Tevbe-i İstiğfar

Fahriye Genç
Tevbe; pişmanlık, söz verme, itiraf, günahı tekrarlamamaya karar verme ve yapılan günahtan dolayı Allah-u Teâlâ’dan korkmak anlamlarına gelir.
El-Afüvv (Affı çok olan, günahlara mağfiret eden) Allah`ın adıyla…

Tevbe; pişmanlık, söz verme, itiraf, günahı tekrarlamamaya karar verme ve yapılan günahtan dolayı Allah-u Teâlâ’dan korkmak anlamlarına gelir.

Günahtan hemen sonra tevbe etmek farzdır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “İstiğfar okuyunuz! İmdadınıza yetişir” (Hud / 52) buyurulmaktadır.

“Sen içlerinde oldukça ve kendileri de istiğfar ettikleri sürece Allah onlara azap edecek değildir” (Enfal / 33) ayeti, müşriklerin aralarında kalan müminlerin istiğfar ettiklerine işaret eder. Ayet-i kerime ile ilgili İbn-i Abbas şöyle der:

“Onları koruyacak iki eman vardı. Biri Allah`ın Resulü, diğeri ise istiğfarları… Allah`ın Resulü ahirete irtihal etmiştir. İstiğfar ise kıyamete kadar devam eder.”

Şu halde tevbe-i istiğfar, müminlerin hayatında çok mühim bir yere sahip olmakla beraber Allah’ın azabından koruyan bir kalkandır.

“Onlar çirkin bir hareket yaptıkları yahut nefislerine zulüm ettikleri zaman Allah`ı hatırlarlar, derhal günahları için istiğfar ederler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Ve bunlar, yaptıkları kötü şeyde bilerek ısrar etmezler.” (Ali-imran /135)

Burada mü`minlerin herhangi bir hata veya günah işledikleri zaman aslında nasıl hareket etmeleri gerektiği üzerinde durulmuş; günahlara karşı takınılması gereken tavır ele alınmıştır.

“Kim bir kötülük yapar yahut nefsine zulmeder de sonra Allah`a tevbe istiğfar ederse, Allah’ın Ğafur (çok bağışlayıcı) ve Rahim (çok merhamet edici) olduğunu görür.” (Nisa / 110)

Peygamberlerin dilinden istiğfar;

“Rabbinize istiğfar edin; O çok bağışlayıcıdır, dedim.” (Nuh / 10)

“Ey ümmetim! Rabbinize istiğfar edin sonra da ona tevbe edin.” (Hud / 52)

Sahabi El-Ağrar El-Müzeni (RA)’den rivayetle Resulullah (SAV) şöyle demiştir;

“Bazen kalbime gaflet çöker; bir günde yüz defa istiğfar ederim. Estağfirullah -Allah`ım Senden günahımı bağışlamanı diliyorum- derim.” (Müslim)

Şeddad bin Evs (RA)’den rivayetle Peygamber Efendimiz’in belirttiği en makbul istiğfar:

“Allah`ım! Sen benim rabbimsin, Senden başka ilah yoktur. Ben Senin kulunum ve ben Sana verdiğim söz ve va`d üzerinde elimden geldiği kadar duruyorum. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Bana olan nimetini itiraf eder, günahımı da ikrar ederim. Beni bağışla; günahları ancak Sen bağışlarsın.”

İstiğfar itiraftır aslında! İtiraf önce kendimize olmalı; günahı ve günahın kötülüğünü kabul etmeli ve bunun için af ve mağfiret dilemeliyiz.

İbni Ömer (RA) şöyle demiştir; “Biz Resulullah’ın bir mecliste yüz defa: ‘Rabbim beni bağışla, tevbemi kabul et. Çünkü Sen tevbeleri çok kabul eden ve çok merhamet edensin’ dediğini sayardık.” (Ebu Davut)

İbni Mesud (RA)’dan rivayetle Resulullah (SAV); “Her kim ‘Estağfirullahellezi lailahe hüvel hayyel kayyume ve etubu ileyh’ (Kendisinden başka ilah olmayan, gerçek hayat sahibi ve yeri göğü ayakta tutan Allah`a tevbe ve istiğfar ederim) derse savaştan kaçsa da günahları bağışlanır” buyurmuştur. (Tirmizi)

Şüphesiz ki istiğfar ile ilgili ayet ve hadisler burada ele aldıklarımızdan çok daha fazladır ve aslında her ibadet, dua ve güzel amelinde en önemli maddesi olan ihlas ve samimiyet, istiğfar için de en önemli maddedir. İhlas içermeyen amel ve tevbe, boşa harcanan güç ve zamandır. İstiğfarımız öyle güçlü ve ihlaslı olsun ki; günahın devamı için nefsimiz zorlasa dahi istiğfarımızın etkisinden çıkmayalım…

Fudayl şöyle demiştir; “Günahı kökünden söküp atmadan, ‘estağfirullah’ demek yalancıların tevbesidir.”

Rabiatül Adeviyye “Bizim istiğfarımız çok istiğfara muhtaçtır” derken aslında tevbedeki ihlastan ve günahı terk etmekteki kararlılıktan söz etmektedir.

Hâsılı kelam, istiğfarın önemini en güzel şekilde beyan eden Resul-ü Zişan’a salatu selam olsun…

“Amel defterinde çok istiğfar bulana ne mutlu.”
(İbn-i Mace)

Selam ve dua ile…

Fahriye Genç / Nisanur Dergisi - Kasım 2015 (48. Sayı)
 
21-11-2015 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.