Evleniniz! Çoğalınız!

Başyazı
Müslüman toplumları bozmak için çalışanlar, daha çok gençleri hedef almakta ve onları şehevi yönden cezp edip etkilemeye, bozmaya ve günaha sürüklemeye çalışmaktadırlar. Sokak, çarşı, pazar, okul ve işyeri derken, hemen her yer insanın günahla karşılaştığı alanlar haline getirilmiştir.
Bismillahirrahmanirrahim.

“İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve ünsiyet var etmesi, Allah’ın ayetlerindendir.” (Rum / 21)

“Nikâh benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz! Zira ben, diğer ümmetlere karşı siz(in çokluğunuz) ile iftihar edeceğim. Kimin maddi imkânı varsa hemen evlensin. Kim maddi imkân bulamazsa (nafile) oruç tutsun. Çünkü oruç, onun için şehveti kırıcıdır.” (Buhari, Müslim)

Dergimizde zaman zaman evlilik konusuna değinmekteyiz. İşin ehemmiyetine binaen ve içinde bulunduğumuz fitnenin büyüklüğünden dolayı yine bu konuda bir hatırlatmada bulunmak istedik.

Ailenin temelini teşkil eden evlilik, İslam’ın çokça ehemmiyet verdiği ve Müslümanları teşvik ettiği önemli bir müessesedir. Ehemmiyetine binaen evliliğin hükümleri bizzat Allah Teâlâ tarafından beyan edilmiş, Resulullah aleyhisselatu vesselam tarafından geniş şekilde açıklanmış, bekârların evlenmesi tavsiye edilmiştir.

Yukarıdaki ayeti kerimede Allah Teâlâ’nın, insanların kaynaşmaları ve huzur bulmaları için kendi cinslerinden eşler yaratmasını, aralarında sevgi ve merhamet bahşetmesini; Allah Teâlâ’nın kudretinin delillerinden saymıştır.

Resulullah aleyhisselatu vesselam, evlenmeye her zaman teşvik etmiş, gücü yetenlerin mutlaka evlenmelerini istemiştir.

İslam, buluğ çağına ermiş Müslümanları evlenmeye davet etmekte ve evliliği ibadet olarak nitelendirmektedir. Zira nikâhın rükün ve şartları İslam tarafından belirlendiğinden, bu şartlara uyup evlenenler büyük ecirlere ulaşırlar. Evlilik, birçok sıkıntıyı sona erdirdiği gibi fitne, fesat ve zinayı engelleyen en büyük etkendir. Dinimiz, buluğ yaşına ulaşmış, yeterli olgunluğa sahip, evlenme konusunda dinin hükümlerini öğrenmiş olan kız ve erkeklerin genç yaşlarda evlenip yuva kurmalarını istemektedir. Böylece, çevrelerini saran birçok tehlikeden kurtulmalarını, günahlardan uzak durmalarını sağlamaktadır.

Evlilik, birçok sıkıntının sona ermesine yol açar. Ferdi açıdan birçok sorunu ortadan kaldıran evlilik, toplumsal açıdan ahlaksızlık, iffetsizlik, bozgunculuk ve yozlaşmayı önler, sağlıklı bir toplumun oluşmasına neden olur.

Evlilik, neslin devamına katkı sağlamakla birlikte gençlerin ıslahına ve bir an önce hayata atılıp sağlıklı ve salih bir toplum oluşturmalarına yol açmaktadır.

Evliliğin sağlam temeller üzerinde bina edilmesi için iyi bir eş seçimine ihtiyaç vardır. İyi bir eşte bulunması gereken özellikler sıralanırken, bunların en önemlilerinin; iman ve güzel ahlak olduğu bildirilmiştir. İman ve ahlak güzelliği en değerli servettir. Resulullah aleyhisselatu vesselamın tavsiye buyurduğu özellik, tercih edilecek şahsın dindar olmasıdır. Zira dindarlık eşler arasında sevgi ve muhabbete yol açtığı ve İslami bir yuvanın oluşmasına sebep olduğu gibi evliliğin devamını sağlayan en önemli etkendir.

Müslüman toplumları bozmak için çalışanlar, daha çok gençleri hedef almakta ve onları şehevi yönden cezp edip etkilemeye, bozmaya ve günaha sürüklemeye çalışmaktadırlar. Sokak, çarşı, pazar, okul ve işyeri derken, hemen her yer insanın günahla karşılaştığı alanlar haline getirilmiştir. Kendimize ayrı bir dünya kurma ve başka alanlarda yaşama imkânına sahip olmadığımıza göre, günaha bulaşmadan ve haramlardan kaçınarak, İslam’ın tayin ettiği helal daire içerisinde yaşamak zorundayız. Bunun da en önemli yollarından biri, bekârlarımızın evlendirilmesidir.

Günahlarla insanın arasına perde haline gelen ve insanın etrafında koruma kalkanı oluşturan evlilik, neslin devamını da sağlamaktadır. Zira nesep, ailenin dayandığı en güçlü dayanaktır. Aile fertleri bununla hısım olmakta, biri diğerinin parçası olacak şekilde birbirlerine bağlanmaktadır. Allah Teâlâ’nın büyük bir nimeti olan nesep, fertler arasında şefkat, merhamet ve yardımlaşmaya yol açmakta, aile gemisini salim sularda yürütme imkânına sebebiyet vermektedir.

Evliliğin diğer bir özelliği, fert ve toplum sağlığının korunmasına yol açmasıdır. Zira evliliklerin bulunmadığı toplumlarda fertler ruhsal açıdan büyük sıkıntılar yaşamakta, toplum ise ruhen çökmüş, bedenen yalpalanmakta ve çaresizlikle yüz yüze kalmaktadır. Evlilik, ferdin ruhi ve nefsi sıkıntılarını ortadan kaldırmaktadır.

İsabetli evlilik sayesinde sıcak bir yuva kuran eşler, birbirlerini iyilik ve hayra teşvik eder, birlikte salih ameller işlerler. Yuvalarına İslami bir şekil verir, çocuklarını İslami ahlak üzere yetiştirerek hem aile hem de toplumun ıslahına ciddi şekilde katkı sağlarlar.

İnsan; sevgi, ülfet ve muhabbete ihtiyaç duyan bir yapıya sahiptir. Yalnız başına yaşamak zor ve sıkıntılıdır. Her insanın güven duyacağı, birçok şeyini paylaşacağı, dürüst, güvenilir, samimi bir eşe ihtiyacı vardır. İslami hassasiyeti olan insanlar arasındaki evlilik, toplumsal birçok sıkıntıyı aşmaya vesile olacağı gibi, İslami çalışmalarda başarılı olmaya ve daha fazla muvaffakiyete yol açar.

Günümüzün en büyük sıkıntılarından biri evlilik yaşının büyümesidir. Oysa gençler, zamanında evlenip sıcak bir yuva kurarlarsa; toplumu saran fesat, bozgunculuk, azgınlık ve sapkınlıklar büyük oranda azalır.
Yapılan araştırmalar bu tür ahlaksızlıkların, çoğunlukla aile yuvasının sıcaklığından mahrum kişiler tarafından yapıldığını ortaya koymaktadır.

Evliliği öven ve bekârları evlenmeye teşvik eden İslam’ın bu emrini yerine getirmek için bu işi kolaylaştırma, yardımcı olma ve teşvik etmede anne ve babalar olarak sorumluluklarımız çoktur. Anne babaların bu yöndeki ihmalkârlıklarından dolayı genç erkek ve kızların harama bulaşmaları, anne ve babaları mesuliyet altına sokar.

Genç erkek ve kızlarımızın da çok da ciddi olmayan mazeretler öne sürerek evlilik işini ertelemeleri, harama bulaşmalarına sebebiyet verebilir.

Anne ve babalar, evlilik işini kolaylaştırmalı, dost ve akrabalar da bir şeklide gençlerin evliliği konusunda yardımcı olmalıdırlar. Her birimizin bu noktada sorumlulukları vardır.

Rabbimiz, çocuklarımızı zamanın fitnesinden korusun, bizlere salih nesiller bahşetsin.

Allah (CC)’a emanet olun.

Başyazı / Nisanur Dergisi - Temmuz 2016 (56. Sayı)

 
17-07-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.