Kitaplara İman - 1

Rumeysa Durmaz
Şüphesiz ki Yüce Allah kullarına karşı son derece şefkat ve merhamet sahibidir. Zira öyle olmasa kullarının zaman zaman yoldan çıkıp asi olmalarına, kendisine şirk koşmalarına rağmen kullarının tekrar fıtratlarının gereği olan tevhide dönmeleri, şeytana ve nefse itaatten kurtulup O’nun dosdoğru yolunda yürümeleri için peygamberler ve beraberinde kitaplar göndermezdi.
İlk insanı günah işlemekten münezzeh bir peygamber olarak yaratan ve bütün kullarını da bu tertemiz peygamberin soyundan halk etmesine rağmen çoğunlukla kulların nefse uyup batılı hakka tercih ederek ilahi çerçevenin dışına çıkmalarına karşılık, onları rahmetiyle kucaklamak isteyip, kaybettikleri doğru yolu bulabilmeleri için kılavuzlar ‘kitaplar’ gönderen Yüce Allah (CC)’ın adıyla…

Kitaplardan kasıt, Yüce Allah (CC)’ın Cebrail (AS) aracılığıyla resullerine indirdiği kitaplardır. Bu kitaplardan bilinenler ise, Hz. İbrahim (AS)’e indirilmiş olan sahifeler, Hz. Musa (AS)’ya levhalarda indirilmiş olan Tevrat, Hz. İsa (AS)’ya indirilmiş olan İncil, Hz. Davud (AS)’a indirilmiş olan Zebur ve son olarak Peygamber Efendimiz (SAV)’e indirilip kendisinden öncekileri tasdik eden, ancak tahrif edildikleri için hükümlerini nesheden Kur’an-ı Kerim’dir. Bunların dışında indirilmiş olan kitap ve sahifelere de toplu olarak iman etmek gerekir.

İlahi kitaplar, Allah (CC’ın peygamberlerine gönderdiği vahiyler toplamından oluşur. Kaç kitap indirildiği, bunların muhtevası konusunda tam bir bilgi sahibi olmasak da Kur’an-ı Kerim’de her topluma bir peygamber ve uyarıcı gönderildiği ve bunlarla birlikte kitaplar indirildiği bildirilmiştir.

“Şüphesiz biz seni, hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın.” (Fatır / 24)

“İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere hak kitaplar indirdi…” (Bakara / 213)

Bu ayetlerden de anlaşıldığı gibi bilinenden çok daha fazla kitap indirilmiştir. Bu nedenle biz Müslümanlar sadece Kur’an-ı Kerim’de isim olarak belirtilen kitaplara değil, Yüce Rabbimizin her kavme bir peygamber gönderdiğini ve bu peygamberlerden bir kısmına uyulacak kitaplar verdiğini bilerek, indirilmiş olan tüm kitaplara inanmak zorundayız.

Bununla birlikte bütün peygamberlere müstakil bir kitap verilmemiştir. Bu peygamberler, kendisinden önceki peygamberin kitap ve şeriatına tabi olmuştur. Bunlar, kendinden önce indirilen kitap ve şeriatı, gönderildiği topluma talim ve telkin etmişler, hükümlerini öğretmekle emr olunmuşlardır. Onlar da aldıkları emir gereği, toplumlarını uyulması gereken kitap ve şeriata davet etmişlerdir. Ben-i İsrail peygamberlerinin çoğu böyledir.

Şüphesiz ki Yüce Allah (CC) kullarına karşı son derece şefkat ve merhamet sahibidir. Zira -haşa- öyle olmasa kullarının zaman zaman yoldan çıkıp asi olmalarına, kendisine şirk koşmalarına rağmen kullarının tekrar fıtratlarının gereği olan tevhide dönmeleri, şeytana ve nefse itaatten kurtulup O’nun dosdoğru yolunda yürümeleri için peygamberler ve beraberinde kitaplar göndermezdi.

İnsanların çoğu her çağda, hak olan hidayet yolundan ayrılıp şeytanın gösterdiği delalet yoluna sapma tercihinde bulunmuşlardır. Birçok kavim bu nedenlerden dolayı, Allah (CC)’ın gazabına uğrayıp helak olmuştur. Helak olanların durumu, kendilerinden sonrakiler için bir ders ve ibret olarak ortada durmasına rağmen, insanların çoğu akıllanmamış; Tevhitten şirke, haktan sapıklığa, Allah (CC)’a itaatten şeytana itaate dönmüşlerdir.

Böyle olduğu halde, Yüce Allah kullarını cezalandırmakta acele etmemiş, şefkat ve merhametinin bir tezahürü olarak onlara mühlet tanımış, doğru yolu bulmaları için imkân vermiş ve yol göstericiler göndermiştir.

Peygamber ve beraberinde hidayet kaynağı kitabın gönderilmesi, tamamen ihtiyaçlardan kaynaklanan bir durumdur. İnsanlar hak yolda iken, hidayet ve dosdoğru yol üzerinde iken, Rabbimiz hiçbir kavme peygamber ve kitap göndermemiştir.

Her peygambere verilen kitap veya sahifelerin muhtevası, peygamberin gönderildiği kavmin ihtiyacına göre şekillenmiştir. Ancak her peygamberin ortak çağrısı tevhittir. O halde kitaplar; ferdi ve toplumsal alanda, inanç ve akaid konularında, ibadet ve muamelatta ilahi çerçevenin dışına çıkan, zulmedip tuğyanda bulunanlara gönderilmiştir. Bu vesileyle onlara gidişatlarının iyi olmadığı hatırlatılıp Allah (CC)’ın dosdoğru yolu gösterilmiştir. Dünya ve ahiretteki mutluluğun, ancak kitapta belirtilen emir ve yasaklara uymakla mümkün olduğu hatırlatılmıştır. Her amelin ceza ve mükâfat olarak karşılığının bulunduğu ve ahirete hazırlanmanın gerekliliği ortaya konulmuştur.

Nihayetinde kimi insanlar ve topluluklar kitaba kuvvetle sarılıp kurtuluşa ermiş, kimi insanlar ve topluluklar ise içinde bulundukları halin gözlerini, kulaklarını ve kalplerini mühürlemesi sebebiyle sapkınlıklarına devam ederek Allah’ın gazabına uğramışlardır.

“…Allah kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.” (Zümer / 23)

(Devam edecek…)

Rumeysa Durmaz / Nisanur Dergisi - Temmuz 2014 (32. Sayı)
 


 
22-07-2014 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.