“İslam Yolundaki Sıkıntılar, Zahmet Değil Rahmettir”

Röportajlarımız
Kıymetli okurlarımız bu ay sizler için Batman Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD) gönüllüsü Selma Altun Hanımefendi ile röportaj yaptık. Kendisi her yıl onlarca âlime yetiştiren Âlimler ve Medreseler Birliği bünyesindeki medreselerin birinde –Batman’da- âlime adaylarının sorumlu ablası. Gece gündüz demeden orada yüzlerce genç kızın sorunları ve maddi manevi ihtiyaçlarıyla ilgilenen Selam Hanım “Rabbimize hamdolsun bizler Müslüman’ız. Hem Rabbimize hem de halkımıza karşı sorumluluklarımızın olduğu bilincindeyiz” dedi.
Kıymetli okurlarımız bu ay sizler için Batman Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD) gönüllüsü Selma Altun Hanımefendi ile röportaj yaptık. Kendisi her yıl onlarca âlime yetiştiren Âlimler ve Medreseler Birliği bünyesindeki medreselerin birinde –Batman’da- âlime adaylarının sorumlu ablası. Gece gündüz demeden orada yüzlerce genç kızın sorunları ve maddi manevi ihtiyaçlarıyla ilgilenen Selam Hanım “Rabbimize hamdolsun bizler Müslüman’ız. Hem Rabbimize hem de halkımıza karşı sorumluluklarımızın olduğu bilincindeyiz” dedi. Böylesine ilme ve medreselere âşık bir halkın medreselerini ihya etmek, tekrardan eski canlılığına kavuşturmak ve ciddi bir düzene sokmak için etkili ve güçlü bir oluşuma ihtiyaç duyulduğunu; bölgenin çok değerli seydalarının da bu ihtiyacı görüp kayıtsız kalmadıklarını belirten Altun; “Tüm medreseleri aynı çatı altında toplayarak ilme daha güzel hizmet etmek için Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD) adında bir oluşum meydana getirildi” açıklamasında bulundu…

Allah için evinden çıkmak ve Allah için yorgun argın evine dönme mutluluğunun insana verdiği huzurun tarifinin mümkün olmadığını söyleyen Selma Hanım “Genç kızların eğitimlerinde en çok karşılaştığımız sıkıntıların başında özellikle yatılı olan medreselerde öğrencilerin farklı coğrafyalardan ve farklı kültürlerden gelmiş olmalarının yarattığı uyum sorunudur” derken geçtiğimiz Ocak 2015 ayında 78 alimenin icazet almasına ilişkin izahatlarda da bulundu.

Tüm çocukları ve genç nesli ilahi mesajla tanıştırmak ve buluşturmak için ebeveynlerin yoğun bir çaba içerisine girmelerini tavsiye eden Altun “Yavrularımızın saadet ve selameti için, aydınlık yarınlara kavuşturmak ve topluma faydalı birer insan olarak yetiştirmek için onları mutlaka ilim yoluna adamalıyız” dedi.

Sizleri röportajımızla baş başa bırakıyoruz…

“MEDRESELERE VE İLME HİZMET ADINA KURULAN BİR OLUŞUM”

Selma Hanım, gönüllüsü olduğunuz Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD)’nin geçen ay düzenlemiş olduğu icazet merasimi vesilesiyle sizinle görüşmek istedik. Âlimler ve Medreseler Birliğini bize kısaca tanıtır mısınız?

Evvela Nisanur Dergisi’nin değerli çalışanlarını, kıymetli yazar ve okuyucularını Allah’ın selamıyla selamlıyorum. Yaptıkları hayırlı hizmetlerinde başarılar diliyorum.

Malumunuz olduğu üzere bölgemizde medreselere çok ciddi bir teveccüh var. Öteden beri bölgemizin halkı, medreselerin ve ilmin kıymetini bilen bir halktır. Medreseleri sahiplenmiş; onlara huzur ve bereket nazarıyla bakmıştır. Böylesine ilme ve medreselere âşık bir halkın medreselerini ihya etmek, tekrardan eski canlılığına kavuşturmak ve ciddi bir düzene sokmak için etkili ve güçlü bir oluşuma ihtiyaç duyuluyordu. Bölgemizin çok değerli seydaları bu ihtiyacı gördüler ve kayıtsız kalmadılar. Tüm medreseleri aynı çatı altında toplayarak ilme daha güzel hizmet etmek için Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD) adında bir oluşum meydana getirdiler. Medreselere ve ilme hizmet adına kurulan bu oluşumun çok ciddi ve hayırlı hizmetlerde bulunacağını umut ediyoruz.

18 Ocak 2015 tarihinde Batman’da gerçekten görülmeye değer hepimizi heyecanlandıran bir gün daha yaşadık. 78 kızımız medrese eğitimlerinin en zor aşamasını başarıyla geçip icazetlerini aldılar. Daha önce buna benzer icazet merasimleriniz de olmuştu.

Evet, Allah (CC)’a hamdolsun ki O’nun yardım ve inayetiyle bundan önce de böylesi güzel ve anlamlı icazet merasimlerimiz olmuştu.

“İLK MERASİMİMİZ TEMMUZ 2012’DE OLDU”

Peki, şimdiye kadar kaç kızımıza icazet verdiniz? Bunlar sadece Batman’da mı oldu? Ayrıca bundan sonra da bu tür merasimleriniz olacak mı?

İlk merasimimiz 2012 yılının Temmuz ayında 24 kızımızın icazet almasıyla oldu. İkinci merasimimiz 2012 Aralık ayında 17 kızımızın daha icazet almasıyla oldu. Rabbimize hamdolsun 2014 yılının Ocak ayında kamuoyunun gündemine oturan ve halen konuşulan 144 kızımızın icazet merasimi oldu. Ayrıca yine birliğimiz çatısı altında 2014 yılında Gaziantep’te 6 Van’da da 7 kızımız icazetlerini aldılar. Bu kervan bugüne kadar böyle geldi. Bugün de 78 kızımızın mezuniyet merasimini gördük. İnşallah bundan sonra da Âlimler ve Medreseler Birliği ilme hizmet etmeye ve halkımıza icazetli mezunlar kazandırmaya devam edecektir.

“ELHAMDULİLLAH BU PROJE MEYVESİNİ VERMİŞ/VERMEYE DEVAM EDECEKTİR”

İnşallah. Bu medrese ve ilim hizmeti ne zaman başladı? Sizleri böyle anlamlı ve hayırlı bir hizmete sevk eden sebepler nelerdir?

Rabbimize hamdolsun bizler Müslümanız. Hem Rabbimize hem de halkımıza karşı sorumluluklarımızın olduğu bilincindeyiz. Rabbimize karşı görevimiz kulluktur. Emirleri doğrultusunda itaat içerisinde yaşamaktır. Halkımıza karşı olan sorumluluğumuz ise iyilik, takva ve hayır konusunda yardımlaşmaktır. İslam, toplumun sorunlarına karşı duyarsız kalmayı Müslüman’a haram kılmıştır. Bugün toplumun içinde bulunduğu acı tablo gözlerimizin önündedir. Gençlik yolunu şaşırmış, manevi buhranlar içerisinde bocalıyor, toplum her gün biraz daha manevi depremler yaşıyor. Bu manevi depremin yarattığı tahribatların acısını tüm toplum iliklerine kadar hissediyor. Tüm bunları gören, işiten ve hisseden bir Müslüman’ın seyirci ve duyarsız kalmaması lazım…

İşte bu kadar yıkım ve tahribatların yaşandığı, cehaletin kol gezdiği bir dönemde Batman’da tamamen halkın maslahatını gözeten, topluma karşı kendilerini sorumlu gören sivil toplum kuruluşları, manen yıkılmış toplumu tekrardan inşa etme adına ‘her eve bir âlim’ yani manevi doktorlar kazandırma projesiyle 2007 yılında yola koyuldu. Bugün Allah’a hamdolsun bu proje meyvesini vermiş ve vermeye devam edecektir.

“ALLAH’IN DİNİNE HİZMET ETMEK BİR ŞEREFTİR”

Allah razı olsun. Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD)’nin çalışmaları ve ilim alanında attığı adımlar takdire şayandır. Çok önemli ve büyük projelerdir. Ancak bu hizmetin zahmetsiz ve bedelsiz olmadığını da biliyoruz. Bu eğitim sürecinde ne tür sıkıntılar yaşıyorsunuz?

Malumunuz küfür cephesi kendi davaları için yaz kış, gece gündüz demeden her türlü bedeli ödeyerek çalışıyor. Büyük bir fedakârlık ve dayanışmayla çalışıyor. Kaldı ki davaları batıl ve çürüktür, sonu hüsran ve ziyandır. Ama İslam gibi tertemiz; sonu rahmet ve güzellik olan bir davaya ve dine hizmet edenler de yaptıklarını asla çok görmemeli! Allah’ın dinine hizmet etmek bir şereftir. Bedeli ve zahmeti ne olursa olsun. İslam yolundaki sıkıntılar, zahmet değil rahmettir. Külfet değil nimettir. Yük değil ilahi bir nimettir. Dünyada hangi işin bedeli yok ki. Elbette ilahi rızanın ve ebedi nimetlere talip olmanın da bir bedeli olmalıdır. Elhamdülillah bu işin zorlukları içerisinde çok tatlı bir rahatlık vardır. Allah için yorulmak, Allah için evinden çıkmak ve Allah için yorgun argın evine dönmek, böyle bir mutluluğun ve insana verdiği huzurun tarifi mümkün değil.

Rabbime şükürler olsun kendilerini Rabbine adamış, Rabbinin rızası için çırpınan, bu uğurda gecesini gündüzüne katan yaz kış, gece gündüz demeden Müslümanların çocuklarına annelik, ablalık ve hocalık yapan bacılarımız var. Allah hepsinden razı olsun. Bu bir iki kişiyle olacak işler değil; birçok kişinin fedakârlıkları ve katkılarıyla oluyor.

Sorunuzun ikinci kısmına gelince, kızların eğitimlerinde en çok karşılaştığımız sıkıntıların başında özellikle yatılı olan medreselerde öğrencilerin farklı coğrafyalardan ve farklı kültürlerden gelmiş olmalarının yarattığı uyum sorunudur. Bununla birlikte küçük yaştaki kızlarımızın annelerinden, babalarından, kardeş ve sevdiklerinden ayrılıp gurbete çıkmaları da bir kız için sıkıntıdır. Bu sıkıntı belli bir süreye kadar tüm davranışlara yansıyor. Tabi zamanla bu sıkıntıların tümü derslerin yoğunluğu, ezberler, zikir ve Kur’an halkaları ve ibadetlerle yerini kardeşliğe, samimi olan arkadaşlık ve dostluklara bırakıyor. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; medreseye gelen her öğrenci ilk günlerinde ağlamış, bunalmış ama giderken de böyle bir ortamdan ayrılacağı içinde ağlamıştır. Burada Peygamber Efendimiz (SAV)’in “Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahireti isteyen ilme sarılsın, hem dünyayı hem ahreti isteyen yine ilme sarılsın” (Tirmizi, Daavat, 68) hadisinin ne kadar güzel tecelli ettiğini açık bir şekilde görmekteyiz. Bizler bu medreselerde sadece ilmi kazanmıyoruz. İlimle beraber dostluğu, kardeşliği, muhabbeti, kaynaşma ve fedakârlığı da kazanıyoruz.

Ablalar olarak bizler de öğrenci kızlarımızdan ayrılırken çok duygusal bir atmosfere giriyoruz. Yıllardır bir ailenin fertleri gibi aynı mekânı aynı sofrayı paylaşıyoruz. Onlara kızımız kadar onlar da bize anneleri kadar bağlanıyorlar. Aramızda çok güzel ilişkiler oluyor. Giderken bizler de ağlıyoruz onlarla. Hepsini çok seviyoruz…

“TOPLUMUN TÜMÜNÜ İÇİNE ALAN ÇALIŞMALARI VAR”

Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD) bünyesindeki medreselerde sadece Arapça ilmi mi veriliyor?

Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD)’nin ilmi çalışmaları sadece kızlarımıza yönelik değildir ve sadece Arapça ilimler üzerine de değildir. Toplumun tümünü içine alan çalışmaları var. Bundan iki yıl önce Diyarbakır’da bazı erkek kardeşlerimiz medrese ilimlerini bitirip icazetlerini aldılar. Bunu basından da kamuoyu takip etti. Erkek çocuklarımızın ilim eğitimlerini aldıkları medreselerimiz birçok yerde aktif bir şekilde hizmet etmektedirler. Bu konuda da halkımızdan büyük bir teveccühün olduğunu biliyorum. Bununla birlikte şu anda hafızlık eğitiminin verildiği kurslarımız var. Hatta ben buradan sizin aracılığınızla tüm halkımıza bir müjde vermek istiyorum. Önümüzdeki Mart ayında Batman’da hafızlıklarını bitiren ve büyük bir kısmı Diyanet’ten başarı belgelerini alan 20 kızımız için tören düzenleyeceğiz inşallah. Ayrıca şu anda Diyarbakır’da hafızlıklarını bitiren ve halen hafızlık yapan birçok kızımız var.

“KADIN CİNSİ ÜZERİNDEN TOPLUM İFSAT EDİLİYOR”

Şimdiye kadar hep kızlara icazet merasimleri düzenlendi. En azından biz öyle duyduk. Erkeklere yönelik ilmi hizmetler de var mı? Ve neden daha çok kızlara icazet verildi? Bunun özel bir nedeni var mı?

Özellikle kızların yoğunlukta olduğu icazet merasimlerimizin olduğu doğrudur. Bunun birçok sebebi var. Birincisi malumunuz toplumda kadının rolü çok büyüktür. Kadın toplumun hem annesi hem de öğretmenidir. Kadın ıslah olursa toplum da ıslah olur. Şu anda toplum kadınlar üzerinden bozulmaya çalışılıyor. Yani kadın cinsi üzerinden toplum ifsat ediliyor. Bundan dolayı kadın bilinçlendirilmeli ve yine kadın üzerinden toplum ihya ve ıslah edilmeli. Bu işe başlarken de bu anlayışla başlanıldı.

İkincisi halkımızın kızların eğitimi konusunda çok büyük bir talebi oldu. Bizler de Âlimler ve Medreseler Birliği olarak bu talebe kayıtsız kalmayıp tüm imkânlarımızı seferber ederek halkımızın bilinçlenmesine katkı sunmak istedik.

“KUR’AN’I ANLAMANIN YOLU İLİM YUVALARINDAN GEÇER”

Son olarak Âlimler ve Medreseler Birliğinin gönüllüsü ve bir anne olarak halkımıza, ebeveynlere ve genç kızlarımıza mesajınız nedir? Ayrıca halkımızdan medrese ve ilim hizmeti konusunda ne tür beklentileriniz var?

Bizlere en büyük mesaj ilahi kelamdır. Kurtuluş reçetesi olan ilahi ve evrensel mesajın anlaşılmasına yoğunlaşmamız, yapacağımız en hayırlı hizmet olacaktır. Bir anne olarak tüm çocuklarımızı ve genç neslimizi ilahi mesajla tanıştırmak ve buluşturmak için ebeveynlerin yoğun bir çaba içerisine girmelerini tavsiye ediyorum. Kur’an’ı anlamanın yolunun ilim yuvalarından geçmek olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bundan dolayı yavrularımızın saadet ve selameti için, aydınlık yarınlara kavuşturmak ve topluma faydalı birer insan olarak yetiştirmek için onları mutlaka ilim yoluna adamalıyız. Çocuklarının yarınlarından endişe duyan babaları, anneleri ve toplumun duyarlı tüm insanlarını medreselere sahip çıkmaya, onları ihya etmeye ve bu hayır kervanına maddi ve manevi katkı sunmaya davet ediyorum. Yarınlarımızın teminatının İslami edep ve adaplar olduğunu unutmamalıyız. Ben buradan çocuklarımızın eğitiminde emeği geçen, maddi ve manevi destek veren tüm Müslümanlara birliğimiz adına teşekkürlerimizi sunuyorum.

Bize vakit ayırdığınız ve bu değerli paylaşımlarınız için biz teşekkür ederiz…

Bizlere böyle bir fırsat verdikleri için de Nisanur Dergisi’nin değerli çalışanlarına tekrardan teşekkür ediyorum.

Röportaj: Arzu Demir / Nisanur Dergisi - Şubat 2015 (39. Sayı)
 


 
28-02-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.