Cuma ve Dua

Fahriye Genç
Cuma, toplanmak bir araya gelmek demektir. Diğer semavi dinlerde olduğu gibi Müslümanların da haftalık toplu ibadet günü vardır. Allah (CC), Cuma gününü Müslümanlara nasip etmiş onları bu konuda hakka ulaşmaya muvaffak kılmıştır. Cuma gününün Müslümanlar için bayram olduğu birçok rivayette açıkça belirtilmiştir.
Cuma, toplanmak bir araya gelmek demektir. Diğer semavi dinlerde olduğu gibi Müslümanların da haftalık toplu ibadet günü vardır. Allah (CC), Cuma gününü Müslümanlara nasip etmiş onları bu konuda hakka ulaşmaya muvaffak kılmıştır. Cuma gününün Müslümanlar için bayram olduğu birçok rivayette açıkça belirtilmiştir.

Hz. Peygamber “Güneşin doğduğu en hayırlı gün Cumadır. Âdem o gün yaratılmıştır, o gün cennete girmiş ve o gün cennetten çıkarılmıştır. Kıyamet de o gün kopacaktır” hadisiyle bu günün özelliğini dile getirmiştir. Allah’ın cennette Cuma gününe tekabül eden ve “yevmü’l-mezid” denilen günde kullarına kendisini ziyaret fırsatı vereceğini; bunun için onlara tecelli edeceğini bildirmiştir.

Başka bir hadiste de bu günde yapılan duaların kabul edileceği bir anın (icabet saati) bulunduğunu haber vermiştir. İcabet saatinin zevalden itibaren namazın başlamasına, imamın minbere çıkmasından namazın başlamasına veya bitimine ya da ezandan itibaren namazın eda edilmesine kadar devam ettiği; ayrıca fecir ile güneşin doğuşu, ikindi namazı ile güneşin batışı arasında olduğu şeklinde çeşitli görüşler vardır.

Hz. Peygamber (SAV) bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Ben onu biliyordum (icabet saati),ancak Kadir gecesi gibi o da bana sonradan unutturuldu.” (Müslim)

Esma-i Hüsna arasında ism-i a’zamın, Ramazanın son on günü içinde Kadir gecesinin gizli tutulması gibi icabet saatinin de insanların bütün gün boyunca Allah’a yönelmeleri için gizli tutulduğu ifade edilmiştir.

Müslümanlar için bu kadar önemli olan bu günde neler yapılabilir?

Cuma günü ve gecesi çokça Kur’an-ı Kerim okumak, zikir ve dualar etmek, Resulullah’a salavat getirmek müstehaptır. Ebu Hureyre (RA) diyor ki:

“Resulullah (SAC) Cuma gününden bahsetti ve şöyle dedi; ‘Onda bir saat (an) vardır ki Müslüman bir kimse ona namazda denk gelirse Allah’tan ne isterse onu mutlaka verir.’

Ebu Musa el Eş’ari (ra): “Resulullah’ın ‘bu saat imamın hutbeye çıkması ile namazın bitimi arasındadır’ dediğini işittim” demiştir. Aynı şekilde Kehf Suresi’ni okuma ve Resulullah (sav)’a salavat getirme hususunda ise birçok meşhur hadisler varid olmuştur.

Enes (RA)’den rivayetle Resulullah (SAV) şöyle demiştir: “Kim Cuma sabahı sabah namazından önce üç defa; ‘Estağfirullahillezi lailahe illa hüvel hayyul kayyumu ve etubu ileyh’ derse denizlerin köpüğü kadar günahı olsa affolunur.” (ibn Sünni)

Manası: Kendisinden başka ilah olmayan, gerçek hayat sahibi ve her şeyi ayakta tutan Allah’tan beni bağışlamasını dilerim.

Ebu Hureyre (RA) diyor ki; “Resulullah (SAV) Cuma günü mescide girdiği zaman kapının iki süveğisinden (yan dilmelerinden) tutar sonra da şöyle derdi; ‘Allahümmec’alni evcehe men teveccehe ileyk veakrabe men takarrabe ileyk ,men afdale men seeleke ve reğibe ileyk.’

Manası: Allah’ım, beni sana yönelenlerin en doğrusu, sana yaklaşanların en yakını ve senden isteyip de sana gönül verenlerin en faziletlisi yap.”

Hz. Ayşe (R. Anha)’den rivayetle Resulullah (SAV) şöyle demiştir:

“Kim Cuma namazından sonra yedişer defa İhlas, Felak ve Nas Surelerini okursa, o Cumadan gelecek cumaya kadar Allah onu kötülüklerden esirger.” (ibn Sünni)

Cuma namazından sonra Allah’ı çok zikretmek müstehaptır. Allah (CC) şöyle buyurmuştur:

“Namaz kılındığı zaman yeryüzüne dağılın; Allah’ın lütfu kereminden arayın. Allah’ı da çok zikredin ki felaha eresiniz.” (Cuma / 10)

Fahriye Genç / Nisanur Dergisi – Aralık 2013 (25. Sayı)
 


 
26-12-2013 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.