Çocuk Psikolojisini Anlamak

Pedagog Meliha Timur
Çocukluktan olgunluğa kadar devam eden bedeni gelişmeleri takip ederek, her yaştaki yöneliş ve davranışları tespit etmek ve böylece beden ve ruh sağlığını korumak için gerekli rehberlikleri yapmak bugünkü eğitimin temelini teşkil ediyor.
Çocukluktan olgunluğa kadar devam eden bedeni gelişmeleri takip ederek, her yaştaki yöneliş ve davranışları tespit etmek ve böylece beden ve ruh sağlığını korumak için gerekli rehberlikleri yapmak bugünkü eğitimin temelini teşkil ediyor. Eğitimin verimli bir şekilde gerçekleşmesini arzulayan ebeveynler, çocuklarının psikolojilerini ve gelişim özelliklerini iyi bilmeleri gerekir. Bilinçsiz bir eğitim çocuğun ilerleyen yaşlarında kişilik sorunları yaşamasına, aileye karşı sorumsuz davranmasına, topluma uyum konusunda sıkıntı yaşamasına yol açar. Öyle ki, bilinçsiz ve ilgisiz bir eğitimin zararı sadece anne-babaya değil, çocuğa ve topluma da dokunur.

Çocuk Psikolojisi

- Çocuk bakılmak, kollanmak ve korunmak ister.
- Çocuk sürekli bir deneme ve öğrenme içerisindedir.
- Çocuğun hayal gücü zengindir.
- Çocuklar anlayamadıkları olayları hayal güçlerinin yardımı ile açıklar.
- Çocuk belli bir olgunlaşma sürecinden geçmeden belli becerileri kazanamaz.
- Her yaş çocuğunun o yaşa özgü belirli davranışları vardır.
- Çocuk dürtü ve isteklerini dizginlemeyi, ertelemeyi bilmez. İsteklerinin anında karşılanmasını ister; olur olmaz yerlerde, o anda olmayacak şeyler isteyip anne-babasını zor durumda bırakabilir.
- Çocuk benmerkezcidir. Olayları, kendi çevresinde dönüyormuş gibi değerlendirir.
- Oyuncaklarını paylaşmak istemez. Çünkü paylaştığında oyuncakların arkadaşı tarafından sahiplenileceğini düşünür.
- Arkadaşının oyuncağı ile oynadığında ise, bu oyuncağın aslında arkadaşına ait olduğu gerçeğini kabullenmek istemez.
- Çocuğun duyguları hızlı iniş ve çıkışlar gösterir. Ağlamaktan gülmeye, sevinçten kızgınlığa bir anda geçebilir.
- Duygusal tepkilerini sözden çok davranışları ile ortaya koyar. Çünkü kelime haznesi daha buna yeterli değildir.
- İsteği yerine getirilmediğinde ağlar, ayağını yere vurur, hatta kendini yere atar.
- Sözle anlatmakta zorlandığı duygularını yaramazlık, hırçınlık, huysuzluk yaparak açığa vurur.
- Çocukta somut düşünce hâkimdir. Örneğin, ölüm olayını seyahate çıkmak olarak anlarlar. Melek, peri, dev gibi masal kahramanlarının gerçekte var olduklarını düşünürler.
- Canlı-cansız ayırımı yapmazlar. Onlar için oyuncaklar, çevredeki eşyalar canlıdır. Başını veya ayağını vurduğu bir şeyi döver ve bunu anne-babası da yaptığında ağlamasını keser.

Verimli ve daha bilinçli bir eğitim için ebeveynler; çocuklarının her yaşa has ruhsal gelişim özelliklerini iyi bilmesi ve ayırt etmesi gerekmektedir. Örneğin; inatçılık dönemindeki bir çocuğun annesi, bu dönemin o yaşa özgü normal ve geçici bir dönem olduğunu bilse “Benim çocuğum sorunlu” diye paniğe kapılmaz. Ayrıca bu dönemin, çocuğun özerkliği ile ilgili bir dönem olduğunu öğrenmiş olsa çocukla zıtlaşmayacak, çocuğun inadını kırmaya çalışmayacak, kendisi huzurlu, çocuk da rahat olacaktır. Çocuğa inadını kırmak yönünde yapılan baskı, çocuğun bu gelişim dönemini aşmasına engel olacaktır.

Çocuk Gelişimi

Belli gelişim dönemlerinde ortak davranış kalıplarının olduğu, yapılan araştırmalar sonucu ortaya konmuştur. Konuşma yeteneğinin gelişmesi beynin belli bir olgunluk düzeyine erişmesine bağlıdır. Örneğin; beş aylık bir bebeğe ne kadar uğraşılsa da konuşma öğretilemez, ancak 8-9 aydan sonra bebek duyduklarını yinelemeye ve kapmaya başlar. Çocuk bu dönemde ilgi ve uyarılmadan yoksun kalırsa yetenekler körelir. Daha da geç kalınırsa konuşma açığı kapatılamaz. Çocuğun öğrenmeye yatkın olduğu bu dönemler kaçırılırsa yetenekler gerektiği gibi açılıp serpilemez. Dolayısıyla belli davranışların belli dönemlerde kazanılması gerekir.

0-1 Yaş Dönemi (Bebeklik Dönemi)

- Temel güven duygusunun oluştuğu devredir.
- Yeni doğan bebekler duyar, görür, tat alır, koklar, dokunmayı hisseder.
- İlk yıl içinde bebek, ihtiyaçlarını ancak ağlayarak belirtir.
- Bebeğin ihtiyacını sevecenlikle yerine getirmek, bebekte “Ben bakılmaya değerim, benim ihtiyacım önemli” duygusunun gelişmesini sağlar.
- Bebeğin her ihtiyacına koşan anne-babaya karşı güven hissi oluşur.
- Bebek, dünyaya geldikten sonraki ilk 6 ay içinde annesiyle iletişim kurmayı ve onu oyuna teşvik etmeyi öğrenir.
- Bebek gülümsediğinde anne de ona gülümser, bebeğin seslerini taklit ederek onunla konuşur ve oynarsa, bebek de ona cevap verme isteği duyar. Böylece bebeğin ilk sosyal ilişki kurma becerisi gelişmeye başlar. Zamanla anneye bağlanır ve güven duyar.

1-3 Yaş Dönemi (Özerklik Dönemi)

- Bu yaşlarda aile, çocuğa maddi ve manevi değerleri öğrenmesi için zemin hazırlamalı; yanında öz saygı, öz güven ve başkaları ile paylaşımı da öğretmelidir.
- Çocuk yürümeye ve konuşmaya başlamıştır.
- Kazanılan bu iki önemli yetenek sayesinde bağımsız hareket etmek ister.
- Her yere uzanmak ister, her şeyi tutmak ister, çevresini araştırmaya keşfetmeye çalışır.
- Su ile oynar, yemekleri döküp saçmaya başlar, isteklerinin karşı çıkılmasına dayanamaz, ağlar, inatlaşır, başına buyruk, öfkeli bir çocuğa dönüşür.
- Bu dönemde ebeveynler, bu durumun geçici olduğunu bilmeleri gerekir.
- Ortadan kesici, batıcı, yarayıcı nesneler kaldırılmalıdır.
- Değerli eşyalar çocuğun uzanamayacağı yerlere konmalıdır ancak her şeyi ortadan kaldırmak da yanlış olur.
- Çocuk oynanmayacak şeylerle oynuyorsa yavaşça elinden alınmalı onun yerine ilgisini çekecek bir eşya veya oyuncak verilmelidir. Nitekim bu yaşlarda çocukların dikkatlerini başka yöne çekebilmek kolaydır.
- Her an bir şey kıracak kendine veya eşyalara zarar verecek korkusuyla çocuk, belli bir alanda tutulmamalı, ev içinde oynama serbestisi tanınmalıdır.
- Ebeveynlerin bu süreçte “dur”, “otur”, “yapma”, “elleme” gibi emir ifadelerinden mümkün mertebe uzak durmaları gerekir.
- Bu yaşlarda korkutmalara, sert cezalara ve dayağa başvurmak çok zararlıdır.
- Çocuk ağlamasın diye her istediğini yerine getirmek de doğru bir davranış değil.
- Çocuğun döküp saçmasına katlanarak kendi başına yemek yeme isteği desteklenmelidir.

3-6 Yaş Dönemi (Oyun Dönemi)

Çevresinde olup biteni sorgulamaya ve varlıkların nedenini araştırmaya başladığı yıllar ilk öğretmeni annesidir. Dolayısıyla annenin bilinçli ve eğitimli olması ve çocuğun sorularına mantıklı ve anlaşılır cevaplar vermesi gerekmektedir.

Çocuğun sorduğu soruya anlamsız cevaplar vermek, çocuk doğru cevabı başkalarından öğrendiğinde ebeveyne olan güveninin sarsılmasına yol açar.

- Bu dönemde çocuk konuşkan, cıvıl cıvıl ve hayat doludur.
- Sürekli soru sorar “neden”, “niçin” leri bitmek bilmez.
- Sık sık büyüklerin sözünü keser, “bana da söyle” diye araya girer.
- Aşırı meraklıdır; her şeyi bilmek, tanımak ister.
- Bir önceki dönemin inatçılığı gitmiş onun yerini uyumluluk ve söz dinlerlik almıştır.
- Kendi işini kendi görmeyi ister.
- Çok canlı bir hayal gücü vardır, duyduklarını abartır.
- Olmamış şeyleri olmuş gibi anlatır.
- Çizikler, sıyrıklar ve küçük yaralanmalardan çok etkilenirler.
- Anne-babaya benzeme çabası içine girerler.
- Kız çocuğu anneye hayrandır, anneyle bir arada bulunmaktan, onunla mutfakta iş yapmaktan çok hoşlanır.
- Erkek çocuklar da babaya hayrandır. Onun gözünde babadan daha becerikli, daha akıllı ve daha güçlü kimse yoktur.
- Erkek çocuk erkek kimliğini babaya benzeyerek, kız çocuk da kız kimliğini anneye benzeyerek kazanır (psikolojide buna “özdeşim” denir).
- Bu dönemde oyun çocuklar için ayrı bir özelliğe sahiptir.
- Çocuk oynadıkça duyuları keskinleşir, becerisi artar.
- Oyun, çocuğun en doğal öğrenme ortamıdır.
- Oyun, duyduklarını, gördüklerini sınayıp denediği, öğrendiklerini pekiştirdiği bir deney odasıdır.
- Oynayan çocuk kendi küçük dünyasındadır. O dünyaya kendisi hâkimdir. Kuralları kendisi koyar, kendisi bozar.
- Ebeveynler oyunu, iyi bir eğitim aracı haline getirmelidir.

Pedagog Meliha Timur / Nisanur Dergisi - Kasım 2015 (48. Sayı)
 
23-11-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.