Sevgiden Dem Vuranlara!

Rumeysa Durmaz
İyi biliniz ki sevgi fedakârlık ister, sevgi sadakat ister, sevgi karşılık bekler ve sevgi ispat ister! Sevginin yalnızca sözünü eden, sevgiyi dilden gönle indirememiş olan kimse de iyi bilmelidir ki, bu hal ve tavrı, sevgiye ve sevdiğini iddia ettiği kimseye hakaretten ve eziyetten başka bir şey değildir!
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine:

“Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?”

“Bakın, göstereyim” demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da ‘derviş kaşıkları’ denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş, sofradakilere; “Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Peki!” deyip içmeye çalışmışlar.

Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç karınla kalkmışlar sofradan.

“Şimdi…” demiş ermiş, “sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.”

Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu kez. “Buyurun” denilince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

“İşte!” demiş ermiş ve eklemiş:

“Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve kendini doyurmayı düşünürse, o aç kalacak! Ve her kim kardeşini düşünür ve doyurursa, şüphesiz o da kardeşi tarafından doyurulacak! Ve şunu da unutmayın; hayat pazarında alan değil, veren kazançtadır daima. Düşünün! Siz bu sofradan doyarak mı kalkardınız yoksa aç mı?”

“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” derler hani… Sevgi de tıpkı bunun gibidir. “Lafla peynir gemisi yürümez” derler ya hani, sevgi de tıpkı öyledir! Sevgiden dem vuranlar iyi bilmelidirler ki sevgi ispat ister!

Sevgi deyince akla ilk gelmesi gereken; sevgiyi yaratan, gönüllere yerleştiren ve sevgiye en çok layık olan Yüce Rabbimiz ve her fırsatta ümmetinin mağfireti için Rabbine el açıp dua eden, şüphesiz bizi bizden çok seven Peygamberimizdir.

Evet, sevgi karşılık bekler ve sevgi ispat ister! Resulallah (SAV)’in sahabesi, sevgilerini ispat etmek için “Anam, babam Sana feda olsun Ya Resulallah” derlerdi. Fakat bu asla lafta kalmazdı. Yeri geldiğinde analarını da, babalarını da, mallarını da, evlatlarını da, canlarını da Allah ve Resulü’nün yolunda gözlerini kırpmadan feda etmişlerdir.

“Müminlerdendir o erler ki Allah`a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de sırasını beklemektedir. Onlar, ahitlerini hiç değiştirmediler.” (Ahzab / 23)

Ey sevgiden dem vuranlar!


İyi biliniz ki sevgi fedakârlık ister, sevgi sadakat ister, sevgi karşılık bekler ve sevgi ispat ister! Sevginin yalnızca sözünü eden, sevgiyi dilden gönle indirememiş olan kimse de iyi bilmelidir ki, bu hal ve tavrı, sevgiye ve sevdiğini iddia ettiği kimseye hakaretten ve eziyetten başka bir şey değildir!

Sevgiyi yaratanı gönül köşkünde başköşeye oturtanlara, O’nun için sevip O’nun için buğz edenlere ve şu imtihan sofrasından tok olarak kalkmaya gayret gösterenlere selam olsun!

Rumeysa Durmaz | Nisanur Dergisi | Temmuz 2017 | 68. Sayı
 
08-07-2017 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.