Editör - Mayıs 2018

Editör
Genelde tablo böyle maalesef, peki ya özelde? Diyalog ve ikili ilişkilere en çok yansıyan ne? Güzellik mi, yoksa çirkinlik mi? Birçok açıdan düşünebilir ve masaya yatırılabilir bir husus bu! Biz özellikle münakaşa boyutunu ele almak, hem ailevi açıdan hem de birey açısından bu ay dosyamıza taşımak istedik.
Güzelliğe giden yolu çevreleyen güzellikleri fark edecek bir dimağ ve basiret ile kulunu dizayn eden Allah’a hamd-u senalar olsun. En güzelin boyasıyla boyanan Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya salât-u selamlar olsun.

Güzelliklerle çepe çevre sarılı şu kâinatın, baştan sona güzellik dolu dünya gezegeninde güzel bir üslup ve hal ile yaşamak, bir sanattır! Ve bu sanatı icraya muktedir yaratılan canlı; insandır! Ne var ki bundan imtina eden, kendisine kof bir zihniyeti ve pespaye bir hayatı layık gören de insandır. Kimi insanların bu tutumu dünyayı ‘yaşanılmaz’ bile kılmıştır üstelik. Savaşların, zulümlerin, çirkefliklerin, haksızlıkların kol gezdiği bir dünyadan söz ediyorsak; mimarı hiç şüphesiz o nankör insan(lar)dır.

Genelde tablo böyle maalesef, peki ya özelde? Diyalog ve ikili ilişkilere en çok yansıyan ne? Güzellik mi, yoksa çirkinlik mi? Birçok açıdan düşünebilir ve masaya yatırılabilir bir husus bu! Biz özellikle münakaşa boyutunu ele almak, hem ailevi açıdan hem de birey açısından bu ay dosyamıza taşımak istedik.

Münakaşanın çeşitli sebepleri olsa da hepsinin altında yatan asıl sebebin, kişinin kendisini haklı görmesi ve göstermeye çalışması, kendi fikir ve düşüncesinin ‘en doğru’ olduğu konusunda ısrarcı olması olduğunu… Münakaşanın, beşer hayatından çıkarılıp atılması genel olarak imkânsız gibi görünse de münakaşaya belli bir ölçü vermenin, gerektiği zaman münakaşayı nihayete erdirmenin imkânsız olmadığını… Münakaşada kazanan bir taraf olamayacağını ve insanlar arasındaki sorunları, problemleri çözmeyeceğini… Bilakis daha farklı sorunların meydana gelmesine sebebiyet verip insanlar arsındaki muhabbeti, hoşgörüyü, sıcaklığı, dostluğu ve arkadaşlığı zedeleyeceğini… Tüm bunlar bağlamında dinimizce de tahkir edilen bir tutum olduğunu belirttik.

Başyazımızda annelere seslenerek “Büyük bir irade ortaya koyarak evinizdeki televizyonun kontrolünü ele almalısınız. Yüzde yüz emin olmadığınız film ve dizilerin aile ortamında izlenmesine müsaade etmemelisiniz.” dedik.

Öte yandan değerli kardeşler, yaklaşmakta olan mübarek Ramazan’a, çocuk eğitimi ve gelişimine, kişisel gelişim aşamalarına, duygusal çalkantılara, tefekküre, bahara, kültür ve sanata, şiir ve edebiyata, sağlığa ve mutfağa ilişkin yazılarla bu ayda dopdolu bir dergi hazırladık sizler için. Keyifle okuyacağınızı ve bilumum faydalanacağınızı umuyoruz.

Evet, yaklaşıyor Ramazan! Ruhu doyuran iklim... Nefsi terbiye eden mevsim... Bayrama girizgâh ay… Ne güzel! Ve ne mutlu onu hakkıyla karşılayıp layıkıyla yaşayanlara… Rabbimiz, böylesi bir saadeti bizlere de nasip etsin.

Dua ediniz ve her dem hayırla kalınız…

Editör | Nisanur Dergisi | Mayıs 2018 | 78. Sayı
 


 
07-05-2018 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.