Editör - Ağustos 2016

Editör
Kâinatın her bir zerresinde olduğu gibi insanın bizzat kendi üzerinde de bu muhteşem sanatın inceliklerini görmek mümkün. Kadınıyla erkeğiyle ‘en güzel bir biçimde yaratılan’ insanoğlu, yaratılışındaki incelikleri kavrayabildiği ölçüde hayatına anlam ve lezzet katabiliyor. Bu bağlamda sanat ve estetiğin, kâinattaki izlerini ve yaşama sirayet edişindeki güzelliği işledik bu ay…
Yeri ve göğü eşsiz bir ahenkle yaratan, ikisi arasına sayısız canlı/cansız varlığı üstelik kusursuz bir şekilde yayan yüce Allah’a hamd-u senalar olsun. Hikmet ve irfan kapılarını ardına kadar açan, ümmetini de bu deryalara daldıran sevgili Peygamberimize salat-u selamlar olsun.

Kâinatta her ne varsa en güzel bir biçimde yaratıldığı hakikati, asırlardır üstelik her kesimce dillendirilen bir husus. Uzaya, denizlerin derinliklerine, dağlara, ovalara, bitkilere, hayvanlara, gökyüzüne ve dahi birçok şeye bakıp da hayran kalmayan gözler pek azdır. Ancak ne var ki hayranlığını, ‘sanatkârı’ tanımaya dönüştürebilenler de azdır! Salt maddi bir bakış açısıyla bakıldığında ‘doğa harikası’na dönüşen sayısız varlık; iman gözlüğüyle görüldüğünde bir şaheser bir ‘sanat eseri’ olarak orta yerde durabiliyor. İşte bu da kişiyi, o sanatı ve estetiği anlamaya, tanımlamaya ve daha da önemlisi ‘sanatkârını’ arayıp bilmeye sevk ediyor. Sevk ettiği ölçüde önem arz ediyor.

Kâinatın her bir zerresinde olduğu gibi insanın bizzat kendi üzerinde de bu muhteşem sanatın inceliklerini görmek mümkün. Kadınıyla erkeğiyle ‘en güzel bir biçimde yaratılan’ insanoğlu, yaratılışındaki incelikleri kavrayabildiği ölçüde hayatına anlam ve lezzet katabiliyor. Bu bağlamda sanat ve estetiğin, kâinattaki izlerini ve yaşama sirayet edişindeki güzelliği işledik bu ay… Yazarlarımız:

Yer ile gök arasında gördüğümüz sayısız varlığın, insanoğlunu kendine hayran bırakan yüzlerce tondaki rengin, dağlardaki ihtişamın, denizlerdeki engin maviliğin her birinin Yüce Yaratıcının eşsiz sanat eserleri olduğunun… Sanat-ı İlahi arasında en güzide varlığınsa insanoğlu olduğunun… Allah’ın ahsen-i takvim üzere yarattığı beşeri, fiziki güzelliklerin yanı sıra, akıl, duygu, düşünce, inanç, heyecan, zevk, mantık gibi birçok güzel duygularla donattığının… Kendisine verilen bu nimetlerin farkına ise ancak dini inanç gibi fıtratına yerleştirilen sanat ve estetik ruhunun harekete geçmesiyle varabileceğinin… Sanat ve estetiğin, insan hayatının her alanında olması gerektiğinin… Gerek toplum içerisinde, gerek kendi yuvasında bir kadının ‘en güzel yaratılmış varlık’ olduğunun şükrü ile güzel olmasıyla beraber estetik adına türlü tuzakların da kadın üzerinden kurgulandığının… Bu nedenle de kadınlar olarak hem sade hem estetik olmayı becermemiz gerektiğinin… Anneler olarak, tamamı estetik harikalarla dolu kâinatımızı gözlemlememiz, güzelliklerin farkına varmaya çalışmamız ve çocuklarımızda farkındalık oluşturmak adına çabalamamız gerektiğinin altını çiziyorlar.

Başyazımızda ise İslam düşmanlarının; cezbetmek, boyun eğdirmek ve harama bulaştırmak için kadınlardan yoğun şekilde istifade ettikleri belirtilerek süslenmiş haramlara dikkat çekiliyor.

Kıymetli okurlarımız, malumunuz ülkece büyük bir badire atlattık. Din kisvesi altında, heva ve heveslerine kul köle olanların İslam düşmanlarına nasıl da yanaştığına; vatanını nasıl da peşkeş çektiğine, toplum huzuruna nasıl da kastettiğine şahit olduk. Evvela bu girişimin başarıya ulaşamamış olmasından yana Rabbimize şükürlerimizi sunuyoruz. Mücadeleden geri durmayıp şehit olanlara da rahmet dileniyoruz. Rabbimizden duamız böylesi belaları ilelebet başımızdan def etmesidir…

Öte yandan mübarek Kurban Bayramı da yaklaşıyor elhamdullilah. Kutlu Hac mevsimi ve bereketli demler önümüzde inşallah. Tam bir bayram havası soluyabilmek adına Rabbimizden niyazımız, bizlere şu kötü günleri yaşatan FETÖ’cülerin yıllardır zindanlarda tuttuğu Yusufilerin özgürlüğüne kavuşmasıdır. Bu duygularla sizleri, bu ay da dopdolu olan derginizle baş başa bırakıyor ve Allah (CC)’a emanet ediyorum…

Editör / Nisanur Dergisi - Ağustos 2016 (57. Sayı)
 
15-08-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.