Editör - Eylül 2016

Editör
Bu ay “Kadın Açısından Duygu” konusuna değinmek, güçlü olduğu bu alanı birçok yönüyle ele almak istedik.
Şanı yüce Allah’a hamd-u senalar; Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya salat-u selamlar olsun. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun…

Kıymetli okurlar, hicri bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz. Peygamber Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye –o zorlu ve mübarek- hicretinin üzerinden 1437 yıl geçti. Önümüzdeki günlerde (2 Ekim) 1438. yıla girmiş olacağız. Rabb-i Zülcelâl, İslam âlemi için hayırlara vesile eylesin.

O (SAV), ümmetinin göz bebeğidir. Zatı muhteremlerine, getirdiği mesaja, sünneti seniyyesine saygımız sonsuz, inancımız tamdır elhamdülillah. Bilhassa hanımlara yönelik yaklaşımları, verdiği değer, oluşturduğu algı bizce ehemmiyetli olup takdire şayandır. Hani vefatının hemen öncesinde, Veda Haccı için giden kervanı komuta ederken sesiyle develeri coşturan Enceşe’yi uyarmıştı. Zira develerin üzerlerinde bulunan kadınların zarar görme tehlikesi vardı. Ve “Enceşe develeri yavaş sür. Cam şişeler kırılmasın” buyurmuştu. Mübareğin cam şişelerden kastı kadınlardı. Bedenen nazik oldukları gibi ‘kırılgan’ olduklarının da beyanıydı. Ve bu, kadınların ne kadar narin, ne denli duygusal olduklarına bir atıftı…

Biz de bu ay “Kadın Açısından Duygu” konusuna değinmek, güçlü olduğu bu alanı birçok yönüyle ele almak istedik. Bu minvalde yazarlarımız:

Rabbimizin yarattığı her şeyde denge mefhumunu gözettiğini ve “Biz sizi bir dişi bir erkek olarak yarattık” sırrınca ikiye ayırdığı insanı da bir denge üzere yarattığını... Bu açıdan, kadının duygusal olması ile erkeğin biraz daha aklıyla hareket etmesinin mükemmel bir insicam olduğunu... Kadınların, psikolojik ve biyolojik yapısı ve özellikle de duygusallıkları itibariyle erkeklerden daha farklı bir konumda olup daha fazla duygusal hareket ettiklerini… Bir annenin çocuğuna olan şefkat ve merhametiyle, babanın çocuğuna olan şefkat ve merhameti arasındaki bariz farklılıkların olduğunu… Ancak, annenin çocuğuna karşı olan şefkat ve merhamet duygusunu mutlaka İslami ölçüler dâhilinde kullanması gerektiğini… İmandan nasibini almamış duygu ve düşüncelerin kişiyi hüsrana uğratacağını… Bunun yanı sıra yavrusunu koruması, eğitmesi için kadınlara verilen şefkat (acıma) duygusunun, günümüzde ‘insanlığın hidayetini’ amaçlayan çalışmalarda verimini gösterdiğini… Fıtratını İslami ilimlerle koruyan Müslüman kadınların, bugün birçok çalışmada bunca ev ve aile sorumluluğuna rağmen hiçbir karşılık beklemeden koşturmakta ve verimli çalışmalar sergilemekte olduklarını belirtiyorlar.

Başyazımızda ise kadının; eşinin malını, aile sırlarını, iffetini, namusunu ve çocuklarını korumakla yükümlü olduğu vurgulanarak, kadın “Eşini memnun etmeli, çocuklarını İslami ahlak çerçevesinde büyütmek için çabalamalıdır” deniliyor.

Bu ay sizler için eğitimci Dilek Çelenk Hanımefendi ile “İslam öncesi ve sonrası kadın” ekseninde röportaj yaptık.

Öte yandan yaklaşan Ekim, henüz kabuk bağlamamış –bağlayacak gibi de durmayan- yaramızı deşti, kanattı yeniden. Gözünü kan bürümüş vahşi bir güruhun elim saldırısına uğrayan Yasin ve arkadaşları düştü yâdımıza: Adı Yasin Olsun, dedik… Katillerine, dayanaklarına ve o meşum 6-8 Ekim olaylarının asıl sorumlularını lanetle, şehitlerimizi rahmetle anıyoruz…

Evet, kıymetli okurlar. Yine dopdolu bir NİSANUR ile hanenizde olmanın mutluluğuyla sizleri derginizle baş başa bırakıyor ve şanı pek yüce Allah’a emanet ediyoruz.

Editör / Nisanur Dergisi - Eylül 2016 (58. Sayı)

 
16-09-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.