Çocukların Yalan Konuşması

Pedagog Meliha Timur
Yalan söyleme, gerçek olmayan duygu ve düşüncelerin sanki varmışçasına anlatılmasıdır. Yalan söylemek bir davranış bozukluğudur. Yalan, ruhi bir hastalıktır ve ebeveynlerin kendilerini ve çocuklarını bundan korumaları gerekir.
Yalan söyleme, gerçek olmayan duygu ve düşüncelerin sanki varmışçasına anlatılmasıdır. Yalan söylemek bir davranış bozukluğudur. Yalan, ruhi bir hastalıktır ve ebeveynlerin kendilerini ve çocuklarını bundan korumaları gerekir. Çocuklar daha küçükken doğru sözlülüğe alıştırılmalı, yalanın zararları kendilerine anlatılmalıdır.

Safvan b. Süleym (RA)’den rivayet edilen bir hadiste şöyle buyruluyor:

“Dedik ki: Ey Allah’ın Resulü! Mü’min korkak olur mu? ‘Evet olabilir’ buyurdu. Peki, mü’min cimri olur mu? ‘Evet olabilir’ buyurdu. Mü’min yalancı olabilir mi? ‘Hayır, asla!’ buyurdu.”

Çocuk yalanları yetişkin yalanlarından farklıdır. Nitekim çocukların hayal gücü okul çağına gelene kadar ki yaşında oldukça yoğundur. Hayalle gerçeği ayırt edememe, soyut kavramları algılayamama gibi nedenlerle doğru olmayan şeyleri söyleme genellikle 3-7 yaş arasındaki çocuklarda görülebilir.

7 yaş öncesi çocuklarda hayal gücü ürünü olabilecek yalanlar, ya da dikkat çekmek ebeveyn ve yetişkinlerin tepkilerini yorumlamak amaçlı yalanlar olabilmektedir. Böyle bir durumda çocuğun söyledikleri yanlış olarak değerlendirilmemeli ve hiçbir zaman yalan olarak algılanmamalıdır. Ebeveynler bunun gelişiminin bir parçası olduğunu bilmeli, ona göre değerlendirme yapmaları ve “yalan” kelimesini telaffuz etmeden çocuğa uygun cümlelerle doğru olanı ve doğrulardan bahsetmenin önemini ifade etmeleri gerekir.

Ancak bu yaş grubundan sonra devam eden yalan söyleme eylemi, çocuklarda bir davranış bozukluğu olarak değerlendirilmeli ve arkasında yatabilecek sebepler titizlikle araştırılmalıdır. Anne ve baba, çocuğu yalan konuşmaya sürükleyen sebepleri tanır ve gereken önlemi alırsa; çocuk, fıtratı gereği doğru konuşacaktır. Nitekim onun fıtratı, doğru konuşmasını gerektirir. Onu fıtratından uzaklaştıran ve yalan söylemeye iten, dış etkenlerdir.

Çocuklar farklı nedenlerden dolayı yalana başvururlar. Yalan en çok anne babalarından onay görmek ve daha çok sevilmek arzusuyla çocuklar tarafından başvurulan bir yoldur. Çocuklar bir şeyleri iyi yapmadıklarında, anne-babaları ve yakınları tarafından beğenilmeyeceklerini düşünürüler. Dolayısıyla onların beğenilerini kazanmak, kendini onlara ispat etmek veya onların güvenlerini kazanmak için yalan söyleyebilirler. Yaptıkları şeyin sonucundan, azarlanmaktan ya da ceza almaktan kaçınmak için de yalana başvurabilirler.

Sürekli eleştirilen ve müdahale edilen çocuklar, hata yapmaktan ve eleştirilmekten korkarlar. Bu nedenle uygunsuz davranışını gizleyerek, kendisini suçsuz gösterme çabasıyla yalan söyleyebilirler.

Bir başka neden ise; çocuklarından yetenek ve kapasitesinden daha fazla beklentileri olan, onlara karşı sert davranan anne-baba tutumları, onların yalan konuşmasına sebebiyet verebilir. Bu durumda çocuk, anne-babasını razı etmek, onların beklentilerini karşılamak ve onların azarlama ve kızmalarından kurtulmak için çözümü yalan söylemekte bulur.

Çocukların yalan söyleme nedenlerinden birisi de arkadaşları ve çevresi tarafından kabul görülme arzusudur. Yalan söyleyerek onlar gibi hatta onlardan da iyi olmayı arzuluyordur. En çarpıcı nedenlerden biri ise; çocuk ailede yalan söyleyen başka birini kendine örnek edinmiş olabilir. Nitekim her ne kadar anne-babalar çocuklarına yalan söyleme konusunda ders verdiklerini düşünseler de kendileri bu öğrettiklerine aykırı düşüp çocuklarına kötü örnek olabilmektedirler maalesef. Örneğin; çocuktan telefon eden birisine “annem/babam evde yok” demesini istemesi gibi.

Şuna dikkat edilmesi gerekir ki; çocuklar bir şeyi yanlış ya da değiştirerek söylemenin işe yaradığını, olumlu sonuçlar verdiğini gördüklerinde yalan söyleme davranışına daha çok tutunurlar.

Ebeveynler, evlatlarının doğrucu olmaları için gereken önlemleri almalıdırlar. Çocuk, aile ortamında belirli bir kalıp kazanır. Eğer aile ortamı doğruluk ortamı olur, anne-baba ve diğer fertler, doğru ve sadık davranır yalan söylemezlerse, bu ortamda büyüyen çocuklar da doğru ve dürüst olurlar. Sürekli yalan-dolanla iç içe ve anne-babasının yalanına şahit olan bir çocuktan, doğru ve dürüst bir insan olması beklenemez. Bu bağlamda doğru söylemeleri için model olmak ve günümüzde “beyaz yalan”lar diye tabir edilen yalanlardan bile uzak durulması gerekir. Bize en güzel örnek ve model olan Peygamber Efendimiz (SAV)’in bu husustaki uygulamalarını hatırlayalım ve hayatımıza geçirelim. Nitekim O (SAV), şakalaşırken bile belirli bir adap üzere şakalaşır, doğruluktan ayrılmazdı.

Eğer çocuk yalan söylüyorsa; anne-babaların öncelikle hangi durumlarda ve hangi ihtiyacını karşılamak için çocuklarının bu yola başvurduğunu bulmaları gerekir. Onlara doğru söylemenin değerini ve yalan söylemenin getirdiği olumsuz durumları oyun, hikâye gibi çeşitli vasıtalarla öğretebilirler. Ailede ve çevrede gerçeği söylemenin korkutucu sonuçları olmayacağını anlamasını sağlamalı ve gerçeği söylemekten korkmamaları gerektiği güzel bir üslupla anlatılmalıdır.

Önemli bir başka husus da ebeveynlerin kesinlikle en ufak bir yalan için bile bahane kabul etmemeleri gerektiği hususudur. Çocukların, yalanın hiçbir şekilde kabul edilmez ve çok çirkin bir huy olduğunu bilmeleri gerekir. Yalan söylemesi durumunda ebeveynlerin; kızgınlıklarını, hayal kırıklıklarını ve onlardan bu çirkin hareketten dolayı bir özür beklediklerini açıkça dile getirmeleri gerekir. Doğru söylediğinde ise takdir ve övgü asla ihmal edilmemelidir.

Örneğin; evde bir bardak kırmasına rağmen o bardağı kendisinin kırdığını söyleyen çocuğu gösterdiği cesaret ve dürüstlükten ötürü övmelidirler. Anne-babaların azarlamaktan ve gerçek dışı tehditlerden şiddetle kaçınmaları gerekir. Örneğin; “Bir daha yalan söylersen ellerini, ayaklarını keserim” gibi sözler asla sarf edilmemeli. Bu gibi gerçek dışı tehditlerle çocuğu yalan konuşmaya alıştırmamalıdırlar.

Çocuğa gerçeği söyletme mücadelesine de girilmemesi büyük önem arz etmektedir. Zorla gerçeği söyletme çabaları çocuğun davranışını değiştirmekte etki sağlamayacaktır. Tam tersi çocuğu inatla yalana bağlayacaktır.

Sonuç itibariyle, anne-babalar, terbiyeci ve eğiticiler büyük bir dikkat ve titizlikle çocuğun yalan söylemesine neden olacak tüm kapıları kapatıp yalan söylemesine neden olacak tüm sebepleri ortadan kaldırmak için gayret ve çaba içerisinde olmalıdırlar.

Pedagog Meliha Timur / Nisanur Dergisi - Mart 2016 (52. Sayı)
 
26-03-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.