Bir Okuyucu Mektubu*

Başyazı
(*) Bir okuyucumuzdan gelen bu mektubu hepimize taalluk ettiğinden ve faydasına inandığımızdan dolayı sizlerle paylaşıyoruz.
Bismillah.

Bizi İslam ile müşerref kılan ve bu yolda hizmeti bize nasip eden Allah (CC)’a sonsuz hamd olsun. İslam’ı hakkıyla tebliğ ve tatbik ederek bizlere en güzel örnek olan Hz. Muhammed’e, aline, ashabına ve kıyamete kadar yolunu takip edenlere salat ve selam olsun.

Muhterem ablalarım ve bacılarım!

Hepinizi selamlar, hürmetlerimi sunarım. Hizmetiniz ve gayretleriniz mübarek olsun. Rabbim yaptıklarınızı kendisi için kabul etsin ve bereketli kılsın. Bütün bu çaba ve gayretlerinizi, günah ve taksiratlarınızın affına ve sizden sonrakilere hayırlı bir çığırın açılmasına vesile kılsın.

Her şey istediğimiz şekilde, gönlümüze göre olmasa bile, bunca sıkıntı, eziyet, tahkir ve tacize rağmen güzel, faydalı ve heyecanlı bir hizmet içerisindesiniz. Rabbimden temennim, daha güzel, bereketli günleri ve razı olacağı hizmetleri sizlere nasip etmesidir. Yaptığınız davet, hizmet ve gösterdiğiniz gayretin sonuçlarını, oluşan teveccüh ve atmosferi görüyoruz. Rabbimizin lütuf ve inayetiyle daha güzel günleri göreceğimize inanıyorum.

İslam; her yer ve zamanda hayatı bütün yönleriyle kapsayan bir dindir. Müslüman da her zaman ve mekânda İslam’ın emirlerini yerine getirmekle yükümlüdür. İslam; Allah’a, Kur’an’a, Resulullah (AS)’a ve Onun sünnetine davettir. Hakka davettir. Bunları inanma ve yaşamadır. Emirlerini yaşama ve yasaklarından kaçınmadır. Hayra, hidayete, güzele, iyiye ve faydalıya davettir. İslam dünya ve ahiret hayatının saadetine vesile olan ve bunu hedefleyen bir rahmettir. Bu inanç ve şuurla elinizden gelen gayreti gösterdiğinize inanıyoruz. Yaptığınız hizmetleri yakından izliyoruz.

İslami sorumluluğunuzu her dönemde yerine getirmeye çalıştığınıza inanıyoruz. Kiminiz eşlerinizle, kiminiz kardeş ve ağabeylerinizle, kiminiz anne ve babalarınızla yaşamışsınız. Yıllarca anne ve babasını görmeyen bacıları biliyoruz. Aylarca evinde misafir barındıranları biliyoruz. Yıllardır çocuğuna hem annelik hem de babalık yapan bacıları biliyoruz. İslami sorumluluklarını yerine getirmek için daha nice fedakârlıklara katlanan bacıları biliyoruz. Bu sevda, bu aşk, bu teslimiyet, bu fedakârlık, bu azim bitmeyecek inşallah.

Sizler; yaptığınız hizmetlerle, gösterdiğiniz çaba ve gayretlerle, İslam’ın birer mübelliği ve davetçilerisiniz. İnsanlarımıza İslam’ı anlatıyor, İslam’ın mesajını sunuyor ve bu çerçevede Hz. Hatice, Hz. Ayşe, Hz. Fatıma, Hz. Zeyneb, Hz. Sümeyye, Hz. Nesibe (Allah hepsinden razı olsun) gibi yüce şahsiyetleri örnek olarak anlatıyorsunuz. İnsanlarımız bu güzel şeyleri sizden duydukları için, bunları sizde de arayacak ve görmek isteyeceklerdir. Çünkü önemli işler yapıyor ve dolayısıyla önemli bir pozisyonda bulunuyorsunuz. Onun için girdiğiniz her ortamda; konuşmalarınızla, hal ve hareketlerinizle, takındığınız tavırlarla ve üstünüzdeki giysilerinizle insanlarımıza İslam’ın mesajını verip hal diliyle de tebliğ etme pozisyonunda olmalısınız. İnsanlarımız sizde, İslam’ın sunmuş olduğu kadın modelini görmeli.

Bulunduğunuz ortamda konuşmalarınız, tavır ve tutumlarınız söyledikleriniz ve davet ettikleriniz ile aynı istikamette olmazsa, bu onlarda menfi tesir gösterecek ve şahsınızda İslam’a ve çatısı altında hizmet ettiğiniz yapıya bakışlarında olumsuzluklar meydana getirecektir. Bundan dolayı, sorumluluğunun bilincinde olan Müslüman bayanlar olarak; konuşmalarınızla, oturup kalkışınızla, tavır ve tutumunuzla, ibadet ve takvanızla, ciddiyet ve kararlılığınızla elinizden geldiği ve gücünüz yettiği kadar İslam’ı hayatınızda tatbik etmeli ve çevrenize örnek olmalısınız. Başta Kur’an ve sünnet olmak üzere, İslami ilimleri okumaya, öğrenmeye ve kendinizi yetiştirmeye gayret sarf etmelisiniz.

Tesettür, toplum içinde harama ve günaha giden yolları önemli ölçüde kapattığı gibi, tesettürsüzlük de haram ve günaha giden yolları alabildiğine açmakta ve harama zemin hazırlamaktadır. Onun içindir ki; İslam düşmanları, tesettür ile çok ciddi bir şekilde mücadele etmekte ve onu toplumdan tamamen kaldırmaya çalışmaktadırlar. Çünkü bir toplumda tesettür yaygınlaşıp yer ettikçe haramlar azalır, toplum İslam’a doğru yol alır. Ama tersi olursa yani toplumda tesettür azalırsa, toplum İslam’dan uzaklaşmaya doğru yol alır.

Son yıllarda şuurlu olarak kabul edilen İslami kesim arasında tesettürün ne kadar yozlaştığı, giysilerinin tesettürden ne kadar uzak olduğu hepimizin malumudur. Bu yüzden bizim çaba ve gayretlerimizin en önemlilerinden biri de, toplumda İslami tesettürü yaygınlaştırmak ve yerleşip oturmasını sağlamaktır. Bu, son derece önemli bir görevdir. Bunun için önce kendinizden başlamalısınız. Giyiminize çok dikkat etmelisiniz. Müslüman bir bacı için en ideal dış giysinin çarşaf olduğuna inanıyoruz. Çeşitli nedenlerle çarşaf giyemeyen bacılar da geniş ve kapalı renk mantoyu tercih etmelidirler. Çarşaf veya mantonun altında da, dışarıda veya insanlar arasında rahatlıkla bulunabileceğiniz türden elbiseler bulunmalıdır. Giyiminiz konusunda insanlarımıza örnek olmalı, yaygınlaşmasını istediğimiz İslami tesettür konusunda birer model olmalısınız.

İslami bir ailenin oluşumunda ve dolayısıyla çocukların İslam üzere yetişmesinde sizlerin rolü büyüktür. Bu bakımdan her birinizin, eşleriyle birlikte aile içinde; akide, ibadet, ahlak ve İslam kültürü konusunda eğitici ve yönlendirici programlarınız olmalıdır. Aile, toplumun çekirdeğidir. Aile, İslam ile şekillenir ve böylece İslami aileler çoğalırsa; toplum da İslami şekil alır ve salih bir toplum meydana gelir.

Yapılan rutin etkinliklerle yetinmemelisiniz. Bölgemizin ve toplumun içinde bulunduğu şartları göz önüne alarak, sizlere birçok alanda görev düştüğünü unutmamalısınız. Eşlerinizle, ağabeylerinizle, babalarınızla koordineli olarak ve imkânlarınızı zorlayarak komşularınızı, akrabalarınızı, yakınlarınızı ve tanıdıklarınızı her vesileyle ziyaret etmeye, onlarla ilgilenmeye, sorun ve sıkıntılarına ortak olmaya, sıcak bir ortam oluşturup İslami tebliğ ve davette bulunmaya gayret sarf etmelisiniz. Unutmayın ki, toplumun sizin gibilere ihtiyacı vardır.

İslam’a hizmetin dışında hiçbir gaye ve maksatları olmayan kardeşlerinizin çıkardığı gazete ve dergilere sahip çıkın. Her bir bacımız, dergi ve gazetelerin sahibi, okuyucusu ve dağıtımcısı olarak kendini görmelidir.

Bütün bu işleri ve daha fazlasını yapmak için birbirinizle uyum içerisinde olmak, birbirinize şefkatli davranmak, birbirinizin kusurlarına anlayışla yaklaşmak ve birbirinizi kırmadan, üzmeden, bozmadan söz konusu hatanın izalesi için gayret sarf etmelisiniz. Eğer bu İslami çerçeve içerisinde birbirimizle dayanışma içerisinde çalışmalarımızı sürdürmezsek, hiçbir zaman muvaffak olamayız.

Sizleri Allah (CC)’a emanet ediyor, hayırlı çalışmalarınızda muvaffakiyetler diliyorum.

(*) Bir okuyucumuzdan gelen bu mektubu hepimize taalluk ettiğinden ve faydasına inandığımızdan dolayı sizlerle paylaşıyoruz.

Başyazı - Nisanur Dergisi - Mart 2016 (52. Sayı)
 
21-03-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.