Sahi Nedir Güzelin Güzeli?

Rumeysa Durmaz
Bir işi sorumluluk gereği sıradan bir şekilde yapabilir insan. Ama onu estetik bir şekilde yapmak, hem yapılan işe hem karşıdaki insanlara verilen değeri ifade eder. Muhabbeti canlı tutar.
Bir işi sorumluluk gereği sıradan bir şekilde yapabilir insan. Ama onu estetik bir şekilde yapmak, hem yapılan işe hem karşıdaki insanlara verilen değeri ifade eder. Muhabbeti canlı tutar.

Misal, bir sofra hazırlanacak... Yemeklerin lezzeti kadar sunumuna da özen göstermek gerekir. Sofra düzeniyle, tebessümüyle, tatlı sohbetiyle, zarif duruşuyla acele etmeden yemeğini yemesiyle kadın, estetik bir sofra ve estetik bir duruş sergileyebilir. Tüm bunlarla birlikte o yemekte doyan sadece mide olmayacaktır. Gönüller doyacak; ruhlar sükûna erecektir biiznillah.

Esasen her kadın zarafet, incelik ve güzelliklerle doludur. Fıtratı letafet üzerinedir. Kadın, harabeleri sıcacık yuvalara dönüştürüp güzelleştire de bilir, en konforlu lüks evleri ruhsuzlaştırıp harabeye de çevirebilir... Bunun için her kadın, öncelikle kendi kişiliğini ve konumunu iyi bilmelidir.

Yine bir anne de kendisindeki fıtri temayüllerin tesiriyle, kucağında/eteklerinde büyüyüp gelişen çocuğunu gayet güzel bir şekilde yetiştirebilir. Bu potansiyele, bu güce sahip kılınmıştır Rabbi tarafından. Sevgisiyle, şefkat ve ilgisiyle çocuğunun hayatında, kişilik gelişiminde, yönelişlerinde, ahlakında büyük yer edinir. Elbette bu yer ediniş, olumlu manada tezahür ettiği gibi olumsuz manada da tezahür edebiliyor…

Her anne, çocuğuna kazandırmak istediği değerleri kendisi yaşayarak, çocuğuna örneklik etmelidir. Misalen; giyinişinde özenli, temizliğinde dikkatli, ev düzeninde uyumlu, oturup kalkmasında edepli, yaptığı yemeği servisinde titiz, konuşurken ses tonunda ahenkli olmalıdır. Hâsılı her işinde estetiğin izleri görülmelidir... Zira güzellik, yapılan işlerin değerini artırır.

“Güzelin güzeli, güzel ahlaktır.” (İbn-i Asakir)

Güzel ahlaklı bir çocuk yetiştirmek için çocuğa değer vermek ve bu değeri ona hissettirmek önemlidir. Yoksa kendisini ailesinde değersiz hisseden çocuk, kendisine değer veren başkalarının değerlerini -yanlış da- olsa benimseyebilir ki; ne yazık ki örnekleri çoktur.

Diğer yandan, gün içinde işlerini yetiştirmek için sürekli bir koşturmacanın içinde olan anneler, çocuklarını da “Hadi çabuk çabuk!” söylemleriyle telaşlandırabiliyorlar. Bu durumda çocuk, aceleci ve özensiz bir yaşama alışıp “Şu işimi güzelce yapayım!” yerine, “Hemen yapıp işin içinden çıkayım!” Düşüncesiyle estetik ve özeni işlerinin dışında tutabiliyor. Haliyle bir işi önce yavaş da olsa özenli yapmaya alıştırılmalıdır. Tecrübe arttıkça pratiklik zamanla oluşacaktır zaten. Bunun için anne, yavrusunu sabırla beklemeyi bilmelidir.

Bu bağlamda anneler olarak, tamamı estetik harikalarla dolu kâinatımızı gözlemlemeli, tefekkür etmeli, güzelliklerin farkına varmaya çalışmalı ve çocuklarımızda farkındalık oluşturmak için çalışmalıyız. Birlikte bir böceği, bir çiçeği, bir yaprağı, yıldızları, gün doğumunu, gün batımını vs. izleyebiliriz mesela.

Hep baktığımız, baktıkça içimizde giderek sıradanlaştırdığımız sayısız estetik harikalarına bir bakışı da, görmek adına birlikte atabiliriz. Nitekim doğanın estetiğinden, uyumundan insanlar hep etkilenmiş, bunu sanata ve hayatlarına yansıtmışlardır.

En mühimi de estetiğin en mükemmelini hayatımızın her yönüne dâhil etmek adına; en güzel örneğimiz, rehberimiz, her işi, hareketi, sözü, hayatının her anı güzelliklerle dolu, güzeller güzeli Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)`i iyice tanımalı ve tanıtmalıyız çocuklarımıza. Tabi en evvelinde Onun (AS) bizlere okuduğu Kur`an`ı hayatımıza rehber edinmeliyiz. Hakikattir Kur’an ışığında okuduğumuz insanoğlu, evren ve tüm varlıkların bilgisi sanatın doruklarında…

Evet, sanat da estetiğin bir parçasıdır. Estetik ise hem sanatı hem doğayı hem davranışları kısaca güzelliğe ilişkin her şeyi içine alır. Ve hayatımızda vazgeçilmez bir önem teşkil eder ki; “Allah (CC) güzeldir, güzel olanı sever” hadisi de bunun açık bir ifadesidir.

Sanat ve estetik fıtratımızda var elhamdülillah. Her şeyin güzelini sever, değer veririz. Her şeyi güzelleştirmek isteriz. Ama insan tertemiz fıtratında var olan bu değerlerin farkında olmayıp köreltebiliyor ne yazık ki. Bunun için çocuğun ilk öğretmeni olan ve çocuğunun eğitiminde abartısız yüz öğretmen gücüne sahip olanlar -yani anneler- olarak, çocuklarımıza sanat ve estetik ruhunu nasıl kazandırabileceğimiz üzerinde kafa yormamız şart.

Evet, fıtratta var olan bu değerleri gün yüzüne çıkarması için çocuklarımıza nasıl rehberlik edip yardımcı olabiliriz, bunu düşünelim. Öncesinde ise iyi bir model olmaya bakalım. Gerisi adeta çorap söküğü gibi gelecektir. Ve geleceğin nitelikli, düzenli, programlı, hoşgörülü, faydalı; salih bireyleri hanelerimizden çıkacaktır inşallah…

Hayatı ve evreni hikmet nazarı ile temaşa eden dolası ile incelik ve güzelliklerle dolu evlatlar yetiştiren annelerden olma dua ve temennisi ile. Allah (CC)’a emanet olunuz…

Rumeysa Durmaz / Nisanur Dergisi - Ağustos 2016 (57. Sayı)
 
26-08-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.