Songül Fidan ile evlilik üzerine röportaj!

Röportajlarımız
Kıymetli okurlarımız bu ay sizler için Psikolog ve Aile danışmanı Songül Fidan Hanımefendi ile ‘evlilik’ üzerine röportaj yaptık. Evliliğin, toplumu oluşturmak için dini ve resmi beyanlarla yapılan birlikteliğin yeni oluşumu olduğunu belirten Songül Hanım “Evlilik hayatın dönüm noktasıdır” diyor.
 
Kıymetli okurlarımız bu ay sizler için Psikolog ve Aile danışmanı Songül Fidan Hanımefendi ile ‘evlilik’ üzerine röportaj yaptık. Evliliğin, toplumu oluşturmak için dini ve resmi beyanlarla yapılan birlikteliğin yeni oluşumu olduğunu belirten Songül Hanım “Evlilik hayatın dönüm noktasıdır” diyor.

Evliliğin, bireyde sorumluluk duygusu oluşturduğundan dolayı rutin hayatına son vermekle beraber yeni bir hayata başlama ve bireyin hayatındaki özgürlüklere kısıtlamalar getirdiğinden bireyde duygu durum değişikliği oluşturduğu açıklamasında bulunan Fidan; “Evliliğin uzun süreli devam etmesi, tamamen sadakat, güven ve özveri temalarını içeren İslami yaklaşımla mümkündür” tespitinde bulunuyor.

Sizleri röportajımızla baş başa bırakıyoruz…

“EVLİLİK, SADECE DUYGULARI BİRLEŞTİRMEK DEĞİLDİR”

Songül Hanım, evvela evliliğin tanımını yapar mısınız? Sizce nedir evlilik?

Evlilik, iki yetişkin bireyin aynı amacı taşıyarak hayatlarını tek çizgide birleştirmesidir. Evlilik, sadece duyguları birleştirmek değildir. Çünkü duygu birleşme, evlilikte asıl amacı taşımamaktadır. Yeni hayat ve hayatlar düzenlemesi içerdiği için duyguları da mantığı da birleştirmek gerekir. Aslında evliliğin tanımı geniş kapsamlıdır. Ancak kısaca değinirsek evlilik, toplumu oluşturmak için dini ve resmi beyanlarla birlikteliğin yeni oluşumudur. Nitekim Allah (CC) şöyle buyurmuştur: “Birleşiniz çoğalınız.” Burada çoğalmadaki asıl gaye topluluklar oluşturmaktır. Bu da İslam’ın emri gereği evlilikle mümkündür.

EVLİLİK, BİREYDE SORUMLULUK DUYGUSU OLUŞTURUR”

Evliliğin hayatın dönüm noktalarından biri olduğu söylenir. Sizce bir bireye ne ölçüde etki ediyor evlilik?

Evet, evlilik hayatın dönüm noktasıdır. Bireyde sorumluluk duygusu oluşturduğundan rutin hayatına son vermekle beraber yeni bir hayata başlama ve bireyin hayatındaki özgürlüklere kısıtlamalar getirdiğinden bireyde duygu durum değişikliği oluşmaktadır. Zamanla bu duygular durumlara göre ve taşıdığı sorumluluklara göre şekil almaktadır.

“EVLİLİĞİN UZUN SÜRELİ DEVAM ETMESİ, İSLAMİ YAKLAŞIMLA MÜMKÜNDÜR”

Peki, hep yâd edilen eskilerin o uzun soluklu, bir yastıkta 40 yıl kocatan evliliklerinin altında yatan sır nedir sizce?

Evliliğin uzun süreli devam etmesi, tamamen sadakat, güven ve özveri temalarını içeren İslami yaklaşımla mümkündür. Çiftlerin birbirlerine karşı sorumluluklarını bilmeleri, birbirlerinin kararlarına saygı duymaları, birinin eksiğini öbürünün tamamlaması ve en önemlisi iyi ve sağlıklı iletişim gerçekleştirmeleri evliliği uzun süreli kılabilmektedir. Bunun en güzel örneği Peygamber Efendimiz (SAV)’in eşlerine karşı tutum ve yaklaşımıdır. Peygamber (AS)’in evlilik hayatını okursak bunu daha iyi kavrayabiliriz.

Evliliğin sağlıklı ve huzurlu bir zeminde ilerlemesini engelleyen en önemli etkenlerin başında,  iletişim bozukluğuyla beraber güven ve sadakatsizlik gelmektedir. Evlilikte çatışma gerçekleştiği dönemlerde bireylerdeki ‘ben’ duygusu devreye girince haliyle çatışma ilerlemektedir ve bu durum bazen evlilikleri bitirebilmektedir. ‘Ben haklıyım’ yerine çiftlerden birinin “Biz ne yapıyoruz?” sorusunu sorması, sağlıklı iletişim evresine girerek çatışmaya son verecektir. Ve akabinde daha çözümcü davranışlar sergileneceğinden tehlike ortadan kalkmış olacaktır. Evliliğin sağlıklı ilerleyememesinin en temel kavramı iletişim bozukluğundan kaynaklandığından bunun çözümü de sağlıklı bir iletişimle mümkündür.

“EVLİLİK, SORUMLULUK İSTEYEN BİR BİRLİKTELİKTİR”

Günümüz gençlerinin en büyük yanılgısının, evliliği tozpembe hayaller ekseninde tasavvur etmeleri olduğunu görüyoruz. Romantik bir eş, her günü etkinliklerle ve her anı heyecanlarla geçen bir evlilik hayatı gibi… Bu yanılgının altında neler yatıyor sizce?

Günümüz gençleri, flörtün hâkim olduğu bir çağda yaşadıkları için sorumluluk duygusunu ne yazık ki taşımamaktadırlar. Flört durumunu evlilikle bütünleştirip daha özgürce, daha heyecanlı olabileceğini düşündükleri için yanılgıya düşmektedirler. Çünkü evlilik sorumluluk isteyen bir birlikteliktir. Romantik davranışlar olmamalı mı? Olmalı elbette… Yalnız dozunda, yerinde ve zamanında olmak kaydıyla ve sorumluluklarını unutturamayacak bir kıvamda olmalıdır.

Öte yandan gençliğe model olarak sunulan sözde sanatçı, aydın gibi kesimlerin içinde bulunduğu yönsüz hayat tarzının, televizyon programlarının ve sinema/dizi sektörünün de bu yanılgıda oldukça büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Bilhassa diziler eliyle gençliğe hazza dayalı ve tamamen tozpembe bir bakış açısı dayatılıyor ne yazık ki. Gerçek hayatta durum tam tersi, ya da daha farklı çıkınca da bocalayan bir gençlik söz konusu…

“EVLİLİK SADECE HEYECAN OLMAMALIDIR”

Sağlıklı ve huzurlu bir evliliğin olmazsa olmazları diyebileceğimiz maddeler nelerdir sizce? Bu bağlamda gerek evli okurlarımıza ve bilhassa da evlilik hayalleri kuran genç kızlarımıza neler tavsiye edersiniz?

Sağlıklı ve huzurlu bir evliliğin olmazsa olmazı, en başta saygıdır ve bunun devamında sevgi, sağlıklı iletişim, sadakat, özveri, sorumluluk duyguları gelmektedir. Evlilik sadece heyecan olmamalıdır. Evliliği sadece duygusal ve fiziksel birliktelik olarak düşünmemektir en doğrusu.

Evli okurlarımıza şu tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Her şey sizin istediğiniz gibi olmayabilir. Böyle bir beklentide olmamak gerekir. Unutulmamalıdır ki; hepimize Allah(CC) tarafından verilmiş görevler vardır ve biz bu görevlerimizi sadece dünya hayatı için düşünmemeliyiz. Zaten bu düşünce her şeyi mahvediyor.

Evde benim sözüm geçsin… Ben en iyisini bilirim… Otorite ben olmalıyım… Zafer benim olmalı gibi yanlış düşünceler, evliliği mahvetmekle beraber hem dünya hayatımızı hem de ahiret hayatımızı da mahvetmektedir. Bunun yerine; en güzeli neyse… Nasıl daha uygunsa… Evliliğimiz için hangisi daha iyiyse… Gibi olumlu düşüncelerde olunursa her şey daha güzel olacaktır inşallah.

Evliliği düşünen bir genç kızımızın da öncelikle evleneceği eşi iyi seçmesi; sadece duygularına göre davranmaması gerekir. Mantık ve duyguyu bir arada tutmalı. Ve her adımını İslam çerçevesinde atmalı ki; iyi bir aile temelleri atma düşüncesinde muvaffak olabilsin. Diğer yandan evlilikten önce evliliğin gerekliliklerini ve yükümlülüklerini öğrenmeye çalışması, buna göre hazırlanması gerekmektedir.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Son olarak, kısa ama geniş anlam içeren bir sözle bitirmek isterim: Her ne olursa olsun evlilikte biri ateş iken diğeri su olsun!

Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Ben de değerli sayfalarınızdan bana da yer ayırdığınız için teşekkürlerimi sunarım. Sizleri Allah’a emanet ederek, Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum. Es selamun aleykum…

Songül Fidan Kimdir?

1979 yılında doğdu. Anadolu Üniversitesi İdari İktisadi Bilimler Fakültesi’nde Sosyoloji okudu. Temel psikoloji ve çocuk psikoloji eğitimlerini tamamlayıp sosyal psikoloji eğim ve çalışmalarını tamamladı. Aile danışmanlığı eğitimini de tamamlayan Fidan aile terapisti olarak çalışmalarına devam etti. Çocuk ve ebeveyn ilişkileri, aile danışmanlığı, evlilik ilişkileri, boşanma ve boşanma süreçleri, boşanma sürecinde çocukların ruhsal durumu, ailede çocuk hakları, aldatılma, aile travması uzmanlık alanlarından. Çalışmalarına BAYEV (Bağımlı Yaşam Evleri Gönüllüleri Derneği) Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde devam ediyor.


Röportaj: Elif Yüksek / Nisanur Dergisi - Temmuz 2016 (56. Sayı)

 
24-07-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.