Nisanur Yazarlarıyla Okuyucularının Buluşması Üzerine…

Aynur Sülün
Nisanur Dergisi, bir İslam’a davet çalışmasıdır. Allah Resulü (SAV) “Ya iyiliği emredip kötülükten sakındırırsınız, ya da gökten azap yağması yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanıza icabet edilmez” buyurmaktadır. Bizler toplumun ahlaksızlıktan, kötülükten kurtulması için Allah tarafından memur kılınan müminleriz.
Yaradan Rabbin adıyla başlarım!

Bizleri iman ve Kur’an nimetleriyle nimetlendiren ve bu nimetlerden nasiplenenlerle bir araya getirip kaynaştıran, bizleri birbirimize kardeş kılan Rabbimize hamdolsun.

Her ne kadar tüm okurlarımızla henüz bir araya gelememiş olsak da bazı il ve ilçelerde Rabbimiz, Nisanur okurlarıyla bir araya gelmeyi bizlere nasip eyledi. Artık mesafeler ortadan kalkmıştı. Akleden bir kalple, düşünüp tefekkür ederek, çeşitli araştırmalar yaparak “Acaba insanlığın sorunlarına nasıl çözümler üretebiliriz, hangi somut örneklerle konuyu daha iyi izah edebiliriz, kendimizi aydınlatırken başkalarına da ne şekilde ışık oluruz” derdiyle hazırlamaya çalıştığımız, ancak şimdiye kadar yazılarda buluşabildiğimiz okuyucularımızla bir araya gelmiştik.

Rabbimiz bizleri kardeş ilan etmişti. Hem de yalnızca Allah için olan bir kardeşlikti bu! Üstelik kan bağının ötesinde ve hukukuna riayet edildiği taktirde ‘arşın misafiri’ kılacak bir kardeşlik... Kardeşlerimizi, bizleri o sımsıcak yürekleriyle, hasretle beklerken bulduk. Her ne kadar birbirimizden uzakta olsak da Bediüzzaman Hazretleri’nin söylediği gibi mesafeler müminler için bir arada olmaya engel değildi aslında. Bediüzzaman’ı sürgüne yolladıklarında kardeşleri için ayrılık hasreti çektiği bir esnada kendisine “Aslında uzak olsak da biz hiç ayrılmadık ki, bedenlerimiz uzak olsa da ruhlarımız hep bir arada” diyerek teselli vermişti.

Bir arada bulunmanın sevinciyle yüreklerimiz “kardeşlerim” diye atarken; samimiyet, fedakârlık, sevgi dolu bakışların sıcaklığında ısındık ve birbirimizi yüz yüze görmeye, hissetmeye ne kadar da ihtiyacımız olduğunu bir kez daha anladık.

Konuştukça yürek kapılarımız ardına kadar açıldıkça açıldı. Zenginliğimiz, aydınlığımız olan dinimizin birleştiriciliği, bütünleştiriciliği yüreklerimizi kapladı.

Bacılarımızdan Nisanur Dergisi hakkındaki izlenimlerini; öneri, tavsiye ve beklentilerinin olup olmadığını sorduk. Bacılarımız her ay büyük bir merakla dergiyi beklediklerini, bir kadın ve anne olarak birçok sorun ve sıkıntılarına çözüm bulduklarını söylediler. Aynı zamanda Nisanur’la aile içi ve akrabalarıyla olan ilişkilerine de kalite kazandırdıklarını belirttiler.

Derginin amacına ulaşmış olması bizleri son derece memnun etmekle beraber bizleri bu hayır kervanında eyleyen Rabbimize hamd ettik. Bir de Nisanur’u alıp da tamamını okumayan, bu nedenle kendi sıkıntıları ve çocuklarını yetiştirme konusundaki sorunlarını gideremeyen kardeşlerimizin de olduğunu gördük. Aslında bu durum nimetin farkındalığını, önemini kazanamamış olmalarından kaynaklanıyordu.

Nisanur Dergisi, TV’nin ve kitle iletişim araçlarının, eğitim sisteminin zehir saçtığı bir zamanda Müslüman kadına ve aileye Allah’ın açtığı bir kredidir. Kur’an ve sünnet ışığında hazırlanan bir psikoterapi kitabıdır.

Bugün, sistemin şaşırtmasıyla ruhu hastalanan birçok kadın ya geçmişe takılıp kaldığından ya da geleceği yaşamayı arzu ettiğinden içinde bulunduğu zaman diliminde mutlu olmayı başaramıyor. Yine birçok kadın hayat şartlarına takıldığından gözünün önündeki nimetleri fark edemeyecek kadar şaşırtılmış. Sistem, kadınları psikoterapi odalarında dert anlatır hale getirdi. Fakat modern psikoloji ateizm üzerine bina edildiğinden kadına reçete sunamıyor. Ruhu hasta olan kadınlar hem kendi çocuklarına, hem de kendilerine kıyameti yaşatıyorlar. İşte kadının eliyle, çocukların ve ailenin tarumar edildiği bir dönemde Nisanur Dergisi, kadın için Kur’an ve Sünnet ışığında hazırlanan bir psikoterapi kitabıdır. Önemseyerek okuyan birçok kardeşimizin psikolojik olarak ne kadar rahatladıklarını, huzura erdiklerini, ilaçlarına kavuştuklarını onlarla bir araya gelince daha iyi idrak etmiş olduk.

Bazı okurlarımız yazılarda kendilerini bulduklarını, gözyaşlarıyla ve defalarca okuduklarını söylediler. Kendilerinin ruh hallerini nasıl bu şekilde yansıtmaya çalıştığımızı merak ediyorlarmış. Onlara sözlerin kalemimizden değil, yüreğimizden döküldüğünü, bazen defalarca yazdığımız bir yazıyı gözden geçirip “Acaba bu konuyu daha hangi açılardan ele alabiliriz?” diye üzerinde uzun uzun düşündüğümüzü anlattık. Amacımızın sorun ve sıkıntılara ilaç olmaya çalışmak olduğundan o yönde kafa yorduğumuzu, çeşitli araştırmalar yaptığımızı ve bir okul edasıyla Nisanur’u hazırlamaya çalıştığımızı söyledik.

Nisanur’u okuyan bacılarımıza düşen görev artık yalnızca okumak ve aile hayatına uygulamakla sınırlı değildir. Şaşırtılmış, bunalmış; mutluluğun yolunun kapitalist sistemin ekonomik çarkına hizmet etmekten ve devamlı hazlarını tatminden geçtiğini zanneden, Sistem tarafından bir et yığını haline getirilmeye çalışılan kadınlara Nisanur Dergisi gibi bir nimeti ulaştırmaları artık tüm okuyucularımızın yüklenmesi gereken bir misyondur.

Anneliği çalındığı için evlatlarını nasıl yetiştireceğini bilemediğinden; dört bir taraftan manevi günahların saldırısına uğrayan çocuklarını ahlaksızlığın pençesine düşüren annelerin Nisanur Dergisi’ne ihtiyaçları vardır. Her kardeşimizden Nisanur Dergisi’nden en azından 2’şer tane alıp çevresindekilere hediye etmesini, onlara önemini kavratmasını ve abone olmaları için çabalamasını bekliyoruz.

Nisanur Dergisi, bir İslam’a davet çalışmasıdır. Allah Resulü (SAV) “Ya iyiliği emredip kötülükten sakındırırsınız, ya da gökten azap yağması yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanıza icabet edilmez” buyurmaktadır. Bizler toplumun ahlaksızlıktan, kötülükten kurtulması için Allah tarafından memur kılınan müminleriz. Bu memuriyetimizle her birimiz kendi çevremizdeki ailelere el uzatmadığımız taktirde; çocuklarımızı dinsizleştirmek, ahlaksızlaştırmak ve kötü alışkanlıkların pençesine düşürmek için tutuşturulmuş ateş bizim çocuğumuza da bulaşır –Allah muhafaza-.

Üstelik Nisanur Dergisi’ni kalkındırdığımız oranda aileleri, gençleri, çocukları onarıcı, yol gösterici, inançsızlık batağından kurtarıcı programlar yapma, etkinlikler düzenleme, bir takım kurumlar açabilme imkânı da elde etmiş olacağız inşallah.

Bu konuda tüm bacılarımızdan büyük bir gayret ve fedakârlık bekliyoruz. Sizler uğraşılarınıza rağmen abone yapamasanız bile en az iki dergiyi bir başkasının kurtuluşu için hediye alın. Bu toplumun sizlerle inşa olmaya, onarılmaya ihtiyacı var. Rabbimiz biz yazarları ve siz okuyucuları her daim insanlığa faydalı kılsın. Âmin…

Aynur Sülün / Nisanur Dergisi - Ekim 2014 (35. Sayı)
 


 
25-10-2014 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.