İffetinin Meyvesi Keramet Olan

Esra Gülşahin
Meryem’i bu dereceye getiren neydi? Hz. Meryem’in en belirgin özelliklerinde aramalıyız bu soruyu. Şüphesiz iffeti ve ibadetiydi. Bir kadın için en önemli iki özelliği görüyoruz. Bizler de Meryem’in hayatını kendimize ayna tutup açıkta kalan yanlarımızı bu özelliklerle örmeliyiz.
Hz. Meryem… Tüm kadınların en üstünü, adının zikredilmesi ve üzerine bir sure indirilecek kadar değerli, vahiyle muhatap olan ve çok üstün bir soydan gelen… Doğmadan adanan, doğduktan sonra kendisini Rabbe adayarak emsal olan… Temiz, pak, masum ve seçkin bir şahsiyet. İffet abidesi, edep güzeli, hayânın fevkini yaşayan tertemiz insan. Rabbine olan hayâsı ve dosdoğru yolda ilerleyip ibadet aşkını kalbinde, hayatında yaşatarak Rabbinin hediyelerini hak eden. İffet ve ibadetin doruğunu yaşarken keramet gibi herkese verilmeyen güzelliği, hayatında yaşayan örnek bir şahsiyet… 

Allah’a yakınlığın cinsiyette olmadığını; iffet, ibadet ve takvada olduğunu göstererek kadınlara da birçok mesajı verendir. Tüm Müslüman kadınlara edebiyle, ibadetiyle örnek olup adanışıyla her dem hatırlanması gereken bir isim Hz. Meryem… 

Dilerseniz, ayetler ışığında hayatına değinelim… 

Annesi öncesinde “Rabbim karnımdakini hür birisi olarak tümüyle yalnızca sana adadım.”(Ali İmran / 35) diyerek Allah’a adamıştı. Kız olarak doğmuştu ve kızın mabede adanması biraz daha zor olacaktı, ama vazgeçmemiş ve onu adayarak Rabbinin kabulüne sunmuştu. Allah da onun hizmetine Hz. Zekeriya (AS)’yı vermişti. “Rabbi onu, bir çiçek gibi yetiştirdi. Zekeriya’yı da onun bakımı ile görevlendirdi.”(Ali İmran 3/37) 

Meryem çocuktu. Ama Rabbinin terbiyesi ve edebin zirvesinde harmanlandıkça bir çiçek gibi yetiştiriliyordu. Ve o bu zirvede oldukça iffet-ibadet ilişkisi yanı sıra tüm bu güzel kulluğun neticesi Allah’ın sürprizleriyle karşılaşmak olacaktı. Allah’ın kerametini görecek ve peygamber olan Hz. Zekeriya’yı dahi şaşırtacaktı bu durum. 

Hz. Meryem büyüdüğünde Hz. Zekeriya onun için mabedin yanında özel bir oda inşa etmişti. Hz. Meryem’in yanında yazın kış, kışın da yaz yiyecekleri bulunur. Hz. Zekeriya bunların nerden geldiğini sorunca; “Bu Allah tarafındandır. O dilediğine sayısız rızık verir.”(Al-i İmran /37) cevabını almıştı. Evet, rızık verilenlerden biri oydu. Ve bu olaya peygamberi şahit tutuyordu Allah. 

Meryem’i bu dereceye getiren neydi? Allah’ın bu denli açıktan mucizesiyle karşılaştıran sebep neydi? 

Hz. Meryem’in en belirgin özelliklerinde aramalıyız bu soruyu. Şüphesiz iffeti ve ibadetiydi. Her an her yerde zirve bir kulluğu yaşamasıydı. Bir kadın için en önemli iki özelliği görüyoruz. Bizler de Meryem’in hayatını kendimize ayna tutup açıkta kalan yanlarımızı bu özelliklerle örmeliyiz. 

Allah’ın imanını olgunlaştırması ve onun da iffet timsali bir hale bürünmesinde gelecek için daha önemli bir sebep vardı. Rabbi onu iffetiyle imtihan edecekti. Rabbinin en önemli, eşsiz mucizesine bizzat şahitlik edecek ve yaşayacaktı. Allah bu mucize için Hz. İsa (AS)’ya anneliğe iffetli, ibadetine düşkün Hz. Meryem’i seçmişti. 

“Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü. Meryem dedi ki: Senden, çok esirgeyici olan Allah`a sığınırım! Eğer Allah`tan sakınan bir kimse isen (bana dokunma). Melek: Ben, yalnızca, sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamam için Rabbinin bir elçisiyim, dedi. Meryem: Bana bir insan eli değmediği, iffetsiz de olmadığım halde benim nasıl çocuğum olabilir, dedi. Melek: Öyledir, dedi; (zira) Rabbin buyurdu ki: Bu bana kolaydır. Çünkü biz, onu insanlara bir delil ve kendimizden bir rahmet kılacağız. Bu, hüküm ve karara bağlanmış (ezelde olup bitmiş) bir iş idi.”( Meryem / 18, 19, 20, 21 ) 

Soru sorarak merakını giderdi. İnsanların eziyetleri, iftiraları, sıkıntısı olacaktı biliyordu ama Rabbine güvendi, Rabbi ona yardım edecekti, biliyordu. Rahmine peyda olunan çocukla uzak bir yere çekildi. Ve vakit geldi! Hz. Meryem’in Allah’ın yardımıyla ‘kelime’ olan Hz İsa’yı doğurma zamanı… 

“Doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya sevk etti. ‘Keşke dedi bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.’ Aşağısından (İsa yahut melek) şöyle seslendi: ‘Tasalanma! Rabbin senin alt tarafında bir su arkı vücuda getirmiştir. Hurma dalını kendine doğru silkele ki üzerine taze, olgun hurma dökülsün. Ye, iç gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben çok merhametli olan Allah’a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.”(Meryem /23-26) 

Ne keramet bitiyor, ne mucize. Kurumuş hurma ağacından taze ve olgun hurma dökülmesi… Ve iffet abidesi Meryem’in kucağında bebek! Kavmi bunu görünce peş peşe sorular yöneltirler. Onca iftira, çirkin söz, karalama ve sıkıntılara rağmen Meryem edebini ve dilini korur. Sabreder, susarak. Sabreder, iffeti zaten yeterince konuşuyordur. İffet timsali yaşayışı en gözle görülür özellik iken bu imtihan en çok dillerini tutamayan o insanlaradır aslında. Ve Meryem susar, çocuğunu işaret eder. Meryem sükûttadır, İsa konuşmada. Ve İsa zaten ak olan Meryem’i diliyle aklayacaktır. 

Böylesine Kur’an’a konu olup bilhassa kadınlara öncülük yapacak bir şahsiyet. Kimliği iffet… Hayatı ibadet… Sevinci keramet… Sonsuzluğu cennet… 

Bu özellikler sadece ona has olmayıp bizim de yaşamamız gereken duygular. Allah’a olan bağlılığı ve iffeti böylesine bir üstünlüğe eriştiriyor, Rabbinin desteğini görüyor, rızaya eriyor. Tüm kadınların öncüsü/başı oluyor. Demek ki Müslüman kadınların hayatında iffet ve ibadet ilişkisi ayrılmaz bir bütün olarak kendini hissettirecek. Ve kim bilir Meryem yolunda ilerlemeye çalışan bacılarımız da Allah’ın ne yardımlarını görmüştür. 

Toplum olarak iyiye gitmeyişimiz kadınlardaki iffetsiz tutum ve davranışlar. Bu ibadetsiz bir hayatı getirir. Ve bu yöne giden bir topluluk Allah’ın yardımını da üzerinde göremez. Allah Teâlâ, kitabında bir topluluğun kendini değiştirmedikçe Allah’ın o topluluğu değiştirmeyeceğini vurguluyor. Demek ki kadınlar olarak Meryem gibi iffet ve ibadet hayatından uzak kalmamak gerek ki, Rabbin yardımından bigâne olmayalım. 

Hz. Meryem, biz kadınlar/genç kızlar için çok önemli ders, hep işlenmesi ve hatırlanması gereken bir yaşanmışlıktır. Allah izinden, iffetinden gitmeyi nasip etsin. Meryem’siz nesillerden Meryem’ler çıkarıp Meryemli nesillere daha çok iffet abidesi Meryem’ler katsın. 

Esra Gülşahin | Nisanur Dergisi | Eylül 2017 | 70. Sayı
  
12-09-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.