Müminin Her Hali Duadır!

Fahriye Genç
El-Basir (Her şeyi hakkıyla gören) Allah`ın adıyla... “Gözler O`nu göremez. Hâlbuki O, gökleri görür. O eşyayı pekiyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” (En`am / 103)
El-Basir (Her şeyi hakkıyla gören) Allah`ın adıyla...

“Gözler O`nu göremez. Hâlbuki O, gökleri görür. O eşyayı pekiyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” (En`am / 103)

El-Basir ismi şerifi Kur’an-ı Kerim’de 41 kere geçmektedir.

Resulullah (AS) “Bir kimsede haramlardan alıkoyan Allah korkusu yoksa Allah o kimsenin işlediği bir şeye önem vermez” buyurmaktadır. Bunun manası “Eğer Allah`a isyan etmek istiyorsan, O`nun görmediği yerde asi ol” demektir ki; bu ise mümkün değildir. Çünkü O’ndan hali olunabilecek hiç bir yer ve zaman yoktur. Bunun için Allah`ın işlemiş olduğumuz her şeyi gördüğünü bilmemiz, hata ve günahtan azade olmak için kâfidir.

Bunun idrakinde olan müminler, her hallerini Allah`ın rızasına nail olacak şekilde düzenlerler. Yaptıkları her iş için Allah`ın yardımını diler, “Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gizliliklerini bilir. Allah yaptıklarınızı görendir” (Hucurat/18) ayetini hatırlayarak buna göre hayatlarının her anına Allah`ı koyarlar…

Duanın her an okunabilecek bir zikir olduğu inancıyla, müminlerin bazı durum ve hallerde okumaları gereken dualardan bazılarını ele alalım inşallah...

Ebu Hureyre (RA) diyor ki: Peygamberimiz (SAV) Sabah olunca şöyle derdi;

“Allah`ım! Seninle sabahladık, Seninle akşamladık. Seninle dirilir ve Seninle ölürüz. Senin huzurunda toplanacağız.” (Tirmizi)

Ebu Hureyre (RA) diyor ki: Hz. Ebubekir “Ya Resulallah, bana bazı kelimler öğret ki; onları sabah akşam söyleyeyim” dedi. O da şöyle dedi:

“Ey gökleri ve yeri yaratan, görüneni ve görünmeyeni bilen Rabbim! Ey her şeyin sahibi Rabbim! Şehadet ederim ki Senden başka ilah yoktur. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve ortaklığından Sana sığınırım.” (Tirmizi)

Halid bin Velid (RA) Resulullah (SAV)`a giderek “Ya Resulullah! İçimde bir tedirginlik, yalnızlık, ürkeklik hissi duyuyorum” dedi. O da yatağına çekildiği zaman şöyle dua etmesini buyurdu:

“Gazabından, azabından, kullarının şerrinden, şeytanların dürtmelerinden ve bana sokulmalarından Allah`ın eksiksiz kelimelerine sığınırım, de! O zaman şeytanlar sana zarar vermez ve yaklaşmazlar.” (Ebu Davut)

Hz. Aişe (R.Anha) diyor ki: Resulullah Efendimiz yanıma geldi. Ben öfkeli idim. Burnumun ucundan tuttu kıvırdı sonra da “Ey Ayşecik ‘Allah`ım! Günahımı bağışla, kalbimdeki öfkeyi dindir ve beni şeytandan koru’ de” diye buyurdu. (İbn-i Sünni)

Bu konuda yine Resulullah (SAV) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz öfke şeytandandır. Şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş de ancak su ile söndürülür. Bunun üzerine biriniz kızdığı zaman abdest alsın.” (Ebu Davut)

Urve bin Amir el-Cüheni (RA) diyor ki: Hz. Peygambere kuşkuyu-uğursuzluğu sordular. O da “Bunların en doğrusu işi iyiye yormaktır. Bu Müslümanı yolundan çevirmez. Hoşlanmadığınız uğursuz bir şey görürseniz şöyle deyin” diye buyurdu:

“Allah`ım iyilikleri ancak Sen getirebilir; kötülükleri ancak Sen def edebilirsin. Allah`tan başka gerçek kuvvet ve kudret sahibi yoktur.” (İbn-i Sünni)

Yukarıda da belirttiğimiz gibi... Evet, müminin her anı duadır, her hali duadır. Bu, en önemli hal ve durumlarda olduğu gibi en ehemmiyetsiz ve küçük görülen durumlarda da böyledir. Bu bağlamda sözü geçen dualar buna en güzel örnektir.

Enes (RA) diyor ki: Resulullah Efendimiz aynaya baktığı zaman şöyle derdi:

“Beni düzgün bir şekilde yaratıp kametimi diken, yüzüme şekil verip onu güzelleştiren ve beni Müslümanlardan kılan Allah`a hamd olsun.” (İbn-i Sünni)

Hz. Aişe (RAnha) diyor ki: Resulullah Efendimiz hoşuna giden bir şey gördüğü zaman şöyle derdi:

“Nimetiyle iyi şeylerin tamamlandığı Allah`a hamdolsun...”

Hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman ise şöyle derdi:

“Her halükarda Allah`a hamdolsun...” (İbn-i Mace)

Ey Rabbimiz! Bizleri her anı ve her halde Sen’i bilen ve zikreden kullarından eyle. (Âmin)

Fahriye Genç / Nisanur Dergisi - Ocak 2015 (38. Sayı)
 


 
23-01-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.