Genç Öncüler

Esra Gülşahin
“Size hayırlı gençleri tavsiye ederim. Çünkü onların kalbi daha incedir. Allah beni doğrulukla ve müsamahayla gönderdi. Bana gençler yanaştı, ihtiyarlar muhalefet etti” (Hadisi Şerif)
Gençler edilgen ve etkendirler... Gençlik dönemleri öyle bir enerjiye dönüşür ki, ya toplumu cehenneme çeviren ya da cennete dönüştüren bir potansiyeli içerir. Zaman, çoğu kez –olumlu/olumsuz- tarihe damgasını vuran genç kişilikleri gösterir. Bir çocuğun karakterine verilmesi gereken ehemin bir sebebi de, o karakteri gençlik zamanında açığa çıkarıp kullanacağıdır.

Edilgendirler... Bir topluluğa çabuk ayak uydurup o yöne tüm duygu, his ve maneviyatını verebilirler. Etkileyici bir kişiliğin ya da hayatın karşısında, sorgusuz-sualsiz sürüklenebilirler.

Etkendirler... Bir öncü olup, hayatlarındaki en bariz olayda birçok kimseyi derinden etkileyebilir ve yön verebilecek güce dönüşebilirler. Hayatlara, kişiliklere, topluma ve belki dünyaya etkisi olan gençlik dönemlerinin sosyolojik ve psikolojik açıdan değerlendirmesi bu dönemin ciddiyetini ortaya koyacaktır.

İslam dinine ilk cevap verenler de gençler değil miydi? Resulullah (AS) İslam dinini yaymaya başlayınca etrafına kenetlenmiş bir avuç genç, dünyaya meydan okurcasına İslam’ı en derinden haykırıyorlardı. Resullulah (AS) onlar için en büyük etken olurken, onlar da tüm Müslümanlara en büyük etkiyi sağlamışlardı. “Resullulah’ı ben korurum” diyen Hz. Ali, daha 12 yaşındaydı. Uhud Savaşı’nda en büyük mücadeleyi veren Sad b. Vakkas 19 yaşında idi. Resulullah’ın “Benim havarim” iltifatına maruz kalan Zübeyr b. Avvam 15 yaşında idi. Yine Musab b. Umeyr genç bir davetçi, Bilal genç müezzin, Usame b. Zeyd genç komutan olarak tarihe geçmişlerdir.

Resulullah (AS) “Size hayırlı gençleri tavsiye ederim. Çünkü onların kalbi daha incedir. Allah beni doğrulukla ve müsamahayla gönderdi. Bana gençler yanaştı, ihtiyarlar muhalefet etti” buyurdu ve şu mealdeki ayeti okudu:

“Zaman uzadı da kalpleri katılaştı. Onların çoğu fâsıktırlar.” (Hadîd / 16)

Hadisteki ‘onların kalbi daha incedir’ bahsi, gencin hissiyatını ve olaya karşı yaklaşımını anlatması açısından kâfidir. Ve bir yaşlı ile aradaki farkı, kalbin eğilimi-yönelişi ve inceliği şeklinde izah eder. Gençlikte bulunan dinamizm, potansiyel ve enerji bir davanın, izm’in savunuculuğunu en derininden yapıp o oluşumu yükseltebilir. Her ideoloji, fikirlerini ilk önce gençliğe tesir ettirmek ister ki, o ideoloji büyüyebilsin.

İslam dini de ilk etapta gençler üzerinden etkisini göstermiştir. Ki; Resulullah’ın “Bana gençliğin yardımı lütfedildi” sözü bu gerçeği ortaya koyuyor. Tabi ki gençliğin İslam dini açısından etkisi sadece sahabelerle sınırlı kalmadı. Sahabeler ilk örnekliği oluşturarak bizlere yön, adres, ışık, iz göstererek yıldızlar kadar değerli bir yüceliğe eriştiler. Baki olan bu dinin her daim taraftarı çıkacaktı ve bunu hayatlarıyla, mücadeleleriyle, canlarıyla ve en önemlisi gençlikleriyle kanıtlayan ‘genç öncüler’, her zamanın temsilcileridirler. Bunlar, öyle bir etki oluştururlar ki her yüreğe, her ana sirayet ederek ‘unutulmaz’ bir filmin ilk kareleri gibi hep zinde ve zihindelerdir.

Yolunu, hedefini, yönünü hakka çevirmiş gençlerin ‘sıbğetullaha’ boyanmaları, en koyu rengini gösteriyor. ‘Hablullah’a tutunmaları, en güçlü ipin ellerinde olduğunu gösteriyor. Marifetullah ile en güzel tanımayı Rabbe ayırıp, zikri ilahiyle de en büyük aşkı O (CC)’na duyuyorlar... Ve tüm bu hissiyatlar gençlik enerjisine dönüşünce, ortaya en güzel kulluk manzarası çıkıyor ki gıpta edilesi... O an ki genç ruhlara öyle etki ediyor ki izinden gidilesi... Adı, hayatı, mücadelesi yaşatılıyor ki, ölmeyesi...

İşte bu büyük güç gençlerde! Bu gücün olumsuzluktan korunup hakikatin manevi gücüne teslim edilmesi gerekir ki; yön doğruluğunu bulsun, ışık karanlığa mahkûm olmasın, ruh tersi bir yola soyunmasın! Bunun için gençliği; ilim, irfanla süsleyip, tebliğ ve irşatla, en büyük, güzel ve güçlü çalışmalarla, sahabelerin ve belki zamanın genç öncüleriyle besleyip hakikate dönük bir gücün oluşması sağlanmalıdır.

İman bilincinden sonra gençlik zamanının en kıymetli zaman olduğunu fehm ettirmek ve bu zamanı ‘bir daha dünyaya gelmeyeceğiz zaten’ gibi düşünceden ırak tutarak, ‘bu günlerimde ahiret için hayırlı ameller ekmeliyim’ şeklinde değerlendirmek amel boyutunun seyrini değiştirecektir. “İhtiyarlanmadan önce gençliğin kıymetini bilin.” buyuran Resulullah’ın tavsiyesine, hele ki zamanın bereketsizleştiği şu demde daha çok uyulması icap eder.

Gönüllerin ve ayakların aynı düşünceye, aynı hissiyata, aynı iman şuuru ve dava bilincine adım atması önemlidir. Gönlün başka yere kayıp ayakların sabit durması ya da ayakların başka yere kayıp gönlün sabit kalması aradaki ‘dengesizliği’ ve ‘kişilik oluşumunu’ ve hakeza ‘gücün değerini’ basit bir seviyeye indirir. Tüm vücut azalarıyla ruhun, aynı iman bilinciyle hareket etmesi sağlanırsa şayet, bundan sonra değineceğimiz ‘öncü hayatlar’ gibi bir hayata sahip olmak nasip olacaktır inşallah.

İstedik ki bundan böyle her ay bir ‘Öncü Genç Şahsiyete’ değinelim ve rol-model olarak önümüze sunulan, her çağda var olan öncülerin gençlik dönemlerine bir göz atıp gençliğe ışık tutalım. Bizler onları yakından tanıdıkça ve zinde tuttukça; sorumluluklarımızın ağırlığını ve belki acziyetimizin ne boyutta olduğunu gözlemleyeceğiz. Bu şahsiyetler canlarını, zamanlarını ve en önemlisi gençliklerini bu yola boyun eğdirdikleri için model ve öncü olmayı hak ediyorlar. Rabbim onların İslam davası uğruna verdikleri mücadeleyi kabul etsin, bizleri de onların yollarından ayırmasın. (Amin)

Önümüzdeki ay genç öncümüz kim mi?

Belirteyim: Adeviye Meydanı’nın sembol ismi Esma Biltaci…

Esra Toprak / Nisanur Dergisi - Temmuz 2016 (56. Sayı)
 
26-07-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.