Ramazan Kendine Dönme Zamanıdır

Aynur Sülün
Şimdi Ramazan’la erme zamanı… Kendine dönme… Kendi rüzgârında serinleme… Yalancı rüzgârların tahakkümünden kurtulup; kendi rüzgârınla esme zamanı… Gönülde yuvalanmış, kök salmış tüm süfli duyguları kökünden söküp savurma zamanı… Savrulmamak için savurma… Köklü bir temizlik yapma zamanı…
Şimdi Ramazan’la erme zamanı… Kendine dönme… Kendi rüzgârında serinleme… Yalancı rüzgârların tahakkümünden kurtulup; kendi rüzgârınla esme zamanı… Gönülde yuvalanmış, kök salmış tüm süfli duyguları kökünden söküp savurma zamanı… Savrulmamak için savurma… Köklü bir temizlik yapma zamanı…

Şimdi kendi baharını yaşama zamanı… Kur’an suyuyla fıtratın rengârenk çiçeklerini sulama… Kokusunda coşma zamanı… Fıtrata serpiştirilmiş tohumları birer filize; sonra dallanıp budaklanıp meyve veren bir ağaca dönüşmesi için uyandırma zamanı… Bu bahar şenliğini harf harf, hece hece, satır satır yaşama zamanı…

Şimdi ahirette yaşanacak o büyük buluşmanın provalarını yapma zamanı… Varlığını, Halık’ının varlığında kül edip cevhere dönen, “Kavuştum sevgiliye ama hasretim henüz bitmedi” diyen Muhyiddin-i Arabi’yi anlama zamanı…

Halık’ına hasret kalmış ruha, bu küçük buluşmaları yaşatıp; büyük buluşmanın özlemiyle, hayata devam etme zamanı…

Şimdi kirlenmiş, paslanmış idrakı Ramazan yağmurlarıyla yıkama zamanı. Gün kararıp ay tutulduğunda… Yol/iz kaybolduğunda… At iziyle it izi birbirine karıştığında… Meçhullerin bilinmezliği arasında bocaladığında… Kaybolan yolu ‘ferasetin pusulasıyla’ bulma… Meçhulleri aydınlatma… Tüm gerçekleri örten perdeleri kaldırma adına ‘basiret nurunu’ elde etme zamanı…

“Müminin ferasetinden korkun, çünkü o bakınca Allah’ın nuruyla görür.”(1)

Şimdi Rabb’e münacaatları artırıp, ‘Furkan’a(*) erme zamanı… Batılın tüm maskelerini düşürebilme; hakkın içine batırdığı zehirli iğneyi görebilme… Ve pazarladığı popüler İslam, seküler İslam, sosyalist İslam, ılımlı İslam tuzaklarını görebilme... Boğulmak üzereyken eline uzatılan Hakkın ipiyle batılın ipini boz bulanık suda seçebilme… “Vela entüm abiduna ma a’bud. Lekum dinikum veliye din” ahdine sadık kalabilme adına… Batılla orta yolda buluşmanın, beraber yol almanın mümkün olmadığı inancında sabit kalabilme adına ‘Furkan’ın gücüne sahip olma zamanı…

“Ey iman edenler! Eğer Allah’tan korkarsanız o size furkanı (hakla batılı ayırma gücü) verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.”
(Enfal / 29)

Şimdi Hz. Yusuf (AS) gibi samimiyet testlerinden başarıyla geçme ve  ‘burhan’a(**) erme zamanı… Günaha teşviklerin arttığı, direncin zayıfladığı… Üzerine sıklet kırbaçlarının indiği… Kafanı bozan şeylerin sivrisinek gibi etrafında vızıldayıp canını yaktığı… Tüketim ve şehvet tuzaklarının arttığı… Ve tam bunca çekişmenin arasında hırpalandığın bir zamanda… Toparlanıp, doğru yolda kalabilmek adına, ‘burhan’ı görenlerden olma zamanı…

“Eğer Rabbinin burhanını (ikaz ve işaretini) görmeseydi kadına meyletmişti. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi) gönderdik… Şüphesiz o ihlaslı kullarımızdandı.” (Yusuf / 24)

“Kendilerini kötülüklerden koruyanlar, şeytan tarafından bir vesveseye duçar edilince Allah’ı hatırlar ve hemen doğru yolu görürler.” (A’raf / 201)

Şimdi ‘hikmete erme’ zamanı… Kalbin nuruyla görebilme, doğru terazide tartabilme, her şeyin hakkını takdir edebilme… Suretten manaya inebilme adına… Kalbin aklıyla düşünebilme… Akıl ile kalp arasında bir köprü kurabilme… Aklı putlaştırıp kalbi devre dışı bırakanlara karşı bir aşk inkılabı yapabilme adına… Hikmet sahibi olan Yaradan’dan hikmeti isteme zamanı…

“Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona birçok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşüp ibret alırlar.”
(Bakara / 269)

Şimdi ‘sekinete’ erme zamanı. Telaşların ateşinden tevekkülün gölgesine sığınma…  Belini sağlam bir dayanağa yaslama… Tevekkülün serin sularından içip, gam ve kederlerden huzura erme zamanı…

“Doğrusu güldüren de O’dur, ağlatan da O’dur” (Necm / 43) kelamını sindirip; sebeplerin zincirinden azade olma ve tüm iradelerin üzerindeki iradeye bağlanma zamanı…

Şimdi ‘dosdoğru olma, dosdoğru kalma’ direnci kazanma zamanı… “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” emriyle saçları ağaran Nebi’nin ayak izlerini takip edebilme… “İman ettim de ve dosdoğru ol” ihtarına uyma… “Elinden ve dilinden emin olunan olma” zamanı… Sadıklardan olma, Sıddıklar defterine yazılma, “Dil düzgün olursa kalp düzgün olur, kalp düzgün olursa iman düzgün olur” hadisini ölçü alma… “Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız ya hayır konuşun, ya da susun” ihtarıyla dili hayra alıştırma zamanı…

Şimdi “ve nahleu ve netrüku men yef cüruk” sözüne sadık kalma zamanı… Zulmün saltanatı dal budak salmış, kilometrelerce derine kök atmış olsa da; o ağacı kökünden sökene kadar çalışmaya ahdi tazeleme zamanı… Onların mazlum ve mustazaf bıraktığı ümmetin acılarını sırtlanma zamanı… İnsanlık hak ve adalet ölçeğine sahip olana kadar çalışmaya ahdetme zamanı...

Şimdi Ramazanla kendine dönme zamanı… Hakk’ın gücüyle güçlenme… Hakkın boyasıyla boyanma… Hakkın silahını kuşanma… Hakkın zırhını giyme zamanı…

Şimdi Hakk’a erme zamanı…

Kaynaklar:
1- (Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 16, Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, 1, 24)
(*) Hakla batılı ayırt edebilme gücü
(**) Allah’ın ihlaslı kullarına gönderdiği ikaz ve işaret


Aynur Sülün / Nisanur Dergisi – Haziran 2017 (67. Sayı)
 


 
08-06-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.