Biz Kısık Sesleriz

Adalet Vural
“Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.”(Enam / 116)
 “Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.”(Enam / 116)

Ne gariptir ki insanlık tarihi boyunca insanlar,

doğruları/gerçekleri hep çoğunlukta arayıp çoğunluğun peşine takılıp gitmiştir. Hatta bu kendini bazı televizyon yarışmalarında dahi hissettirmiştir. Çoğunluk ‘evet’ diyorsa o ‘doğrudur’. Ya da sadece medya alanında değil, hayatın her alanında; siyasette, eğitimde, kültürel faaliyetlerde, fikir ve düşünce alanlarında çoğunluk kararları esas alınmıştır.

Peki ya çoğunluk yanlış düşünüyorsa, yanlış biliyorsa, yanlış uyguluyorsa… Ki tarihte bunun pek çok örneğine rastlıyoruz. Tarihte birçok peygamber, çoğunluğun inançlarını/fikirlerini kabul etmeyerek çoğunluktan ayrılmıştı. Hakikat çoğunlukta değil, peygamberlerde idi. Birçok filozof, çoğunluğun kabul ettiği görüşü reddettiği için canından olmuştu. Ancak onların ortaya koyduğu fikirlerin doğruluğu, ne yazık ki onların ölümlerinden sonra kabul edilmiştir. Birçok şair, birçok yazar, birçok bilim adamı çoğunluğa uymamış hakikat peşinde araştırarak, sorgulayarak gerçeklere ulaşmıştır.


Çok da uzağa gitmeye gerek yok aslında. Günümüz İslam coğrafyası bunu en güzel şekilde açıklamakta zaten. Batı, Müslümanları, İslam coğrafyasını ince hesaplarla birbirinden kopardı, yetmedi karşı karşıya getirdi ve çoğunluk azınlığa dönüştü. Azınlık olan batı çoğunluğa dönüştü. Bugün ‘batı ne derse o doğrudur’.

Evet, dedikleri doğrudur aslında küçümsememek gerek. Zira bugün bilimi geliştiren, bilim adamlarına ödüller veren, ahlaktan, insan haklarından en çok bahseden onlar. Ortada zulüm mü var, hemen onlara başvur zulmü ortadan kaldırsınlar. Hak ihlali mi var, onlara başvur gidersinler. Ne de olsa çoğunluk onlar. Birçok ülkenin imzası üstünde nice kuruluşlar. Filistin, Suriye, Mısır, Arakan hiç zulüm görmedi, katliam görmedi, haksızlığa uğramadı. Mülteci çocuklar zulümden kaçarken denizlerde boğulmadı. Ortadoğu kana bulanmadı.


Evet, çoğunluk burada konuştu hatta bunlar yaşanmadan, imza atıldı kâğıtlara‘insanlık bunu yaşamasın’ diye. Ne yazık ki çoğunluğun ağzı konuşmadı, el ve ayakları konuşmadı. Zulümleri konuştu. Ancak Allah’uTeâlâ’nın kitabında geçtiği gibi:

“Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.”(Enam / 116)

Ama şu da var ki “Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O büyüklük taslayanları hiç sevmez.”(Nahl/ 23)

Ya biz? Gücümüz yettiğince azınlık halimizle yardım etmeye çalıştık, hakikati duyurmaya, zulme karşı mazlumun yanında olmaya çalıştık diyebilirsiniz. Ancak bu yeterli değil en azından dualarımızın kabulü için kısık sesimizi fiili duaya çevirmeliyiz. Daha çok yardım, daha çok hak arayışı ve kısık sesimizi haykırışa çevirmek. Şu an ki durumumuz malum, Arif Nihat
Asya’nın ifadesiyle kısık sesler...


Biz,kısık sesleriz... Minareleri,
Sen,ezansız bırakma Allah’ım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma Allah’ım!
Mahyasızdır minareler... Göğü de,
Kehkeşansız bırakma Allah’ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah’ım!
Bize güç ver...Cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allah’ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah`ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma Allah`ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma Allah`ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma Allah`ım!
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız;
Ve vatansız bırakma Allah`ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah`ım!”

Rabbimiz, bu kısık sesimizle hakikati ve doğruluğu tüm dünyaya yaymayı nasip etsin. Bedir Savaşı’nda olduğu gibi çoğunluğa karşı azınlığı zafere muvaffak eylesin.

Adalet Vural | Nisanur Dergisi | Ekim 2017 | 71. Sayı


 


 
20-10-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.