Gidiyorum Anne

Aynur Sülün
Ellerim ellerinden düştü anne… Oysa büyüdüğümde, ellerimin tutulmaya ihtiyacının olmadığına inanmıştım… Meğer ellerim hiç ayrılmamış ellerinden… Seninle beraber aynı yolda yürüyüşümüz hiç bitmemiş… Beni, ayağım takılıp düşmeyeyim diye sıkı sıkı tutuşun hep devam etmiş…
Kucağından düştüm anne… Hem de kollarının arasından… Oysa kucağında olduğumu, büyüdüğümde hissedemez olmuştum… Meğer hep okşanmadaymışım pamuk ellerinin arasında… Ben uzaklara gitsem de kolların beni hiç bırakmamış, yükümü hep taşımış anne…
 
Ben gözlerimi ötelere diksem de meğer gözbebeklerim sana takılı kalmış… Işığımı senden almışım… Ben farkında olamasam da… Nedense bunu giderken anladım anne… Kapından ayrılırken…
 
Ellerim eteğinden düştü anne… Oysa ben eteğini çekiştirerek “anne” deyişlerimin bittiğini sanmıştım büyüdüğümde… Meğer ben eteğini hep çekiştirmedeymişim sorunlarımla, sıkıntılarımla… Meğer ana sığınakmış… Yüreğinde bin çile taşısa da evladına barınakmış… Evladı bir hissetse, ana on hissedermiş…  Kucağı evladının tüm dertlerine ardına kadar açıkmış anne…
 
Ellerim ellerinden düştü anne… Oysa büyüdüğümde, ellerimin tutulmaya ihtiyacının olmadığına inanmıştım… Meğer ellerim hiç ayrılmamış ellerinden… Seninle beraber aynı yolda yürüyüşümüz hiç bitmemiş… Beni, ayağım takılıp düşmeyeyim diye sıkı sıkı tutuşun hep devam etmiş… Bunu yeni anladım… Yine tut ellerimi… Hem de daha sıkı tut anne… Bakma sen o parmaklarımda taşıdığım evlilik nişanelerine… Yürürken düşmemek için hala ihtiyacım var desteğine…
 
Beni uğurlarken bakışlarım, senin bakışlarından düştü anne… Gözlerim, gözlerinden… Oysa sana en fazla muhtaç olduğumu hissettiğim anda sen gözlerinle; ben de kalbimle savaşmada yorgun düşmüştük… Sen acılı bakışlarını saklarken, ben a’rafta gitmekle kalmak arasında buluvermiştim kendimi… Duygularım medceziri yaşamakta… Yeni yuvamın yolları bana açılmakta… Tüm geçmişim, çocukluğum, anılarımla içimde depreşmekte… Ve bana elvedaya hazırlanmadaydı…
 
Yalnız bırakma beni anne… Şimdi her zamankinden daha fazla ihtiyacım var… Dualarına… Öğütlerine… Şefkatine… “Kızım bunlar kulağına küpe olsun” diye başladığın nasihatlerini esirgeme benden…
 
Bu kez öğütlerini kulağıma değil, kalbime küpe yapacağım anne…
Bu kez seni dinlerken ne zaman susacağını beklemeyeceğim…
Bakışlarımı senden hiç kaçırmayacağım…
Bu kez ağzından çıkan sözleri kalbimin baş tacı yapacağım…
Ve onlarla taçlanacağım…
 
Bu kez onları sürekli tekrarlanan ezberler gibi görmeyeceğim… Buna emin ol anne… Emin ol…
 
Sana elveda diyemiyorum anne… Çünkü hep kalbimin tahtında yaşayacaksın… Aslında sen hep o tahtaymışsın… Ama nedense bunu senden ayrılırken anladım anne…
 
Aynur Sülün | Nisanur Dergisi | Ağustos 2017 | 69. Sayı
 
08-08-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.