Nurlu Doğumla Doğmak

Fahriye Genç
Mevlid; doğum, doğum zamanı manasına gelmektedir. Özel anlamıyla Peygamber Efendimiz (SAV)’in mübarek doğumunun gerçekleşme olayına denir. Mevlid Kandili’ni bu yıl 11 Aralık Pazar gününü 12 Aralık Pazartesi gününe bağlayan gecede idrak edeceğiz.
Mevlid; doğum, doğum zamanı manasına gelmektedir. Özel anlamıyla Peygamber Efendimiz (SAV)’in mübarek doğumunun gerçekleşme olayına denir. Mevlid Kandili’ni bu yıl 11 Aralık Pazar gününü 12 Aralık Pazartesi gününe bağlayan gecede idrak edeceğiz.

Her mübarek gün ve gecede olduğu gibi Müslümanlar olarak bu geceyi de, en güzel şekilde geçirmek ve idrak etmek durumundayız.

Mevlid kandilini ihya etme şekilleri zaman zaman değişiklik gösterse de genel itibari ile ibadet, zikir, Resulullah (SAV)`ı anma, anlama ve anlatma ile geçirilir.

Hemen hemen hepimiz mübarek gün ve gecelerde yaklaşık olarak neler yapıldığını biliyor ve bunları yerine getirmeye gayret ediyoruz. Gelin bugün bu yapılanlara süreklilik arz edecek bir bakış açısı ile bakalım ve bundan sonra kandil günlerini bu şekilde ihya edip hayırlı başlangıçlara vesile kılalım…

Kur’an–ı Kerim okuyalım! O Kur’an ki her günümüzde olmalı; sadece okumakla yetinmemeli, mealen de haşir neşir olmalıyız. Kur’an’ı öğretme gayretinde olmak, Resulullah`ın mesajına verdiğimiz ehemmiyetin en güzel örneği olacaktır muhakkak.

Peygamber Efendimiz’e salât ü selâmlar getirmeli; bu zikri günlük hayatımızın vazgeçilmez kelamı kılmalıyız. Ki; sevileni hatırda tutmak sayılı günlerle olmamalı.

Daha çok kandil günlerinde kıldığımız kaza ve nafile namazlarını, elimizden geldiğince bütün zamanlarımıza yaymalı, günlük nafile namazlarını kılmayı alışkanlık haline getirmeye gayret etmeliyiz.

Tefekkür ve geçmiş muhasebesi sadece bu tür gecelerde değil başımızı yastığa koyduğumuz her anımızda olmalı ve kandil geceleri bu tefekkürün meyvelerini aldığımız zamanlara dönüşmeli.

Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar etmeli; sadece idrak edilen geceyi değil her gecemizi son fırsat bilerek tevbelerimizi daim etmeliyiz.

Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle camilerde kılınmalı ve bu vesile ile cemaatle namazı evde/camide imkânımızın olduğu her yerde hayatımıza almalıyız.

Kişi kendine ve diğer Mümin kardeşlerine hatta isim zikrederek dualar etmeli. Kandil geceleri dualarımızın kabulü için fırsat olarak bilinmeli; gündüzlerinde ise mümkünse oruç tutulmalı.

Müminlerle helalleşmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı, gönüller alınmalı ki; nurlu doğumunu kutladığımız Peygamber efendimiz (SAV)`i anmanın sadece kelam nispetinde değil bilfiil hayatımızda olduğunun idrakinde olmalıyız.

Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlemeli. Mevlid kandili bu kutlu yolculuğun başlangıcı olarak bilinmeli ve o gece Resulullah`ı okumak, anlamak, anmak ve anlatmak için kendimize sözler vermeliyiz.

Düşünelim; bütün ihtişamı ve güzelliği ile üzerinde yaşadığımız dünya bile Allah (CC)`ın izni ve inayetiyle çeşitli evrelerden geçiyor, yaşıyor, yoruluyor, zayıflıyor, zor kışlar atlatıyor; fakat yeniden doğmak için bahar veriliyor ona… Bu onun müjdesidir, tekrar diriliyor.

Peki, ya zayıflığı ile nam salmış insanoğlu? Onun da kendini unuttuğu, zayıfladığı, ruhunun yıprandığı belki karardığı zamanlar olmuyor mu? Elbette oluyor… İşte bu kutlu mevsim, yeniden dirilmemiz için bize verilen müjdelerden bir tanesidir, insanlığın baharıdır.

Gelin, bu nurlu doğum gecesi bizim şuurlu birer Müslüman olarak yeniden doğmamıza vesile olsun. Gelen her kutlu mevsim, Onu bilmeyenlerin Ondan haberdar olduğu, Onu okuduğu ve Onu anladığı müjdeli günlere dönüşsün.

Gelen her kutlu mevsimi bizim için fırsat bilmeli ve “ben bu yıl Resulullah`ın hayatını kendi hayatıma daha ne kadar alabilirim, bunun için neler yapabilirim” endişesinde olmalıyız. Ve bu kutlu mevsim için yapılan her çalışmaya büyük bir ihlas ile katkıda bulunmalıyız.

Fahriye Genç / Nisanur Dergisi - Kasım 2016 (60. Sayı)


 
23-11-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.