Süslenmiş Haramlara Dikkat!

Başyazı
Bir ders grubumuz varsa; bunu ikiye, hatta üçe, iki ders grubumuz varsa; bunu üçe ya da dörde çıkarmalıyız. İlgilendiğimiz bacılara daha fazla zaman ayırarak yetiştirmeye çalışmalıyız. Yeni yeni bacılarla ilgilenip ilgi halkamızı genişletmeliyiz.
Bismillahirrahmanirrahim.

“Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir; onları karanlıklardan nura çıkarır. İnkâr edenlerin velileri ise tağuttur; onları nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda süresiz kalacaklardır.” (Bakara / 257)

Resulullah aleyhisselatu vesselam şöyle buyurmaktadır:

“İsrâiloğulları arasında zulüm yaygınlaştığı zaman onlardan biri, diğerini bir günah işlerken görür ve önce o işten sakındırırdı. Fakat ertesi günü, o adamla oturup kalkabilmek, yiyip içebilmek (menfaat sağlamak) için gördüğü kötülükten sakındırmazdı. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak onları birbirine düşürdü ve haklarında: “İsrâiloğulları’ndan olup da küfredenlere Dâvûd’un da, Meryem oğlu İsa’nın da diliyle lânet olunmuştur. Bunun sebebi, isyan etmeleri ve ifrata sapmaları idi. Onlar, işledikleri herhangi bir fenalıktan birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta devam ettikleri (o hâl) ne kötü idi!” (Mâide / 78-79) ayetlerini indirdi. Evet, siz de, ya zalime engel olursunuz ve onu hakka çekersiniz; ya da bu durum sizin başınıza da gelir.” (İbn–i Mâce, Fiten, 20)

İnsanoğlunun yeryüzünde yaşamaya başlamasıyla birlikte hak taraftarlarıyla batıl taraftarları arasında başlayan mücadele, kesintiye uğramaksızın günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Batıl taraftarları; bozma, günaha sürükleme ve Allah Teâlâ’ya isyan ettirme üzerine yoğunlaşırken, hak taraftarları ise ıslah etme, günahlardan uzaklaştırma ve Allah Teâlâ’ya kulluğa davet için çabalarlar.

Batıl tarafının öncülüğünü yapan şeytan, oyun ve tuzaklarla insanları kendi safına çekmeye, kulluk görevini yerine getirmekten alıkoymaya ve böylece isyan içinde ömürlerini tamamlayıp cehenneme sürüklenmeleri için çabalar. Günümüzde, şeytan ve taraftarlarının oyun ve tuzaklarında büyük artış meydana gelmiş, insanları cezbedip günaha sürükleme vasıtaları çoğalmıştır.

Batıl taraftarları, iğfal etmenin bütün yollarından istifade etmektedirler. Haramlara bir kılıf uydurulup tatlı ve hoş gösterilerek, İslami hassasiyetleri olan insanlar haram işlemeye teşvik edilmektedir. Şeytan ve dostları bir taraftan haramın işlenmesine öncülük ederken, diğer taraftan kılıflı ve ambalajlı sunduğu gayrı İslami yaşantıyı normal ve sıradan bir durum haline getirmiştir. Böylece fesat ve bozgunculuk, Müslümanların yuvalarına kadar sokulmuştur.

İşin bu denli hassas ve tehlikeli boyutlara ulaşması kadın/erkek, bütün kardeşlerimizi ciddi ciddi düşündürmelidir. Bu tehlikeli gidişin önüne geçmek, şeytan ve dostlarının kamuflajlı planlarını bozmak, en azından etrafımızdaki insanların bu tuzaklara düşmelerini engellemek için büyük bir çaba içerisine girmemiz zorunlu hale gelmiştir.

Duyarlı Müslümanları açık olarak bilinen haramlara ve günahlara bulaştırmak zordur. Böylesi Müslümanlara yanaşamayan şeytan ve dostları, yeni yol ve yöntemlerle hatta İslami kılıflarla yanaşmanın yollarını kullanarak Müslümanları haram ve günaha sürüklemektedirler. Bunu israfa, lüks yaşantıya, zamanlarını faydasız alanlarda geçirmeye sürüklemekle yapıyorlar, Müslümanlara karşı duyarsız bırakarak yapıyorlar. Bütün bunları da birer İslami kılıfla yapıyorlar. Bütün bunlara karşı çocuklarımızı ve bize yakın duran, sözümüzü dinleyen ve ulaşabildiğimiz Müslümanları bu noktada aydınlatmak için daha çok gayret içine girelim.

Duyarlı Müslümanları İslam’dan koparmak ve günahlara sürüklemek için her fırsattan istifade eden İslam düşmanları, bir taraftan dinin içini boşaltmaya ve olduğundan farklı şekilde sunmaya çalışırken, diğer taraftan Müslümanları bilinçsizleştirmek ve hassasiyetlerini köreltmek için çabalamaktadır. Bu konuda da birbirimizi aydınlatmalı, uyarmalı ve İslami hassasiyeti olan kardeşlerimizle daha çok mesai yapma yoluna gitmeliyiz.

Allah Teâlâ, biz Müslümanlara İslam’ı tebliğ etme vazifesini yüklemiştir. Bu vazifeyi hakkıyla yerine getirebilmek büyük fedakârlıklarla mümkündür. Ancak bu durumda emanete hakkıyla sahip çıkılabilir ve kulluk görevi yerine getirilebilir. Harama, günaha düşenlerin elinden tutup çekerek, bozgunculuk alevlerini söndürmeye çalışarak insanlarımızın kurtuluşuna vesile olabiliriz.

İslam düşmanları; cezbetmek, boyun eğdirmek ve harama bulaştırmak için kadınlardan yoğun şekilde istifade etmektedirler. İsrafın, lüksün, boş zaman geçirmenin, açıklığın ya da giyilen tesettüre uygun olmayan elbiselerin İslami hassasiyet sahibi olarak bilinen kesimlerde yaygınlık kazanmaya başlaması, herkesin halinden razı gibi davranıp buna ciddi tepkilerin gösterilmemesi; tehlikenin ulaştığı seviyeyi ortaya koymaktadır. Tesettürlü bayanların önemli bir kısmının, Allah Teâlâ’nın helal ve haram sınırına aldırmadıkları, tesettürsüzlerle aynı fiilleri işlemeye başladıkları ve onlarla aynı çizgide buluştukları görülünce felaketin boyutu daha net bir şekilde müşahede edilmektedir.

Bu büyük tehlikenin önüne geçmek, insanlarımızı kurtarmak için her bacımızın ders halkasına yeni halkalar eklemesi, derse aldığı insan sayısını arttırması gerekmektedir.

Bir ders grubumuz varsa; bunu ikiye, hatta üçe, iki ders grubumuz varsa; bunu üçe ya da dörde çıkarmalıyız. İlgilendiğimiz bacılara daha fazla zaman ayırarak yetiştirmeye çalışmalıyız. Yeni yeni bacılarla ilgilenip ilgi halkamızı genişletmeliyiz. Bununla da yetinmemeli, derslerimizdeki bacıları yönlendirip en yakınlarından başlayarak yoğun bir ilgi alanı oluşturmalarını sağlamalı; ders yapma durumundakileri ders halkası oluşturmaya ve ilgilendiklerini derse almaya sevk etmeliyiz. Bu bacıların yetersiz oldukları konuları aşmaları ve çalışmalarını verimli şekilde yürütmeleri için yardımcı olmalıyız. Kısacası daha çok ders halkası oluşturarak ve daha fazla bacıyla ilgilenerek çalışma sahamızı genişletmeli, verimli ve bereketli bir çalışma ortaya koymalıyız. Her bacımız bu şekilde programlı ve yoğun bir çalışma başlatırsa, inşallah çalışmalar bereketlenecek ve güzel neticeler ortaya çıkacaktır.

Gevşeklik, çekingenlik, bahane arama, basit sebeplerden dolayı geri durma gibi davranışlar davetçilere yakışmaz. Hepimiz ailemizi, akrabalarımızı, komşularımızı, yerleşim yerimizde ulaşabildiğimiz herkesi; şeytanın ve dostlarının yeni ifsat yöntemlerine karşı duyarlı hale getirmeli, aynı zamanda yaşantımızla ve koşuşturmamızla insanlarımızı haramdan, günahtan ve bozulmadan kurtarmaya çalışmalıyız.

Rabbimiz bizi şeytan ve dostlarının bütün hile ve desiselerine karşı korusun.

Allah (CC)’a emanet olun.

Başyazı / Nisanur Dergisi - Ağustos 2016 (57. Sayı)
 
17-08-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.