Ey Sevgili!

Esra Gülşahin
Gönüllerin seyri sana açılır Sevdanın gölgesinde yaşar Hasretin eteklerinde çırpınır dururuz sensizliğe Tohum toprağa, meyve ağaca nasıl muhtaçsa
Gönüllerin seyri sana açılır
Sevdanın gölgesinde yaşar
Hasretin eteklerinde çırpınır dururuz sensizliğe
Tohum toprağa, meyve ağaca nasıl muhtaçsa
Öyle bir muhtaçlık bizimkisi Efendim
Kuşlar uçmaya, çiçekler açmaya ne kadar açsa
Öyle bir açlık bizimkisi Efendim
Hasret vuslata, gönüller sevgiye ne kadar susamışsa
Öyle bir susamışlık bizimkisi Efendim
 
Aşk kitabesinin en başında Sen
Gönül katibinin en gizemli kelimesi Sen
Sen ki Muhammed (AS)!
Öyle bir isim ki aşık olmaya namzet
Ebubekir yoldaşlığıyla tebessüm edebilmek
Zeyd tercihiyle herşeyi arkaya atabilmek
Ali teslimiyetiyle ölümün geleceğine aldırış etmemek
Ömer sevgisiyle nefsin ve herseyin önüne Seni koyabilmek
Ve hep bu yollarla sana varmak, 
Göremeyen gözlerin en derin sevgisiyle sana seslenebilmek...
 
Ey Sevgili!
Varlığın kararan dünyamızı aydınlatan meşale
Adın bizi huzurun etrafında döndüren pervane
Sevdan bizi kördüğümce sana bağlayan divane
Valığına kör kalmaksa,
Dünyayı cehenneme dönüştüren bir virane
Sana düşmanlıksa,
Ebu Cehillerce rezil bir hayata biçare
Sana savaş açmaksa,
Mağlubiyetleri derinden yaşatan çürük bir muharabe
 
Nisan!
Kutlu bir doğuşun sancısını çekmekte
Çiçekler, meyvalar doğuşla birlikte Sen’i selamlamakta
Güneş nurundan aydınlık çalarak farklı yanmakta
Gökyüzü melekut alemine seni haykırırken yeryüzüne yağmurla bereket yağdırmakta
Sen doğdun!
Herşey sustu, kir adına ne varsa söndü
Sen doğdun!
Herşey durdu, hakka dair ne varsa konuştu
Sen doğdun!
Temiz yürekler nefes aldı, dünyaya adalet doğdu
İslam doğdu, batıl zail doldu
İman doğdu, şirk sütünlarına deprem oldu
 
Adalatini yeryüzüne yayınca sürur bulacağımız Can!
Senden uzaklığımız yaşantımız olunca
Hayatlar perişanlık kaftanı içinde yanlızlık keşmekeşinde
Senden uzaklığımız ahlakın olunca
Müslümanlığımız görülmeyen soyut dehlizler içinde
Oysa öyle bir Rehber’sin ki bizlere
Öyle bir sirayet etmelisin ki göz ve gönüllere
Aşkın öyle bir harekete geçirtmeli ki yüreklerden bileklere
Oysa Sevgili!
Sevginin yüceliğine yarışır hayatlar yok sahnede
Oysa ilk hesabımız bu olmalı kendi içimizde
 
Esra Toprak | Nisanur Dergisi | Nisan 2017 | 65. Sayı
 
20-04-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.