Dua

Başyazı
Ahlaksızlıkların yoğunlaştığı, toplumun İslam’dan uzaklaştığı ortamlarda iffetlerini korumaya ve hayatlarını takva üzerine bina etmeye çalışan bacılar, duayı hayatlarının bir parçası yapmalıdırlar.
Bismillahirrahmanirrahim.

“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.”
(A’raf / 55)

“Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.” (Mu’min / 60)

“Allah katında duadan daha şerefli bir şey yoktur.” (Tirmizi, İbni Mace)

Allah’a yalvarma, O’ndan isteme ve niyazda bulunma anlamına gelen dua; her zaman ve her yerde Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak, sıkıntıları ve çaresizlikleri iletmek ve O’ndan yardım istemektir.

Dua, sıkıntılardan kurtuluşun anahtarıdır. Dua eden kişi; sesini duyan, derdine derman olabilen ve kendisine merhamet eden Rabbiyle aracısız irtibat kurar. Allah Teâlâ’nın dergâhında acziyetini ifade eder. Bu sayede ağır yükleri üzerinden atarak sükûnete kavuşur.

Ahlaksızlıkların yoğunlaştığı, toplumun İslam’dan uzaklaştığı ortamlarda iffetlerini korumaya ve hayatlarını takva üzerine bina etmeye çalışan bacılar, duayı hayatlarının bir parçası yapmalıdırlar.

Tebliğ ve davette karşılaştıkları engel ve zorluklar, evde, okulda ve sokakta yüz yüze geldikleri olumsuzluklar karşısında sabretmenin yanında bu tür olumsuzlukların bertaraf edilmesi için sürekli olarak duaya başvurmalıdırlar.

İnsanlarda kimi zaman gam ve keder o denli şiddetlenir ki; hayatın çekilmez olduğu düşünülür ve çaresizlik hali galip gelir. O durumda Allah Teâlâ’ya yapılan dua ve yakarış ümitlerin tükendiği bir zamanda insana ümit bahşeder, sıkıntıları dağıtır, sorun ve sıkıntılara karşı tahammül gücü kazandırır.

İslam toplumunda mümtaz bir yeri olan annelerimiz, ablalarımız ve bacılarımız; kendileri, aileleri, içinde yaşadıkları toplum ve İslam ümmeti için duayı hiçbir zaman ihmal etmemelidirler.

–Dua, kulun Allah Teâlâ ile doğrudan irtibat kurmasıdır. Yalnızlıktan kurtulma, davet yolunda başa gelen musibetlere karşı durabilme ve hayatın sıkıntılarına karşı kalbin güç kazanmasına imkân verir.

–Dua gönülden edilmelidir. Duada hayırlı şeyler istenmelidir. Günah ve kötü şeylere yer verilmemelidir.

–Dua ederken dil ile kalp uyum içerisinde olmalıdır. Dil, dua ile meşgul olurken kalp ve zihin de dil ile ortak hareket etmelidir.

–Sadece zor anlarda değil, her zaman dua etmeli, dua hayatın bir parçası haline gelmelidir.

–Sıkıntı yaşayan kardeşler, duanın makbul olduğu zamanlarda duaya daha çok sarılmalıdırlar.

–“Duam neden kabul olmuyor?” Anlayışına girilmemelidir. Şartları yerine getirilerek yapılan duanın mutlaka kabul edileceği inancı taşınmalıdır. Ancak duanın kabul ediliş şekli ve zamanı çoğu zaman insan tarafından idrak edilmez.

–Herkes, Müslüman kardeşlerinin gıyabında kendilerine dua etmeyi virt haline getirmelidir. Kardeşlerden gelen dua talebini geri çevirmemeli ve başkalarından kendisi için dua talebinde bulunmalıdır.

Rabbim, bizleri çokça dua eden ve duası makbul olanlardan eylesin.

Allah’a emanet olun.

Başyazı / Nisanur Dergisi – Haziran 2017 (67. Sayı)
 
17-06-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.