Hadislerle Zilhicce Orucu

Fahriye Genç
Zilhicce’nin ilk günleri, yani her senenin Kurban Bayramı’ndan önceki ilk dokuz günü ve Kurban Bayramı günü olmak üzere tam “on gün” “leyâli-i aşere” yani mübarek on gecedir. Onuncu gün, Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.
Allah’ın adıyla…

Zilhicce’nin ilk günleri, yani her senenin Kurban Bayramı’ndan önceki ilk dokuz günü ve Kurban Bayramı günü olmak üzere tam “on gün” “leyâli-i aşere” yani mübarek on gecedir. Onuncu gün, Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.

Bu günler hadislerde şöyle anlatılır:

“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesi’ne denktir.” (Tirmizi / Savm)

“Allah indinde Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi (Subhanallah), tahmidi (Elhamdulillah), tehlili (Lâ ilâhe illâllah) ve tekbiri (Allah-u Ekber) çok söyleyin!” (Müsned 1/257)

“Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş, Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevimli olsun.” (Tirmizi / Savm)

Resulullah (SAV) şöyle buyurdu: “Allah katında içinde bulunduğumuz şu günlerden (Zilhicce’nin ilk on gününden) daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka günler yoktur.”

Sahabeler sordular: “Ya Resulallah, Allah yolunda cihat da mı?”

Resulullah (SAV) cevap verdi: “Evet, Allah yolunda cihat da. Meğerki bir adam canıyla ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve candan hiçbir şeyi geri getiremez olursa o başka.” (İbni Mâce, Sıyam)

Ebu Derda (RA) diyor ki:

“Zilhicce’nin ilk dokuz günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli ve çok dua ve istiğfar etmelidir. Çünkü Resulullah, ‘bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun’ buyurdu. Zilhicce’nin ilk dokuz günü oruç tutanın, ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolunur, iyiliklerine kat kat sevap verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır. Cennette yüksek derecelere kavuşur.”

Bu on gün içinde Arefe gününün yeri ise bambaşkadır!

“Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefaret olur.”
(Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 457)

Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman, Arefe günü kardeşi Hz. Âişe’nin huzuruna girdi. Hz. Âişe oruçlu olduğu için hararetten dolayı üzerine su dökülüyordu. Abdurrahman ona, “Orucunu boz” dedi.

Hz. Âişe, “Resulullah’ın ‘Arefe günü oruç tutmak, kendisinden önceki senenin günahlarına kefaret olur’ dediğini işittiğim halde iftar mı edeyim?” dedi. (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 458)

“Arefe gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir.” (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 460)

Fahriye Genç / Nisanur Dergisi - Eylül 2013 (22. Sayı)
 


 
28-09-2013 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.