Mevlid Kandili

Fahriye Genç
Mevlid Kandili de Müslümanlar arasında her yıl ihya edilen mübarek gecelerden olup Resulullah (AS)`ın doğumudur. Müminlerin Rehberi, son peygamber Hz. Muhammed (SAV) 571 yılında Kameri aylardan Rebiül-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Miladi takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek gece bu yıl 22 Aralık Salı gününe denk gelmektedir.
‘Mevlid’ Arapçada ‘doğum, doğum zamanı’ anlamına gelmektedir.

Mevlid Kandili de Müslümanlar arasında her yıl ihya edilen mübarek gecelerden olup Resulullah (AS)`ın doğumudur. Müminlerin Rehberi, son peygamber Hz. Muhammed (SAV) 571 yılında Kameri aylardan Rebiül-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Miladi takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek gece bu yıl 22 Aralık Salı gününe denk gelmektedir.

İslam dünyasında hiç şüphesiz Allah`ın birer hediyesi olarak birçok mübarek gün ve gece bulunmaktadır. Bunların en kıymetlilerinden olan Mevlid Kandili yegâne rehberimiz olan Resulullah`ın doğumu olması itibari ile uzun soluklu bir rahmet ayına dönüşmektedir. İşte bu ayın başlangıcı konumunda olan bu mübarek gece, en güzel şekilde değerlendirilmeli ki bu muhabbet; gecelerden günlere, evlerden sokaklara ve meydanlara taşınabilsin.

Mevlid kutlamalarının tarihçesini göz önünde bulundurduğumuz vakit, Hulefâ-yi Râşidîn dönemiyle Emevî ve Abbasî devirlerinde de mevlitle ilgili bir uygulamaya rastlanmamaktadır. İslâm dünyasında mevlid merasimi ilk defa, Mısır`da hüküm süren Fatımîler tarafından tertiplenmiştir.

Sünnî Müslümanlarda ilk mevlid merasimi, Selahattin Eyyübi zamanında tertiplenmiştir. Mekke ve Medine’den sonra İslam coğrafyasının her tarafında birbirinden farklı şekillerde kutlanmıştır ve bu, bugüne kadar sürekliliğini korumuştur.

Mevlid kandilinin ihya edilme şekilleri zaman zaman değişiklik gösterse de genel itibari ile ibadet, zikir, Resulullah`ı anmak ve anlamak ile geçirilir.

İmam-ı Gazali şöyle diyor:

“Ahiret yolcusunun, ibadetle ihya edilmesi kuvvetle müstehab olan mübarek geceleri boş geçirmesi uygun değildir; çünkü bunlar hayır mevsimleri ve kârı bol olan gecelerdir. Kazançlı mevsimleri ihmal eden tüccar, bir kâr sağlayamadığı gibi, mübarek geceleri gafletle geçiren ahiret yolcusu da maksada ulaşamaz.”

İslam alimleri, sadece Mevlid Kandilini baz almamakla beraber bütün mübarek gün ve gecelerde yapılması gereken güzel ibadet ve hasenatları şu şekilde tavsiye etmişlerdir:

    Kur’an-ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli, uygun mekânlarda Kur’an ziyafetleri verilmeli, Kelamullaha olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

    Peygamber Efendimiz (SAV)’e salat-u selamlar getirilmeli; Onun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

    Kaza ve nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınarak kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

    Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girilmeli.

    Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; şimdinin ve geleceğin plân ve programı belirlenmeli.

    Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet bulunulmalı.

    Bol bol zikir ve evrad-u ezkarda bulunulmalı.

    Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı.

    Kişi kendine ve diğer mü’min kardeşlerine hatta isim zikrederek dualar etmeli.

    Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

    Gece ile ilgili ayetler, hadisler ve bunların yorumları; ilgili kitaplardan, ferden veya cemaaten okunmalı.

    Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va`z u nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.

    Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

    Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.

Bütün bu yapılan tavsiyeler Mevlid kandillerinde yapılabilir ve bunlara teşvik sağlanıp bu tür hayırlı davranışların yaygınlaşmasında rol alabiliriz.

Mevlid kandilinde bir veya iki günü kapsayacak bu ameller ile yetinilmemelidir. Mademki söz konusu Peygamberimiz (SAV)’dir, “Kutlu Doğum Haftaları” olarak da adlandırdığımız bu zamanlarda Peygamber Efendimiz’in hayatı, sünneti ve vizyonunu fırsat bulduğumuz her yerde anlatmalıyız. Bununla ilgili kişisel veya kurumsal her türlü etkinliğe katkıda bulunulmalıyız. Hatta bugünler, Peygamber Efendimiz (AS)’in daha iyi tanınması için başlangıç fırsatı olarak bilinmeli ve onun anlatılacağı dersler tertiplenip bütün bir yıla yayılmalıdır.

Bu günlerde özellikle Peygamber Efendimiz’in daha az bilinen yönlerine değinilmeli; toplumun Peygamberlerinin bütün yönleri ile haşir neşir olmasına vesile olmalı ve bu konudaki her çalışmaya büyük bir ihlas ile katkıda bulunulmalı.

Bütün bu tavsiye ve fikirler bilinmekle beraber, bize düşen önce kendi nefsimize sonra değerli müminlere bir hatırlatma mesabesindedir.

Selam ve dua ile.

Fahriye Genç / Nisanur Dergisi - Aralık 2015 (49. Sayı)
 


 
31-12-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.