Leylet’ül Kadr ve Şehr-i Şevval

Fahriye Genç
Bin aydan daha hayırlı olan gece, hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’in Levh-i Mavfuz’dan yeryüzüne indirildiği Leylet’ül Kadr Gecesi’dir. Bu geceye ‘Kadir’ denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır.
Kâdir (her şeye gücü yeten) olan Allah’ın adıyla...

Bin aydan daha hayırlı olan gece, hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’in Levh-i Mavfuz’dan yeryüzüne indirildiği Leylet’ül Kadr Gecesi’dir. Bu geceye ‘Kadir’ denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır. Zira:

- Kur’an-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.
- Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.
- Yeryüzüne uğrayan melekler, uğradıkları her mümine selam verirler.
- Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır.
- Bu gecedeki ibadet, (içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan) bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.
- Gelecek seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadise, Allah-u Teâlâ’nın ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir. (Tecrid-i Sarih)

Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi olduğu kabul edilmiştir. Hz. Peygamber (SAV) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak “Siz Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız” buyurmuştur. (Buhari, Leylet’ul Kadr, 3)

Kadir Gecesi’ni namaz kılarak, Kur’an-ı Kerim okuyarak, tevbe ve istiğfar ederek ve dua yaparak değerlendirmeliyiz. Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar.

Süfyan-ı Sevrî, “Kadir Gecesi, dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir.” (Tecrid-i Sarih Tercemesi) Demiştir.

Hz. Aişe validemiz Resulullah (SAV)’a, “Ey Allah’ın Resulü! Kadir Gecesi’ne rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sorduğunda Resulullah (SAV);

“Allahümme inneke afüvvün tühıbbü`l afve fa`fu annî (Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet) diye dua et” buyurdu. (Tecrîd-i Sarih Tercemesi)

Peygamber Efendimiz (SAV), “Kim inanarak ve Hak rızası için Kadir Gecesi’nde kalkarsa onun geçmiş günahları affedilir” (Buhari) buyurmuştur.

Mademki bu geceyi bin yıldan hayırlı yapan şey, Kur’an’ın bu gecede inmesidir. Öyleyse mümine düşen; önce Kur’an’ı tecvitle okumasını öğrenmek, daha sonra manasını ve tefsirini öğrenmek ve öğrendiklerini de yaşamaktır. Öğrendiklerini başkalarına da anlatıp onların da Kur’an’la hakiki manada tanışarak kurtuluşlarına vesile olmaktır. Yoksa sadece yılda bir kere Kadir Gecesi’ni değerlendirip (!) Kur’an’dan habersiz yaşamak doğru değildir.

Recep, Şaban ve Ramazan’dan sonra mübarek olan aylardan biri de Kameri ayların onuncusu Şevval’dir. Onu diğer aylardan ayıran en önemli hususiyet, Ramazan Bayramı’nın bu ayın ilk üç gününde olmasıdır. İslam’da ilk Ramazan Bayramı, hicretin ikinci yılında Şevval ayında gerçekleşmiştir.

Müminler için Şevval ayının bir diğer güzel yönü ise hiç şüphesiz, Ramazan ayının sona ermesinden sonra yine Ramazan ruhunu yaşadıkları Şevval orucudur.

Şevval Orucu: Ramazan ayı ve bayramından sonra Şevval ayı içinde ‘altı gün orucu’ adıyla bilinen oruçtur ve tutmak sünnettir. Şevval ayının ilk günü yani Ramazan bayramının ilk günü oruç tutmak haramdır. Bayramın diğer günlerinde kaza veya nafile oruç tutulabilir. Peygamber Efendimiz buyuruyor:

“Ramazan ayında oruç tutup, ardından Şevvâl ayından da altı gün daha oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi olur.” (Müslim)

Oruç ayı Ramazan’ın tamamlayıcısı durumunda olan Şevval ayında tutulacak altı günlük oruç, bir Müslüman’a bütün bir yıllık oruç sevabı kazandıracaktır inşallah.

Bu altı günlük orucun bitişik olması, yani hiç ara vermeden tutulması mecburiyeti yoktur; aralıklarla da tutulabilir.

Bir de Ramazan içinde tutulamayan oruçlar varsa, önce o borç olanı tutmak da makul ve meşru olur. Bir an önce borçtan kurtulmayı düşünmek elbette çok yerindedir. Ancak ‘borcu sonra da tutabilirim’ diye de düşünebilir. Bu bir tercih meselesidir veya Şevval orucuna niyet edilirken borç oruçlara önce niyet edilmesi daha evladır. Her ikisi de caizdir.

Hiç şüphesiz Şevval ayı hem başlangıcı olan Ramazan bayramı hem de içinde bulundurduğu nafile oruç fırsatlarından dolayı müminlerin hayatında önemli bir yere sahiptir.

Fahriye Genç / Nisanur Dergisi - Haziran 2016 (55. Sayı)
 
21-06-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.