Her Dem Bahar Yüzlü Mevsimim

Hacer Sara Arslan
Canım kızım... En büyük azam, parçam... Her soluğuna bin şükür gönderdiğim, kokusunu her içime çektiğimde hayata yeniden döndüğüm emanet... Her dem bahar yüzlü mevsimim... Gülüşünü dünyaya bedel bildiğim meleğim...
Canım kızım... En büyük azam, parçam... Her soluğuna bin şükür gönderdiğim, kokusunu her içime çektiğimde hayata yeniden döndüğüm emanet... Her dem bahar yüzlü mevsimim... Gülüşünü dünyaya bedel bildiğim meleğim...

Resulullah Efendimizin (AS)`in "Bir sancının dahi hakkını ödeyemezsin." dediği o sancılar eşliğinde geldin dünyaya... Ve de yüreğimdi sancılanan... Herkes müjde verirken birbirine; "bir kızı doğdu" diyorlardı. Ama yarım bir müjdeydi... Çünkü sadece sen değil; ben de doğmuştum! Sen ilk kez, ben ikinci kez geldim dünyaya...

Biliyor musun; sen daha miniciktin ve hala içimde, canımdaydın... O zaman doktor bir kız çocuğumun olacağını söylemişti... Derin bir tebessümle ve sonsuz hamd ile seni kucaklayacağım günü hayal etmiştim... Farklı yorumlar duyardım. "Büyüsün sana yardım eder, kardeşlerine ablalık eder" vs... Ama benim sevincim bunun için değildi yavrucuğum... Sen Allah Resulü`nün uğruna cenneti müjdelediği vesilemsin... Sen, O Şefkat Öğretmeni (SAN)`nin ikinci kızı olduğunda yüzü düşen sahabilere sitem etmesi ve "Onlar benim iki reyhanımdır." demesi kadar masumsun...

Ve sen geleceğin saliha nesline annelik yapacağına inandığım umudumsun...

Ama daha çok küçüksün bebeğim... Tertemiz olarak doğduğun, şu kirden kapkara kesilmiş dünyada, seni nasıl muhafaza edeceğim, bunun telaşındayım. En çok korunmaya ihtiyacın olduğu demlerde vücudunu teşhir etmemeye çalışarak mı? Sana değebilecek art niyetli ellere edep libasıyla karşılık vermeni, senin nazenin ruhunu incitecek kem sözlere karşı ilim ve irfanla durmanı sağlayarak mı? Ya da hepsi mi?

O berraklığına en ufak bir leke girmese ya... O saflığına en ufak bir hinlik... Evimize kattığın neşe, şefkat, sevgi ve günahsızlık gibi terimler silinmese ya hiç... Hep öyle kalsan ve biz de seninle öylece temizlensek ya...

Kız çocuklarına `rahmet` diyorlar... Çünkü özveri ve şefkatin doruğunu kendisinden başka kimsenin yaşayamadığı `anneliğe` adaysın sen de kızım! Rahmet oluşun bana da rahmet... Bunun içindir şükrüm, rahmeti bol olan Rabbimizedir... Fakat asıl iş, seni öylece muhafaza edebilmektir. Diline, kalbine ve ömrüne "Allah" dedirtebilmek! Daha el kadarken seni sakınmak... Seni yaş bir ağaç gibiyken ve henüz kıvamını koruyorken; eğip bükmeden, kırıp geçmeden fıtrat modunda tutabilmek!

Canım kızım, en büyük azam, parçam... Seni hep farklı bir isimle severdim. "Goncam" derdim sana... Çünkü seni elime ilk aldığım anda tıpkı bir gonca gibiydin... Açılmamış, taptaze ve kırılgan bir gonca... Zamanla filizlendiğini, bir çiçek gibi güzelleşip büyüdüğünü görünce daha da paranoyak oldum... Ali İmran 37. ayeti okurken hep seni hayal ettim kızım. "...Ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi." derken yüce Rabbimizin, seni de Hz. Meryem gibi yetiştirmesini diledim...

Hatice, Fatıma, Meryem... Bu isimler sembolik ve kıssaları hissesiz kalmasın diye tekrar tekrar okudum... Seni bana bahşettiği gün Rabbim; her birinden nasiplen istedim... Hanne`nin adayışı gibi olmasa da, seni O`na emanet ettim... Çünkü O (CC) da seni bana emanet etmişti. Tıpkı Meryem`i himaye etmesi için Zekeriya Aleyhisselam`ı görevlendirdiği gibi...

Onun içindir ki; dönen bu kirli çarkın arasında kaybolmaman, hayânı hayatına nakşetmen için uğraş vermeliyim... Çünkü gözlerine değen her haramdan, ellerine bulaşan her günahtan ben sorumluyum goncam...

Bedenine ve midene verdiğim uğraşı; yüreğine ve hislerine de vermeliyim... Uyurken güzel yüzünü izlediğim kadar, ahirini ve ahiretini de izlemeliyim hayallerimde... Düşerken acıttığın dizine içim yanarken, dünya batağına düşersen eğer, yanacak ömrüne bin defa ağlamalıyım... Seni içtiğin anne sütünden çok, doyurucu, kurtarıcı ve hayat verici besinlerle beslemeliyim... İlimle, ihlâsla ve fedakâr bir ruhla doldurmalıyım... Ve sana sahtelikten uzak, her dem yeni ve baki bir aşk sunmalıyım...

Sen sadece yedirip, uyutup, koklayıp büyüttüğüm çocuğum değilsin! Sen üzerinde sınandığım, kontrol edildiğim imtihanımsın! Sen en güzel yarınlara aday, en güzel baharlara çiçeksin... İyi ki canımsın ve iyi ki hala benim goncamsın...

Hacer Sara Arslan

 


 
29-11-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.