Biz Davetçiyiz Azizim!

Rümeysa Sülün
Gel birlikte bir site kuralım azizim. Bu sitenin içinde insanın dünyasını, ahiretini, maneviyatını, zihnini, yaşamını, fikirlerini imar edecek binalar olsun…
Yok azizim kimse anlamaz beni, anmak istemez derdimi! Yüreğimin yangınını ve kimseyle paylaşamadığım derdimi gel azizim sana anlatayım. Sana açayım gözyaşlarımın neden aktığını. Bilirim, beni benim gibi yanmayan anlayamaz ki!

Artık yemek, içmek, uyumak bana lezzet vermez oldu azizim. Kendimi, düşündükçe ruhumu sıkan dar bir tabutun içinde gibi hissediyorum. Hele şehitler hatırıma geldiğinde beynimi yakan kan kokusu var burnumda ve onların ardında beni heyecanlandıran kırmızı laleler. Canını daha gençken Allah (CC)’a satan davetçiler. Bir de zevke, sefaya dalanlar.

Gel azizim gel! Benim dava arkadaşım, sırdaşım; ayıbımı, günahımı saklayanım, yol arkadaşım… Gel seninle paylaşayım umutlarımı…

Gel birlikte bir site kuralım azizim. Bu sitenin içinde insanın dünyasını, ahiretini, maneviyatını, zihnini, yaşamını, fikirlerini imar edecek binalar olsun…

Buraya kimleri alalım biliyor musun? Davetçi genç kızlarımızı alalım. Yani İslam davasına zihnini ve bedenini feda etmişleri alalım. Ahir zamanın Meryem’i, Asiye`si olmaya gönül vermiş genç davetçi kardeşlerimizi alalım…

Bu sitenin binalarına girmenin şartı daha kapıdayken benlik duygusunu, kibri, inatçılığı, tembelliği bırakmak olsun. Girenlerin tek amacı ve gayesi buradan faydalanmak, insanlara İslam’ı ulaştırmak için yeni şeyler öğrenmek olsun. Bu bilinçte olunması gerektiğini daha başlangıçtayken nakşedelim beyinlere. Biz cennetlere talipsek, gençliğimizi, ömrümüzü bu bilinci edinmeye ve başkalarına da aşılamaya adayalım.

Bu sitede davetçi, vasıflı, bilgili kültürlü genç kızlar, anneler yetişsin. Huzur dağıtan eşler yetişsin. Burada dünya ahirete satılsın. Hem de değersizliğinden dolayı dünyanın fiyatı beş para olsun…

Çünkü ahir zamanı imanla ayakta tutacak gençler çıkacak oradan. Bu davetçi genç kızlarımız insanlarla ilişkilerinde her hangi bir sorun oluştuğunda nasıl davranmaları gerektiğini de öğrensinler. İnsanı tanımayı öğrensinler.

Azizim, aslında site kurulmuş! Ben, sen, onlar, Meryem’ler hepimiz bir sitenin içerisindeyiz. Ancak farkında değiliz elimizdeki nimetin. Biz hepimiz bu sitenin içerisindeyiz ve eğitiliyoruz. Bazen eğrilerimizden ders alıyoruz, yontuluyoruz. Bazen yöneticilerin sabrından, bazen gördüğümüz hatalardan, şayet düşünen bireyler isek ders alıyoruz.

Düşünme demişken azizim! Biz de içinde bulunduğumuz ama daha kıymetini idrak edemediğimiz şu topluluktan hesaba çekileceğiz. Birilerinin hatalarında takılıp kalıyorsak, eksiklikleri gözümüzde büyütüyorsak ya da tembellik edip oturuyorsak işte o zaman hesabını veremeyiz bu davanın.

İşte bu yüzden bir an evvel kendi yeteneklerimizin farkına varmalıyız. Yaptığımız çalışmaların kıymetini ve değerini bilmeliyiz. Bu imkânı bize verdiği için bizi bu -salih- toplulukla beraber kıldığı için Allah`a şükretmeliyiz.

Çokça düşünüp tefekkür ederek işlerimizdeki hayrı aramalıyız. Sadece düşünenler için ibretler vardır. Sadece insana verilmiş bir nimettir; düşünmek ve dua etmek.
Evet, nimetlerin en güzelidir düşünmek! Bizi kendimize getirendir düşünmek ve dua etmek… İnsanı şükürsüzlükten ve nankörlükten alıkoyar aynı zamanda. İnsanın ahiretini güzelleştiren ve rabbe yaklaştırandır. Hataları gösterendir. Kalbi arındırandır…

Düşünüp ders alanlardan ve rahatlık içerisindeyken dahi duayı unutmayanlardan olma duasıyla…

Rümeysa Sülün / Nisanur Dergisi - Mayıs 2015 (42. Sayı)
 


 
28-05-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.