Niçin Evlilik?

Rana Çeçen
Evlilik, nesepleri güvence altına alan tek müessesedir. İnsan doğasında var olan muhabbet duygusunu da tatmin eder, kişiyi dış etkenlerden koruyan bir zırh gibidir. İffet ve namusun muhafazasının garantisi nikâhtır. Onun için de evlenmek kadar evlenilecek kişinin seçilmesi de çok önemlidir. Ancak o zaman sağlıklı bir aile yuvasından bahsedilebilir.
Bismillahirrahmanirrahim.

Yüce Allah (CC) insanın yaratıcısıdır. Ve yaratan, yarattığını en iyi bilen ve tanıyandır. (Mülk / 14) İnsanın dünya hayatındaki yaşantısını devam ettirebilmesi için bir aileye ihtiyacı vardır.

Aile sözlükte; “eklemek, toplamak” veya “akit yapmak” gibi anlamlara gelir. Dini ıstılahta ise; evlenme, karı koca arasında birlikte yaşamaya ve karşılıklı yardımlaşmaya imkân veren ve taraflara karşılıklı hak ve ödevler yükleyen bir sözleşme olan nikâh akdi ile bir araya gelen kadın ve erkeğin birlikteliğinden oluşur. Nikâh akdinin olmadığı yerde aileden bahsetmek mümkün değildir. İnsan yaratılıştan bazı duygularla yaratılmıştır. Bu duyguların helal yoldan tatmini için de yüce Allah (CC) bazı kurallar koymuştur.

Evlilik de bunlardan biridir. Evlilik aslen sünnet-i müekkede olmasına rağmen, iffet ve namusunu muhafaza edemeyen, harama düşme ihtimali çok yüksek olan kişiler için farz; evlenmediği taktirde harama düşeceğinden korkan, mehir, nafaka gibi maddi sorumlulukları yerine getirebilen kişiler için vacip; evliliğin gereklerini yerine getiremeyen kişiler için de haram olur.

Kur’an-ı Kerim’de evlilikle ilgili ayeti kerimelere baktığımızda evlilik ile bazı amaçların hâsıl olduğunu görürüz. Bu amaçlardan bir tanesi, insan neslinin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesidir.

“Ey insanlar! Sizi bir tek kişiden yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun” (Nisa / 1) buyuran yüce Allah “Biz sizi kabileler ve boylar halinde yarattık ki tanışasınız” (Hucurat / 13) ayetince de insanların farklı ırk ve dillerde yaratıldığını beyan eder. İşte evlilik, nesepleri güvence altına alan tek şeydir.

Yine evlilik, insan doğasında var olan muhabbet duygusunu da tatmin eder. “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum / 21)

Evlilik, kişiyi dış etkenlerden koruyan bir zırh gibidir. “Kadınlar size örtü siz de onlara bir örtüsünüz” (Bakara / 187) ayeti kerimesince, libaslarımız bizi nasıl ki soğuktan, sıcaktan ve diğer dış etkenlerden koruyorsa; nikâh ile bir araya gelen kadın ve erkek de birbirlerini gerek nefsin içten gelen vesveselerine, gerekse de dıştan gelen etkilere karşı öylece muhafaza eder, korurlar.

“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz bir hayâsızlıktır, kötü bir yoldur.” (İsra / 32) Bu emre uyabilmenin en sağlam yolu, Allah’ın helal kıldığı evlilik bağına yapışmaktır. İffet ve namusun muhafazasının garantisidir nikâh.

“İçinizdeki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lütfu ile zenginleştirir. Allah lütfu geniş olandır, her şeyi bilendir. Evlenmeye gücü yetmeyenler, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar…” (Nur / 32-33)

Bugün, insanlığın içine düştüğü buhranların sebeplerinin başında belki de, iffet ve namuslarını muhafaza edememeleri gelmektedir. Gün geçmiyor ki, taciz ve tecavüzlerden bahsedilmesin. Din, insanın yararına olmayan hiçbir şeyi kendisine emretmemiş ve yasaklamamıştır. Evlilik dışı ilişkileri cazip göstermeye çalışanlar, zarar kendilerine dokununca veryansın ederler ancak, çoğu zaman son pişmanlık fayda vermez. İnsan eşrefi mahlûkattır ancak, fıtratında olan şeyleri, hiçbir emir ve yasak dinlemeden tatmin etmeye çalışırsa, en vahşi hayvanlardan bile daha vahşi olabiliyor.

Evlilik kişinin dünya hayatı kadar ahiret hayatını da etkiler. Onun için de evlenmek kadar evlenilecek kişinin seçilmesi de çok önemlidir. Ancak o zaman sağlıklı bir aile yuvasından bahsedilebilir.

“Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve ayetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar.” (Bakara / 221)

Müslümana, ancak iman etmiş ve harama-helale dikkat eden bir eş yakışır. Aksi taktirde dünyada bazı faydalar elde etse de, ahirette bu mümkün olamayabilir. Çünkü yüce Allah (CC)’ın ifadesiyle, sadece fiziki özellikleri hoşa gidiyor diye, Ümmet-i Muhammed (SAV)’den olmayan kişiler ile bir hayat kurulursa; nefsi duygular tatmin edilse bile, onlarla beraber ateşe gidebilme ihtimali de vardır. Oysaki ahirette ateşin değil de cennetin talibidir herkes. 

Rabbim her Müslüman kuluna, cennete gidilen yolda dost ve yardımcı olacak bir eş nasip etsin. Cennet bahçelerinde nimetlenenlerden olabilmek dileğiyle…

Rana Çeçen / Nisanur Dergisi - Temmuz 2016 (56. Sayı)
 
18-07-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.