‘Nisanur Mutfağı’na Dair Bir Hasbihal

Elif Yüksek
Geçtiğimiz ay bazı il ve ilçelerde Nisanur Dergisi yazarları olarak okurlarımızla buluşma, yüz yüze görüşme imkânı bulduk elhamdülillah. Paylaşımlarımızın bir kısmını özel sohbetler oluşturduğu gibi büyük oranda Nisanur’u konuştuk; ‘nasıl daha verimli, daha kapsamlı olabiliriz’ üzerinde yoğunlaştık ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Bu etkinliklerimizde Nisanur Mutfağı’na ilişkin detayları da okurlarımızın küçük bir kitlesiyle paylaşma imkânı bulduk. Ve bu ay bu hasbihale sizler de dâhil olun istedik...
Varlığı ezeli ve ebedi, yegâne kanun koyucu olan Yüce Rabbimize hamd-u senalar olsun. Nebi-i Zişan Efendimize ve Ashab-ı Güzine salat-u selam olsun. Allah’ın rahmeti, bereketi, inayeti ve selamı üzerinize olsun.

Geçtiğimiz ay bazı il ve ilçelerde Nisanur Dergisi yazarları olarak okurlarımızla buluşma, yüz yüze görüşme imkânı bulduk elhamdülillah. Paylaşımlarımızın bir kısmını özel sohbetler oluşturduğu gibi büyük oranda Nisanur’u konuştuk; ‘nasıl daha verimli, daha kapsamlı olabiliriz’ üzerinde yoğunlaştık ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Bu etkinliklerimizde Nisanur Mutfağı’na ilişkin detayları da okurlarımızın küçük bir kitlesiyle paylaşma imkânı bulduk. Ve bu ay bu hasbihale sizler de dâhil olun istedik.

Evet, Rabbinin rızasını uman, Kur’an ile hemhal ve mutmain olan, evvelkilerin kıssalarından ibret alan bir birey, bir aile, bir toplum ve en nihayet bir ümmet taliplileri olarak yola çıkışımızdan bu yana yaklaşık dört yıl oldu. Her ay bir önceki aydan daha dolu bir dergiyle evlerinize konuk oluyoruz elhamdülillah.

Ailemizin Dergisi Nisanur evlerinize konuk olacağı için her ay adeta bir gelin edasında, aynı hassasiyetle hazırlanıyor. Sizlerle bu hazırlanma sürecine ilişkin bir takım detayları paylaşmak istiyorum.

Aziz dinimizin engin anlayışıyla gönülden gönle bir yol çizen Nisanur, bu yolda Sünneti Seniyye ile sebat ediyor inşAllah-u Teâlâ… Bu açıdan öncelikli olarak değinmek istediğim husus bir yayın kurulumuzun olduğu mevzuu.

Evet, istişarenin ehemmiyetine de binaen söz konusu yayın kurulumuzda dergimizin aylık dosya konusu, röportaj yapılacak isim ve söyleşinin içeriği, hangi yazarın konuyu ne açıdan ele alacağı masaya yatırılıyor. Alınan ortak karar neticesinde dosya konusu işleyecek olan yazarlara ve röportaj yapılacak isme ulaşılıyor. Yazılar birer birer gelmeye başladığında ise sayfa düzeni ve imla kurallarıyla işleniyor. Fax yoluyla veya başka bir şekilde gelen yazılar da worde aktarılarak en az birkaç kez ayrı tashihten geçiriliyor.

Tabi bu noktada bir bayan dergisi olması hasebiyle hem göze hem de gönle hitap etmesi gerektiği içindir ki tasarım aşaması itinalı ve haliyle epey uğraştırıcı oluyor. Kur’an ve sünnetin çizdiği kırmızıçizgileri olması nedeniyle de bu süreç derin bir boyut kazanıyor. Takdir edersiniz ki piyasada bu çizgide pek de argüman bulunmamakta. Bilhassa da ailevi fotoğraflar… Zaman zaman sizlerden fotoğraf talebinde bulunmamızın bir nedeni de budur.

Bu açıdan değerlendirirsek; Nisanur Mutfağı’nda özenle seçilen malzemeler, lezzeti kadar görünümü ve sunumunun da güzel olması için itinayla pişiriliyor. Her bir sunumunun aklı ikna ettiği gibi ve gönlü doyurduğu kadar göze de hitap etmesi isteniyor. Bunun için yoğun bir çaba sarf ediliyor. Bazen sadece bir yazının tasarımında kullanılacak argüman seçimi için bir gün ya da daha fazlası ayrılabiliyor. Tabi derginin kapak tasarımı en çok itina gösterilenler arasında.

Çoğunlukla koparıp da odanızın duvarına astığınız o sade resimler ve üzerinde yazılı ayet ve ya sözler bile öyle bir muhakemeye tabi tutuluyor ki; 56 sayfanın her birisinin süsü ve dizaynıyla mütefekkir bakışları üzerine çekebilecek bir cinsten olduğunu rahatlıkla belirtebiliriz.

Tüm bu aşamalardan sonra grafiker kardeşlerimizin özverili çalışmaları sonucu tasarım tamamlanarak baskıya hazır hale getiriliyor. Matbaaya gönderilmeden evvel çıktıları alınarak kâğıt üzerinde son bir tashih, son bir kontrol daha yapılıyor ve yayım tarihinden günler öncesi olmak kaydıyla baskıya gönderiliyor. Yani her ayın on beşinde elinize geçen derginizin süsü ve hazırlığı bu tarihten günler öncesi başlıyor ve yaklaşık iki hafta sürüyor.

Baskısı tamamlanan dergiler dağıtıcı kardeşlerimizce matbaadan alınarak yerel dağıtıcılara ve kargoya veriliyor. Temsilciliklere ulaşan Nisanur, burada satır satır, altı çizile çizile okunacağı hanelere girmeyi bekliyor. Ya da o nuruyla aydınlatmayı şiar edindiği hanelere bizzat dağıtıcılar eliyle giriyor. Özellikle ücra yerlere, uzak ve ulaşımı zor olan beldelere birçok sıkıntı ve zorluğu göğüsleyen fedakâr kardeşlerimizin gayretleri sonucu birazcık geç de olsa ulaşıyor elhamdülillah.

Evet, başından sonuna titiz bir çalışmanın ürünü olan Nisanur hanelere girebilsin, bireylere ulaşabilsin, aile mefhumunun başına çöreklenen amansız hastalıklar elini eteğini onun üzerinden çeksin, Kur’an’ın ışığıyla aydınlanan ve doyuma ulaşan bir nesil inşa edilsin diye çekilen bunca sıkıntıyı bertaraf etmek ve hatta büyük bir saadete dönüştürebilmek siz kıymetli okurlarımıza kalmış…

Sizlerle Nisanur mutfağında olan biteni paylaşmamızdaki asıl gaye de budur. Sizlerin o her bir yemeğin tadına ayrı ayrı bakmanız, bu lezzetlerden damağınızı mahrum bırakmamanız ve bu ilim irfan sofrasına başkalarını da buyur etmeye gayret göstermeniz; bu davet çalışmasının amacına bilfiil ulaşması bakımından oldukça önemli ve gereklidir…

Evet, madalyonun bir de arka yüzü var cihetinden sizlerle paylaştığımız tüm bu hakikatlere binaen sizlerden beklentimiz Nisanur’u elinize her ay aşkla ve büyük bir heyecanla almanız, hassasiyetle okumanız, eşe dosta tanıtmanız/sunmanız ve varsa öneri ve ya eleştirileriniz bizlere iletmenizdir.

Hem, büyük bir özenle ve zahmetle pişirilip tabağında güzelce süslenerek bize takdim edilen lezzetlerle dolu bir sofranın başına kurulmayıp tadına bile bakmadan onu öylece bir köşede bekletmemiz; en başta akıl, ruh ve gönül açlığımızı giderecek o nimetleri bize nasip edene bir saygısızlık olarak algılanmaz mı? O nadide sofraya elimizi bile sürmeyişimiz; perde arkasında çabalayan, vakit ayıran ve emek harcayan dimağlara bir haksızlık, bir liyakatsizlik sayılmaz mı?

İşte bu nedenle her birimiz Nisanur’un birer temsilcisi edasıyla çalışalım. Yaralı gönüllere, kullandığımız ve Allah’ın izni inayetiyle faydasını da gördüğümüz Nisanur ilacını tavsiye ederek ellerine ulaşmasını sağlayalım ve abonelerin sayısı arttıralım inşallah. Ki; ‘hayra vesile olan onu yapan gibidir’ nebevi hakikati gölgesinde bu hayır çalışmasında, bu davet çalışmasında, bu nurlu yolda ilerleyebilmede bizlerin de bir payı, bariz bir etkisi olabilsin…

Bilhassa öğrenci kardeşlerimiz bu hususta daha geniş bir imkân alanına sahip olduklarından ötürü bu konuya hassasiyetle eğilecek olurlarsa çok güzel çalışmalara imza atabileceklerdir.

Evet, kadın istismarı, aile ve namus kavramlarına yağdırılan ok yağmurları; şer odaklarının çalışma alanlarından sadece biri. Ancak kanaatimce toplumun ifsadında en etkin olanı… Bu nedenle bu sahada Allah’ın adıyla atacağımız her bir adım, batılın planlarını boyunlarına geçirecek ve adeta bombaları kendi ellerinde patlayacaktır.

Şu halde gelin, batıl ve şer bir çalışıyorsa bizler on, onlar yüz çalışıyorsa bizler bin çalışalım. Onlar günlerini bu uğurda feda ettilerse bizler gecelerimizden de feragat edelim. Edelim ki; nesillerimizle beraber batı menşeli bu bataklıkta kaybolmayalım. Ve değerli kardeşler Furkan Suresi’nin 74. Ayeti kerimesinin ayinedarlığını yapabilelim.

Rabbimiz bizleri Asr Suresi’nin gölgesinde yaşayanlardan eylesin. Bu temennilerle ve gereken hassasiyeti göstereceğinize dair tam bir inanç ile sizleri şanı yüce Rabbimize emanet ediyorum…

Elif Yüksek / Nisanur Dergisi – Ekim 2014 (35. Sayı)
 


 
23-10-2014 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.