Resulullah’ın Gözüyle Bakılabilse

Rana Çeçen
Resulullah (AS)’ın, hanımların haklarına riayet ile ilgili hadis kitaplarında onlarca hadis-i şerif vardır. İnsanların en hayırlılarının kadınlara en iyi davrananlar olduğunu ve kendisinin de kadınlara karşı en iyi davranan olduğunu ifade etmiştir.
Bismillahirrahmanirrahim.

Her Müslüman kadının en büyük isteği Resulullah (SAV)’ın ahlakıyla ahlaklanan bir eşinin olmasıdır. Çünkü Resulullah (AS), peygamberlik vazifesi bir yana bir insan olarak, bir erkek olarak, bir eş olarak mükemmel bir insandı.

O, kadınları çok iyi tanıyan, kadın ruhundan çok iyi anlayan biriydi. Hz. Hatice (R. Anha) ile başlayan ve Hz. Meymune (R. Anha) ile nihayetlenen evlilik hayatı boyunca iyi-kötü, hiçbir günde, hiçbir hanımına el kaldırmak bir yana, kalplerini kıracak, onları gücendirecek bir sözü ve hareketi bile olmamıştır.

Bazen onlarla şakalaşır, bazen sohbet eder, bazen istişare eder, bazen yarışır, bazen de ev işlerinde yardımcı olurdu. Bütün insanlığın Ondan öğrenecek o kadar çok şeyi var ki… Yazılan kitaplar, ortaya konulan tezler, hiç birisi Resulullah (AS)’ın bu konudaki davranışlarının çeyreği bile olamaz.

Sahabelerden birileri bir gün Resulullah (AS)’ı yemeğe davet etmişlerdi. O ise “Eğer hanım da gelirse olur.” diye cevap vermişti. (Müslim)

Hanımları arasındaki ufak tefek anlaşmazlıklara da çoğu zaman tebessüm ederek, onlara çözüm yolu göstermekle karşılık vermiştir.

Safiyye validemiz çok güzel yemek yapardı. Bir defasında Resulullah Efendimiz Hz. Aişe validemizin odasındayken Ona yemek yapıp göndermişti. Bunun karşısında Hz. Aişe validemiz bir kıskançlık hissetmiş ve kendisini bir titreme sarmıştı. O kadar ki, yemek tabağını aldığı gibi yere atıp kırmıştı. Resulullah (AS) sesini çıkarmamış, sabır ve tahammülüyle işin sonunu hayra çevirmişti. Bir süre sonra Aişe validemiz pişman olmuştu. Hatta sadece pişmanlıkla yetinmemiş, aynı zamanda bunun kefaretini de sormuştu. Resulullah (SAV) da kefaretinin tabağa aynıyla tabak, yemeğe misliyle yemek olduğunu bildirmişti. (Ebu Davud, Nesai)

Yine bir defasında Hz. Aişe bir bulamaç pişirmişti. Peygamberimiz (SAV), sofraya eşlerinden Hz. Sevde (R.Anha) ile birlikte oturdu. Peygamberimiz iki hanımının ortasında oturuyordu. Hz. Sevde bulamacı yemiyor, Hz. Aişe yemesi için ısrar ediyordu. Hz. Sevde ise yememekte ısrar ediyordu. Hz. Aişe “Yemezsen yüzüne sürerim” diyor. Hz. Sevde yememekte ısrar edince Hz. Aişe bulamacı onun yüzüne sürür. Bunun üzerine Peygamberimiz Hz. Sevde’nin elini alıp bulamaca batırdı. “Sen de ona bulaştır” dedi. Daha sonra onların halini gülerek izledi.

Resulullah (AS)’ın, hanımların haklarına riayet ile ilgili hadis kitaplarında onlarca hadis-i şerif vardır. İnsanların en hayırlılarının kadınlara en iyi davrananlar olduğunu ve kendisinin de kadınlara karşı en iyi davranan olduğunu ifade etmiştir.

Hanımlarına olan sevgi ve muhabbeti, her hanımın özlem duyacağı türdendi. Efendimiz (SAV), Hz. Aişe ile yemek yerken bir şeyi önce onun içmesini ister, sonra da özellikle onun ağzının değdiği yerden içerdi. Şayet et yiyorlarsa, Hz. Aişe’nin elindeki parçayı alır, onun ağzının değdiği yerden ısırırdı.

Hz. Aişe validemizin (R. Anha) “Ya Resulullah! Bana sevgin nasıl?” Sorusu üzerine, “Kördüğüm gibi” diye cevap vermiştir. Aradan biraz zaman geçtikten sonra Hz. Aişe validemiz bu defa da, “Kördüğüm ne âlemde” diye sorunca, “İlk günkü gibi” diye cevaplamıştır.

Kadınların yaratış özelliklerini çok iyi bilen Allah Resulü (SAV) onlara karşı hep şefkatli, muhabbet dolu, yardımsever bir eş olmuştur. Onların isteklerini hiçbir zaman göz ardı etmemiştir. Hz. Aişe validemiz anlatıyor:

“Peygamberimiz oturuyordu. Birden insanların ve çocukların gürültüsünü işitti. Bir de baktık ki Habeşli dans ediyor, insanlar etrafını sarmışlar. Bana: ‘Aişe gel bak’ dedi. Yanağımı omzuna koydum, iki omuzu arasından bakmaya başladım. ‘Doymadın mı Aişe?’ demeye başladı. Ben de bana verdiği değeri anlamak için ‘Hayır’ diyordum. Yorgunluktan ayaklarını değiştirdiğini, bir birine, bir ötekine bastığını gördüm.”

Kadınlar kendilerine iltifat edilmesinden, güzel lakaplarla çağrılmaktan hoşlanırlar.
Veda Haccı için yol alırlarken, güzel sesiyle şiirler okuyan ve Hz. Peygamber’in eşlerini taşıyan bu esnada develerin hızlanmasına, dolayısıyla da hanımların tedirgin olmasına sebep olan Enceşe isimli köleye şöyle seslenmişti Allah’ın Resulü (AS):

“Enceşe, aman kristalleri kırma! Dikkatli taşı!”

Yine Hz. Aişe için; “Dininizin yarısını bu Hümeyra’dan alınız” diyerek iltifat etmiştir. Sahabe, Allah Resulü’nün bu hassasiyetinin farkındaydılar ve şöyle diyorlardı:

“Peygamberimiz zamanında eşlerimize çok iyi davranmaya başladık. Korktuk ki kadınlar hakkında ayet iner de, biz erkekler mahvoluruz diye…”

Şüphesiz Efendimizin tüm bu hassas yaklaşımları, kadının nazenin yapısını bilmesinden ve buna mukabil kırıp üzmek istememesinden kaynaklıydı. En çok da duygu dünyası allak bullak olan bir kadının, düşünce dünyasının da harap olacağı ve bunun davranışlarına doğal olarak yansıyacağı hakikatini idrak etmesinden…

Rana Çeçen / Nisanur Dergisi - Aralık 2016 (61. Sayı)

 
24-12-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.