Çocuklarda Tuvalet Eğitimi

Pedagog Meliha Timur
Genel itibariyle 18-36 aylar arasında kazandırılması gereken tuvalet eğitimi, özellikle annelerin dikkatli ve sabırlı olmasını gerektiren bir süreç içerir. Anneler bu süreçte uygun tutum ve davranışlar sergilemelidirler. Ne Zaman Başlar?
Genel tanıma göre tuvalet eğitimi; çocuğun uyanık ve uyur durumdayken idrar ve dışkı kontrolünü kazanması, yardım ve hatırlatma olmadan tuvaletinin geldiğini fark ederek, tuvalete gidip ihtiyacını gidermesi anlamına gelmektedir.

Tuvalet eğitimi, çocukların psikolojik gelişimleri açısından önemli bir süreçtir. Nitekim çocuğun tuvaleti başarılı ve bağımsız bir şekilde kullanabiliyor olması çocuğa; kendini bir birey olarak görmesi ve özgüveninin gelişimi konusunda önemli katkılar sunmaktadır. Çocuklarda tuvalet eğitimi ile ilgili araştırmalar esas alınarak çocukların eğitime başlaması çoğunlukla 18-24 aylar arasında gerçekleştirilirken bazılarının da 30 ay ve üzerinde gerçekleştirildiği de gözlemlenmektedir.

Genel itibariyle 18-36 aylar arasında kazandırılması gereken tuvalet eğitimi, özellikle annelerin dikkatli ve sabırlı olmasını gerektiren bir süreç içerir. Anneler bu süreçte uygun tutum ve davranışlar sergilemelidirler.

Ne Zaman Başlar?

Tuvalet eğitimine başlayabilmek için çocukta mesane kontrolünün yeterince gelişmiş olması gerekmektedir ki; bu da genellikle 18-24 aylar arasında olur. Ayrıca zihinsel, ruhsal ve bedensel gelişimi açısından da çocuğun hazır olması büyük önem arz etmektedir. Tuvalet alışkanlığı belirli bir olgunluk sonucu oluşur ve bu beceriye ulaşma hızı çocuktan çocuğa değişmektedir. Bunun bilincinde olmayan anne-babalar, çocuklarını yakın çevrelerinin çocuklarıyla kıyas ederek zorlamakta ve sıkıntıya düşürmektedirler. Onların bu yanlış tutumu, tuvalet eğitiminin aksaklığa uğramasına hatta çocuğun eğitimi ret etmesine yol açabilir.

Bunun yanı sıra çocukta ciddi psikolojik sorunlara da neden olabilir -özgüven eksikliği, pısırıklık, kendini küçük ve beceriksiz görme gibi.- Çocukların tuvalet eğitimine hazır olup olmadığını anlamak için ebeveyn, çocuğun davranışlarını dikkatlice takip etmelidir. Gerek zihinsel, gerek ruhsal, gerekse fiziksel olmak üzere çocuğun göstereceği belirtiler olacaktır.

Bu belirtiler görüldüğünde eğitime başlanabilir:

İhtiyacı olduğunda bunu ifade edebilme, söylenenleri yapabilme vb. zihinsel belirtiler. Aile fertlerini taklit etmeye hevesli olma, ıslak veya kirli beze dayanamama, anne-babasını memnun etmeye isteklilik vb. ruhsal belirtiler… Daha seyrek ama daha fazla miktarda tuvaletini yapma, 2 saatten uzun kuru kalma, oturma, çömelme, yürüme, elbisesini giyebilme gibi becerilere sahip olma da fiziksel belirtiler arasında zikredilebilir.

Dolayısıyla eğitime başlayabilmek için daha doğrusu verimli bir sonuç elde edebilmek için çocukların bu eğitime hazır olmaları gerekmektedir. Hatta sadece çocukların değil anne-babaların da bu eğitime kendilerini hazır hissetmeleri gerekmektedir. Eğitim stresli ve sıkıntılı, ebeveyn-çocuk iletişimin kopuk olduğu, çocuğun başka beceriler kazanmaya başladığı, yeni bir kardeşin doğumuna, hastalık sırasına, aileden birinin ayrılmasına kısaca aile içi yeni ve alışılması gereken bir durumun olduğu dönemlere denk gelmemelidir. 

Nasıl eğitilir?

Çocukla konu ile ilgili konuşmalar yapılmalıdır. Konuşma şahsı ile ilgili değil kazandırılması istenilen beceri ile ilgili olmalı. Şahsı ile ilgili konuşma derken: “Sen artık büyüdün, bebek değilsin artık, bezini kirleten insan pistir” gibi konuşmalardır. Böyle konuşmalar çocukta ters tepebilir ve çocuğun korkmasına yol açabilir. Daha çok tuvalet ile ilgili bilgiler verilmeli, kuru kalmanın çok iyi bir şey olduğu uygun bir üslup ile anlatılmalıdır. Bezinin ıslanmasından veya kirlenmesinden rahatsız olduğunda aslında ihtiyacını tuvalette giderebileceği ve büyüklerinin de oraya gittiği anlatılabilir.

Anne-babalar, bu konuya ilişkin kendi tecrübelerinden veya öykülerdeki kahramanlardan bahsedebilir, çocuklarına yediklerinin-içtiklerinin nasıl hazmedildiğini anlatan çocuk kitaplarından istifade edebilirler.

Anne-babalar çocuğun biyolojik belirtilerini kollamalıdır. Çocuk sallanmaya, ıkınmaya veya tuvaletinin geldiğine dair her hangi bir belirti göstermeye başladığı zaman ona, “Tuvaletin gelmiş. Gel hemen tuvalete gidelim” denilebilir.

Çocuk, kendine uygun ve rahatça oturabileceği bir tuvalette daha rahat eder. Bunu temin etmek için çocuğa lazımlık alınabilir. Lazımlığın seçimi çocuğa bırakılarak çocukta yeni eğitime karşı istek ve heves uyandırılmaya çalışılmalıdır. Tuvalete veya lazımlığa oturması için bilgilendirilmeli ve cesaretlendirilmelidir. Mümkün mertebe kız çocuğun tuvalet eğitimini anneler, erkek çocuklarınınkini babalar üstlenmelidir.

Tuvalete gitme anı keyifli ve eğlenceli hale getirilmeye çalışılmalı ki; çocuk bunda korkulacak ve tiksinecek bir şey olmadığını anlasın.

Çocuk tuvalete idrar ya da dışkısını yaptığı her seferinde mutlaka ödüllendirilmelidir. Çocuğu sürekli maddiyatla ödüllendirmek ileri zamanlarda sıkıntılara yol açabileceği, çocuğu sürekli beklenti içerisine sevk edebileceği için böyle tür ödüllere başvurulmaması daha iyi olur. En iyisi ve sürekli yapılması güç olmayan ödül sözel ödüldür. Bu da “Aferin, seni çok seviyorum, başaracağını biliyordum” gibi kelimeler olabilir. Anne-babalar memnuniyetlerini bir gülücük veya sarılma ile de ifade edebilirler.

Tuvaletini yapamadığında, tuvaletini uygunsuz bir yere yaptığında veya tuvaletini bildirmekte geciktiğinde ona bağırıp çağırmak yerine “Bir dahaki sefere başaracağına inanıyorum” gibi şefkat ve anlayış dolu sözlerle çocuk cesaretlendirilmelidir. Dolayısıyla eğitimin sağlıklı ve başarılı olabilmesi için en önemli ipuçları; sevgi, sabır, anlayış, ödül, yüreklendirme gibi olumlu anne-baba tutumlarıdır.

Nasıl Uygulanır?

Gündüz eğitimi için çocuğun genelde hangi vakitlerde ve yemekten ne zaman sonra yaptığına dair notların yer aldığı bir çizelgenin bulunmasında fayda vardır. Bu saatler doğrultusunda çocuğu tuvalete yönlendirmeli, 5-10 dakika oturtturarak ihtiyacın giderilmesi beklenilmelidir. Başka bir yöntem ise çocuğun ihtiyaç öncesi ve esnasındaki hareketlerini takibe almak ve ona göre tuvalete götürmektir.

Gündüz eğitimini kazanan çocuk artık gece de eğitime hazırdır demektir. Gece yatmadan önceki son bir saat çocuğa herhangi bir sıvı verilmemesine dikkat edilir. Çocuk her iki veya üç saatte bir tuvalete götürülür. Sonrasında çocuğun gece yaklaşık hangi zaman aralıklarında tuvalet ihtiyacı olduğu anlaşıldıktan sonra uyandırma ve tuvalete götürme zamanı o saatlere göre uygulanır.

Annelerin en büyük endişelerinden birisi çocuğunun gece altına yapması ve her gece yatağın kirlenmesidir. Böyle bir durumda anne çocuğun yatağına bir naylon serebilir. Anne-babalar, çocuğun tuvalet eğitimini tamamıyla kazanıncaya kadar zaman zaman gece ve gündüz altına kaçırabileceğini, bu durumlara hazırlıklı olmaları gerektiğini bilmelidirler. 

Sorunlarla Karşılaşıldığında Ne Yapılır?

Tuvalet eğitimi sırasında bazı güçlükler yaşanabilir. Çocuk tümüyle reddedebilir, hiç ilgilenmeyebilir, kabul edip bir süre oturur ama dışkısını yapmaz sonra bezi bağlanır bağlanmaz yapabilir… Acıdığını söyleyebilir… Bazen önce bir kaç kez yapar sonra sürdürmeyi reddeder, bazen dışkısını tutar günlerce yapmaz kabız olur. Eğitim sırasında ilişkiler bozulur, inatlaşma ortaya çıkarsa ısrar etmeksizin çocuğa hazır olacağı bir süre tanımak, kıskanma yaratmaksızın yaşıtlarının tuvalet eğitimini başarmış olduklarının farkına varmasını sağlamak yararlı olabilir.

En başta ebeveynlerin sabırlı ve anlayışlı bir tutum içerisinde olmaları gerekmektedir. Yeni kazandırılmaya çalışılan bir beceri esnasında meydana gelebilecek kazalar ve olumsuzluklar karşısında sinirlenmemeli, çocuğu azarlamamalı ve cezalandırmamalıdır. Tüm olumsuzluklara rağmen eğitimde diretmek yersizdir. Eğitime ara vermekten ve daha uygun bir zamana ertelemekten kaçınılmamalıdır. Gerektiğinde uzman yardımı almaktan da çekinilmemelidir.

Pedagog Meliha Timur / Nisanur Dergisi - Ağustos 2016 (57. Sayı)
 
21-08-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.