Çocuklarda Altını Islatma Sorunu

Pedagog Meliha Timur
Çocukluklarda altını ıslatma sorunu, ebeveynlerin sıklıkla karşılaştığı bir durumdur. Bu durum kendini, gece idrar kaçırma veya hem gece hem gündüz idrar kaçırma şeklinde gösterebilir. Tekrarlayıcı nitelik taşıyan istem dışı altını ıslatmaya tıp dilinde ‘enürezis’ adı verilir.
Çocukluklarda altını ıslatma sorunu, ebeveynlerin sıklıkla karşılaştığı bir durumdur. Bu durum kendini, gece idrar kaçırma veya hem gece hem gündüz idrar kaçırma şeklinde gösterebilir. Tekrarlayıcı nitelik taşıyan istem dışı altını ıslatmaya tıp dilinde ‘enürezis’ adı verilir.

Normalde çocuklar 4-5 yaşlarında idrarını kontrol etmesini tamamen öğrenmiş olurlar. Gece kuru kalma becerisi gündüz kuru kalmaya nazaran daha geç gerçekleşebilir. 2 yaşından sonra gündüz, 5 yaşına kadar da gece kontrolünün sağlanması gerekmektedir. Fakat 5 yaşını geçmiş olduğu halde bir çocuk tuvaleti geldiğine dair hala herhangi bir işaret belirtmiyor veya belirtemiyorsa, çocuğu bir çocuk doktoruna gösterip muayene ettirmekte fayda vardır. Nitekim bu durum ciddi hastalıkların habercisi olabilir: Böbrek yetmezliği, hormonsal bozukluklar, idrar yolu iltihapları, mesane çalışması bozukluğu ve başka hastalıklar gibi. Aileler tarafından çoğu zaman ihmal edilen çocukta idrar kaçırma sorunları muhakkak ciddiye alınmalı ve nedeni mutlaka araştırılmalıdır.

Ayrıca tuvalet eğitimine erken başlanılması veya eğitim sırasında annenin sert, baskıcı, öfkeli ve korkutucu tutumu, çocuğun enürezis olma riskini arttırır. Tuvalet eğitimi çocuğa doğru zamanda verilmeli. Ne çok erken ne de çok geç başlanmalı. Çocuğun gelişimini takip ederek ebeveyn çocuğu için doğru zamanı kolaylıkla tespit edebilir. Tuvalet eğitimi sırasında çocuğa karşı hoşgörü, anlayış ve sabır gibi yapıcı davranışlar sergilenmeli; şiddet, baskı, zorlama ve öfke gibi yıkıcı davranışlardan da uzak durulmalıdır.

Şayet çocuğunuz tuvalet eğitimini kazanmış ve uzun süre temiz kalmayı sürdürmüş fakat bir anda tekrar kendini ıslatmaya başlamışsa bunun nedeni çoğunlukla çocuğun yaşadığı psikolojik sorunlardır. Yeni bir kardeşin aileye dâhil olması ve kardeşe gösterilen aşırı sevgi; okula bağlı stres veya korku durumları, okul değiştirme, taşınma, anne-baba arasında meydana gelen kavgalar, geçimsizlik veya boşanma gibi birçok etkenler çocuğun iç dünyasında tahribatlara yol açabilir. Bunun neticesinde çocuk içinde yaşadığı bunalımı idrar kaçırma gibi durumlarla dışa yansıtabilir. Bunun dışında geçmiş dönemlerde aile bireylerinin herhangi birinde altını ıslatma durumu olmuşsa, bu davranış genetik yollarla da çocuğa geçebilir.

Altını ıslatan çocuğun kendine olan güveni azalır ve utanç duymasına yol açar. Anne-babanın yanlış tutumları ise çocuğun benlik duygusunu zedeler, çocukta kalıcı davranış bozukluklarına ve psikolojik sarsıntılara yol açar.

Enürezis sorunuyla boğuşan çocuklara nasıl yaklaşılmalı?

Sorunun geliş sebebi araştırılmalı ve ona göre tedbirler alınmalıdır. Çocuğun bu rahatsızlığı bir hastalıktan ileri geliyorsa, çocuk en kısa zamanda tedavi olmalı. Psikolojik nedenlerden kaynaklanıyorsa, anne-babanın bu psikolojik nedenleri bir an önce masaya yatırıp enine boyuna sorunu çözmek için çaba sarf etmeleri gerekir.

Altını ıslatan çocukların en büyük ihtiyaçları anne-babasının bu konuda anlayışlı davranışlarıdır. Çocuk, ebeveyninin ancak olumlu tutum ve davranışlarından yarar görür. Bu nedenle aile büyüklerinin bedensel cezalardan, sözel şiddetten veya başkalarıyla kıyas etme gibi eğilimlerinden şiddetle kaçınmaları gerekmektedir. Sevgi, şefkat, ilgi, anlayış, sabır, destek ve motivasyon bu rahatsızlığın önüne geçebilecek en önemli faktörlerdir.

Çocukla iyi bir iletişim kurulmalı, bu durumun geçici olduğu ve çocuğun isterse bu durumun üstesinden gelebileceği anlatılmalıdır. Ebeveynler çocuğa “beraber üstesinden geleceğiz inşaallah. Bunun için utanmana veya üzülmene gerek yok” şeklinde destekleyici telkinlerde bulunmaları faydalıdır. Geçmişte aynı sorundan muzdarip olmuş anne veya baba bu husustaki hatıralarını çocuğa anlatarak, çocuğu rahatlatabilirler.

Çocuk hangi durumlarda altını ıslatıyor, gözlemleyin. Eğer kendini oyun esnasında ıslatıyorsa, muhtemelen kendini oyuna çok kaptırdığı içindir. Bu durumda ara ara çocuğa hatırlatmakta fayda vardır.

Anne-babalar çocuğa karşı pozitif bir tutum içerisinde olmalı ve çocuğu kuru kalması için motive etmelidir. Bu bağlamda kayıt tutma ve ödüllendirme tekniklerinden faydalanılabilir. Örneğin takvim yöntemi kullanılabilir. Bu yönteme göre çocuğa ıslak veya kuru kalktığını kaydedebileceği bir çizelge hazırlanır. Çocuktan bu çizelgeye ıslak kalktığı günler için şemsiye, kuru kalktığı günler için güneş resmi çizilmesi istenir. Çocukla anlaşma yapılır. Kararlaştırılan güne kadar güneş sayısı, şemsiye sayısından çok ise, çocuğa ödül verilir. Bu tür yöntem ve teknikler hem çocuğun motivasyonunu arttırır hem de çocuğa sorumluluk yükler.

Anne-babalar çocuğun altını ıslattığını kimseye anlatmamalı, çocuğu küçük düşürecek en ufak tavır ve davranışlardan uzak durmalıdırlar.

Altını ıslatma sorunu aşılana kadar mümkün olduğunca sulu ve tuzlu yiyecek ve içecekler çocuğa kontrollü verilmelidir. Hiç su vermemek çözüm değildir.

Gece belirli aralıklarla çocuğun tuvalete gitmesi sağlanmalıdır. Çocuk tuvalete kaldırıldığında tam olarak uyanık olması gerekir. Nitekim yarı uykulu vaziyette tuvalete giden çocuk tuvalet ihtiyacını rüyada giderdiğini zannedebilir.

Gece tuvalete kalkma motivasyonunu olumsuz yönde etkileyeceği için bez bağlamayın.

Çocuğunuzda var olan bir sorunu çözmek için kızmak, bağırmak, cezalandırmak vs. asla çözüm değildir. Çocuğun zaten o sorunla başı dertte. Bunun üstüne anne-babadan tepkilere maruz kalması, çocuğun iç dünyasını zedeler ve çocukta davranış bozuklukları görülmeye başlar. Aile olmak, iyi günde de kötü günde de sevgi ve alakayı ayakta tutmayı gerektir; her türlü sorunların üstesinden beraber gelmeyi, beraber gülmeyi, beraber ağlamayı gerektirir. Sadece sıkıntı çıkarmadığı zamanlarda değil, sorunlarla boğuştuğu zamanlarda da bilin yavrunuzu kucaklamayı bağrınıza basmayı. İşte o zaman aile olmanın, anne-baba olmanın hakkını vermiş olursunuz kanaatimce…

Selam ve dua ile kalın.

Pedagog Meliha Timur | Nisanur Dergisi | Aralık 2017 – 73. Sayı

 


 
28-12-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.