Dikkat! Çocuğunuzda Dürtüsellik Olabilir

Pedagog Meliha Timur
Dürtüsellik belirtileri genellikle 4-5 yaşlarında gözlenmeye başlar. Ancak çoğu çocukta okul dönemi ile daha belirgin hale gelir. Dürtüsellik erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık rastlanır. Dürtüsellik, çoğunlukla dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun bir alt belirti kümesini oluşturur. Dürtüselliği olan çocuklarda hiperaktivite ve dikkat eksikliği görülme olasılığı da yüksektir.
Düşünmeden hareket etme, başkalarının sözünü kesme, sorulan soru tamamlanmadan yanıt verme, sabırsızlık, fevri hareketler, olaylara aşırı tepki verme, öfke nöbetleri, kurallara karşı çıkma, kötü olaylardan ders çıkaramama, ceza ve ödülden anlamama, düşme sonucu canı yansa bile aynı eylemi defalarca tekrarlama, yabancı ortamlarda korkusuzca hareket etme, kardeşini/arkadaşını sürekli rahatsız etme, en iyisinin hep kendisinde olmasını isteme, sıra bekleyememe, oyuncaklarını paylaşamama…

“Bu belirtilerin hepsi veya birçoğu çocuğumda bulunuyor” diyorsanız, o zaman çocuğunuz muhtemelen dürtüseldir.

Dürtüsellik (aşırı impulsivite); kişilerde davranışları planlamada, istekleri ertelemede ve kendini durdurabilme becerilerinde zorlanmayla kendini gösteren bir durum olarak tanımlanmaktadır.

Dürtüsel olan kişiler, genellikle yaptığı davranışlarda sonucu düşünmeden hareket eder, sabırsız davranır ve risk alırlar. Aşırı impulsivite davranışı gösteren çocuklar çok fevri hareket ederler. İlk akıllarına gelen davranışa, fikre ve dürtülerine göre hareket eder ve bu davranışın getireceği sonuçlar üzerine düşünmezler. Zarar verdiğini bildiği halde tekrar tekrar aynı davranışları sergilemesi, korkusuzca hareket etmesi ve bütün uyarılara ve telkinlere rağmen aynı davranışlara devam etmesi en dikkat çekici belirtilerdir.

Ailenin sürekli konuşup nasihat etmesi, yanlışları konusunda çocuğu uyarması bir sonraki yanlışların oluşumunu engellemez. Verilen ceza veya ödül işe yaramaz. Zaman zaman kendilerine nasihat edildiğinde ise “Aslında ben yapmak istemiyorum, içimden bir şey beni zorluyor” ya da “Bana böyle şeyleri yapmamı içimden birisi söylüyor” gibi sözlerle, dürtüselliğin yapısal bir bozukluk olduğunu gösteren çok net ifadeler kullanırlar.

Dürtüsellik belirtileri genellikle 4-5 yaşlarında gözlenmeye başlar. Ancak çoğu çocukta okul dönemi ile daha belirgin hale gelir. Dürtüsellik erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık rastlanır. Dürtüsellik, çoğunlukla dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun bir alt belirti kümesini oluşturur. Dürtüselliği olan çocuklarda hiperaktivite ve dikkat eksikliği görülme olasılığı da yüksektir.

Önceleri bu durumun ailenin hatalı eğitim metotlarından kaynaklandığı düşünülse de son 30-40 yılda yapılan bilimsel araştırmalar, dürtüselliğin yapısal bir sorun olduğunu ortaya koymuştur. Son yıllardaki araştırmalar beyindeki kan akımı ve glikoz (şeker) metabolizmasındaki bozukluklar üzerinde yoğunlaşmıştır.

Beyindeki bu fonksiyonel bozulmaya; hamilelikte kullanılan ilaç veya toksik maddeler, annenin gebelikte geçirdiği enfeksiyonlar, zor doğum, düşük doğum ağırlığı ve bebeğin geçirdiği merkezi sinir sistemi enfeksiyonları (menenjit, ansefalit gibi) neden olabilmektedir.

Günümüzde ise bozukluğun genetik geçişi üzerinde durulmaktadır. Halk arasında dürtüsellik belirtileri yanlış bir şekilde üstün zekâlı olma, şımarıklık, terbiyesizlik, tembellik ve huysuzluk gibi terimlerle izah edilmeye çalışılır. Bu nedenle farklı çözümler aranır. Dürtüsellik teşhisi klinik görüşme ile koyulur. Teşhisi destekleyici olarak bazı ölçek ve testlerden yardım alınabilir. Ancak uygulanan hiçbir test klinik görüşmeden daha değerli değildir. Dürtüsellik tedavisinin ilk şartı; aile, okul ve hekim arasında sıkı işbirliği ve doğru bilgilenmedir. Tedavide çocukla yeniden sağlıklı ilişki kurabilmenin yolları aranır.

Peki, dürtüselliği olan çocuklara nasıl yaklaşılmalı, neler yapılmalı?

Sabırlı olun! Dürtüsellik bir davranış bozukluğudur. Çocuğunuzda var olan bir rahatsızlıktır. Sabır, merhamet ve şefkatle çocuğunuza yaklaşın.

Sınırları çok net koyun! Net bir dille anlatın ve ihlal edildiğinde neler olacağını anlatın. Her nerede olursanız olun bu kuralları uygulayın. Asla taviz vermeyin!

Duygusal bağ kurun! Her çocukla olduğu gibi özellikle dürtüselliği olan çocukla duygusal bir bağ kurmak önemlidir. “Seni farklılıklarınla kabul ediyorum” mesajı veren her söz ve davranış önemlidir.

Dayaktan kaçının! Fiziksel ceza, dürtüselliği olan çocuklarda etkili olmadığı gibi bunun acısını kesin bir yerden veya kendilerinden çıkarırlar.

Doğrulara odaklanın! Aşırı impulsivite olan çocuklar en çok eleştirilen, uyarılan çocuklar olduğu için küçük övgülere çok ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle sergilediği, ortaya koyduğu olumlu davranışları mutlaka görün ve gerekirse küçük ödüller verin.

Sakinleşmeyi öğretin! Dürtüselliği olan çocukların sakinleşmeyi öğrenmeleri gerekir. Ailenin olumlu model olması, alternatifler üretmesi oldukça yararlıdır.

Cinsel gelişimini takip edin! Keyif ve haz verecek şeylere daha çok ilgi duyma eğiliminde olan bu çocuklar, ilerleyen yaşlarda cinsellikle fazlaca ilgili olabilirler.

Şekerden uzak tutun! Şeker, şekerli gıdalar, çikolatalar, hazır besinler, asitli içecekler, şeker katkılı meyve suları; dürtüselliği olan çocukların dikkatine zarar vereceği gibi dürtüselliklerini daha çok artırır.

Öğretmenle işbirliği yapın! Dürtüsellik sorunu yaşayan çocukların öğretmenleriyle olan iletişimleri son derece önemlidir. Aile olarak öğretmenle mutlaka sağlıklı bir iletişim kurun.

Görsel öğeler kullanın! Öğrenme gerektiren konularda ne kadar görsel materyal kullanırsanız o kadar etkili olacaktır. Önemli konu ya da bilgiler için kullanılan materyaller duvarda sürekli asılı kalabilir.

Spora yönlendirin! Bu çocuklar özellikle ani karar verme, hızlı olma ve enerji gerektiren sporları severler. Bireysel sporlarda daha başarılı olurlar. Savunma sporları, tenis, pinpon, yüzme, kısa mesafeli koşu vb sporlarda oldukça başarılı olabilirler. Bu onların hem sakinleşmesine hem de dikkatlerini artırmada yardımcı olur.

Geçmişe kıyasla bu zamanda çocuk eğitmenin zorluğu herkes tarafından bilinmekte ve dile getirilmektedir. Annelerimizin-ninelerimizin daha önce hiç görmediği-duymadığı davranış bozukluklarını bizler bugün yavrularımızda çeşitli boyutlarıyla görebiliyoruz. Fıtratımızdan kopmaya-uzaklaşmaya devam ettikçe de görmeye devam edeceğiz –maalesef-.

Allah’tan yardım dileyerek, sabırlı ve kararlı bir şekilde çocuklarımızı eğitmeli, eğitim konusunda başa çıkamadığımız durumlarda destek almaktan ve bilen birilerine danışmaktan geri durmamalıyız. Nitekim bilenle bilmeyen bir değildir…

Pedagog Meliha Timur / Nisanur Dergisi - Ekim 2016 (59. Sayı)
 
26-10-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.