve bilhassa sabah namazına ve bu namazı camide eda etmesiyle alakalı olan bahsini ise şöyle anlatır; “Annem sabah namazlarına hiç aksatmadan tam vaktinde kalkar ve beni de kaldırırdı. Ben de belediye binasının yakınındaki mahalle camisi olan Hodzijiska Camii’ne giderdim. 12-14 yaşları arasında bir çocuk olarak doğaldır ki kalkıp kalkmamak hususunda tereddüt ederdim ama özellikle bahar sabahlarında eve hep mutlu dönerdim.”
 
Gençlik dönemi ve daha sonraki kişiliğinin bu denli İslam’la özdeşmesinin çocukluğunda namaza olan hassasiyetiyle bağdaştırmak mümkündür. Çünkü 15 yaşlarında inancında bazı tereddütler olur. komünist ve ateist akımın içinde bocalayan Aliya inancını bir-iki yıl boyunca sorgular ancak İslam’da ayağını sabit kılar. Daha sonraları da imanındaki sarsılmazlığı, İslam’a güçlü bir şekilde inanması ve onu hiçbir zaman yitirmemesine bağlayabiliriz.
 
Aliya gençlik yıllarında Mladi Muslimanı (Genç Müslümanlar) adındaki teşkilatın çalışmalarına katılır. Boşnak, Arnavut ve çeşitli ırklara mensup Avrupa ülkesinde yaşamaya mecbur kalmış Balkan Müslümanlarının katılımıyla kurulan ama öncülerini Boşnak Müslümanların oluşturduğu bir teşkilattır.
 
Özellikle Aliya daha 16 yaşlarındayken Boşnak Müslümanlarının soykırıma uğraması sonucu bu teşkilat kurulmuş ve amacı yaralı olan Bosna halkının yaralarını sarıp geleceğe güvenilir bir ortam sunabilmektir.
 
Aliya izleyeceği mücadelede daima İslam’ın yol ve yöntemini esas almış ve “Müslüman Boşnak halkının geleceği İslam’dadır. Bu benim değişmez sabit fikrimdir.” diyerek de hayatı boyunca İslam’ı bu topraklar üzerinde hâkim kılma mücadelesinden vazgeçmemiştir.
 
Genç Müslümanlar teşkilatının üyeleri tutuklanır ve Aliya da daha önce bahsettiğimiz gibi üç yıl olarak ceza alır. Yalnız savaş suçu değil fikirlerinden dolayı bu cezayı almıştır. Mahkûmiyetini tamamladıktan sonra gençlik yıllarından beri tanıdığı Halida Hanım ile evlenir ve evlilikten iki kız çocuğu dünyaya gelir. Daha sonra arkadaşlarıyla tekrar tutuklanır. Bu sefer 14 yıl istenir. Birkaç yıl yattıktan sonra af olur ve hapisten çıkar. Ancak mücadelede kararlı olan ve bu haklı mücadeleyi sürdürmek için teşkilatın eski üyeleri ile bir araya gelip ahitlerini tazeler ve yazımızın başında da dediğimiz gibi teşkilatın niteliği devamında Demokratik Eylem Partisi’ni kurar ve o malum katliamdan sonra son konuşmasıyla siyaset sahnesinden çekilir. O konuşmasından bir bölüm şöyledir; “Gelinen noktada her şey bitmiş değil, yeni başlıyoruz. Başlattığımız mücadelede eksiklikler olmasına rağmen bir yerlere geldik. Bundan sonra görev sizlerindir. İlerleyen yaşım ve sıhhatim nedeniyle aktif siyaseti bırakıyorum. Bir nefer olarak ömrümü halkıma hizmet etmek isteyen siyasilere destekle sürdüreceğim. Allah’a hamd ediyorum ki bugün elimde dalgalanan bayrağı teslim edeceğim inanmış yüzbinler var. Artık Bosna Hersek hür ve bayrağımız kendi topraklarımızla dalgalanıyor. Selam sana ey halkım! İmanınıza, bayrağınıza ve devletinize sımsıkı sarılın.”
 
Aktif siyaseti bırakabilir ancak derdini davasını sonuna kadar sürdürmüş adını hayatını yaptığı mücadeleyle bizlere duyurmayı başarmıştır.
 
Aliya entelektüel birikimiyle de bilge olan Doğu ve Batı arasındaki İslam rolünü çok güzel anlamış, anlatmıştır. Kalemle de can ile de cihadın her türlüsünü yapmaya azmetmiş öncü şahsiyetlerdendir.
 
Bosna için lider, Müslümanlar için dehasıyla örnek olan, gençlere ise ilham olup yolundan gidebilecekleri ışık olmuştur.
 
Fikir ve düşünceleri insanlara yarar sağlayacak nitelikte olurken, yaşayışı ise samimiyetini eylemine şahit tutuyor.  Rabbim O’nun gibi bilge ve bilgesini İslam yolunda incelikle kullanan şahsiyetler yetişmesini nasip etsin.
 
Baki Muhabbetle…
 
Esra Gülşahin (Toprak)| Nisanur Dergisi | Mayıs 2017 | 66. Sayı
 
24-05-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.