Editör - Ocak 2017

Editör

Bela ve musibetlerin dozunu hiç olmadığı kadar artırdığı, zulmün bilhassa İslam beldeleri üzerinde kol gezdiği ve en üst perdeden yaşandığı şu zaman diliminde; hayatın bir ‘imtihan’ olduğu hakikatini fehmetmeye ve bu gerçeğe sımsıkı sarılmaya ne kadar da muhtacız. Sabır, şükür, tahammül, gayret, vefa ve hatta saadet… Hepsi, bu hakikatin layığı ile algılanmasına bağlı zira. Bu nedenle bu ay, dosyamıza müminin bela ve musibetlere karşı alması gereken tavrı taşıdık.
Rahman ve Rahim olan, şanı yüce Allah’a hamd; şerefli elçisi Resul-ü Emin’e salât ile…

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun. Allah’ın inayeti, lütfu ve keremi yeryüzünde zulüm gören, haksızlığa uğrayan, bir necat bekleyen tüm insanların üzerine olsun…

Kıymetli okurlarımız, sizlerin de malumu olduğu üzere; bizler yeryüzüne sınanmak için gönderildik. Şu zorlu hayat yolunda düşe kalka yürümelerimiz, sıkıntılı zaman dilimlerinde kendimizden geçmelerimiz, uzayıp giden kâbus dolu gecelerimiz, ah ile tüm inleyişlerimiz hep bu sınanmanın gayet tabi birer sonucu aslında. Ne var ki; bu ‘iki kapılı handa’ bir yolcu olduğumuzu unutuyoruz çoğunlukla. Haliyle de aldanıyoruz…

Bela ve musibetlerin dozunu hiç olmadığı kadar artırdığı, zulmün bilhassa İslam beldeleri üzerinde kol gezdiği ve en üst perdeden yaşandığı şu zaman diliminde; hayatın bir ‘imtihan’ olduğu hakikatini fehmetmeye ve bu gerçeğe sımsıkı sarılmaya ne kadar da muhtacız. Sabır, şükür, tahammül, gayret, vefa ve hatta saadet… Hepsi, bu hakikatin layığı ile algılanmasına bağlı zira. Bu nedenle bu ay, dosyamıza müminin bela ve musibetlere karşı alması gereken tavrı taşıdık. Bu bağlamda yazarlarımız:

Hayatın bir imtihan ve başımıza gelen her bela/musibetin de imtihanımızın bir parçası olduğunu… İnsanlık için gönderilmiş önderlerin hepsinin başından bir takım bela ve musibetlerin geçtiğini... Başımıza gelen her türlü musibetten yüce Yaradan’ın haberinin olduğunu ve aşılmaz gibi görünen zorlukların, aslında bizleri ebedi hayırları kazanmaya götürecek yollar olduğunu bilmemiz gerektiğini... Ferasetli olup Allah’tan alacağımız sevabı düşünmek her halimize şükretmek gerektiğini... En zor bela ve musibetlerin bile, bu anlayışa sahip aile fertlerinin birbirlerine destek olmaları ile kolay atlatılacağını… Makul, vicdani ve çözüm odaklı bakarsak; bizden daha kötü durumda olanların halinin, bize imtihanlar karşısında bir edep öğreteceğini... Ve psikolojimizin dünyevi meşgalelerde değil, Müslüman kardeşlerimizin, zulüm görenlerin, darda olanların yardımına koşmakla düzelebileceğini belirtiyorlar.

Başyazımızda ise aile ekonomisinde Müslüman kadının rolüne dikkat çekilirken; kadının, evin ihtiyacını göz önüne alarak, elindeki kaynağı en iyi şekilde kullanma sorumluluğunu yüklenmiş olduğu belirtiliyor.

Öte yandan bu ay sizler için Avukat Gülden Sönmez Hanımefendi ile röportaj yaptık. Ayrıca El-Kebir ismi şerifinin manası ve yansıması, davet misyonunda güzel/yumuşak üslubun ehemmiyeti, çocuk eğitiminde yapıcı olan ve zarar veren ödül anlayışı, bitkilerin şifalı dünyasından adet sancılarına çözüm alternatifleri, varis hastalığına dair detaylı bilgi ve kadına/yaşama dair daha birçok konu da sayfalar arasında sizleri bekliyor.

Rabbimizden duamız, bizleri kulluk bilincine erenlerden; bu minval üzere bir yaşam sürenlerden, eş ve çocuklarına da her halleriyle ‘imtihan’ cihetinden yaklaşarak onları ‘kazanma’ saadetine erişenlerden eylemesidir.

Bir sonraki sayımızda yeniden buluşuncaya dek esenlik ve hayır üzere kalmanızı dileriz…

Şanı yüce Allah (CC)’a emanet olunuz…

Editör / Nisanur Dergisi – Ocak 2017 (62. Sayı)
 


 
16-01-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.