Yaz Tatilini Verimli Hale Getirmenin Yolları

Pedagog Meliha Timur
Tatil ilk etapta bir dinlenmedir. Öyle bir dinlenme olmalı ki; Allah’tan, Kur’an’dan uzaklaştırmamalı, ipin ucunu kaçırtmamalı, vakit israfına neden olmamalı. Gevşekliğe-tembelliğe itmemeli, mideyi tıka-basa doldurtmamalı.
Bir eğitim ve öğretim yılını daha geride bırakıp üç ay kadar sürecek bir yaz tatili serüveninin içerisine girmiş bulunmaktayız. Bir Müslüman olarak her günümüzü hayırlı, faydalı ve salih amellerle dolu geçirmekle sorumlu olduğumuz bilinci ile yaz tatilini de evlatlarımızla birlikte verimli, Allah’ın rızasına uygun bir şekilde geçirme çabasına girişmeliyiz. Zira “İki günü eşit olan ziyandadır.” buyuran bir peygamberin ümmetiyiz.

Eğitim-öğretim yılı boyunca yoğun sınav stresiyle, derslerle, ödevlerle, testlerle, etütlerle vs. yorgun düşmüş beyinler için tatil, ilk etapta bir dinlenme süreci olarak algılanmakta ve değerlendirilmektedir. Bu, bütün bir yıl boyunca iş ortamından bunalıp kendini yorgun hisseden insanlar için de geçerlidir.

Peki, dinlenme nasıl olmalı? Bu süreci verimli geçirebilmek için neler yapmalı? Hangi faaliyetlerde bulunulmalı?

Tatil ilk etapta bir dinlenmedir, dedik. Öyle bir dinlenme olmalı ki; Allah’tan, Kur’an’dan uzaklaştırmamalı, ipin ucunu kaçırtmamalı, vakit israfına neden olmamalı. Gevşekliğe-tembelliğe itmemeli, mideyi tıka-basa doldurtmamalı. Küfür ehlini taklit mahiyetinde geceleri gündüz gibi kullandırtmamalı, mahremiyeti korumalı, haramı helal, helali haram etmemeli. Eş, dost, akraba gibi sosyal bağları kopartmamalı, saatlerce televizyon, cep telefonu, internet başında sosyal medyanın ağına düşürüp vakit öldürtmemeli…

Öyle bir dinleme olmalı ki; bedeni ve zihni yorgunluktan arındırmayı hedeflediği gibi “Şüphesiz ki kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” sırrınca kalbi de ruhu da arındırmalı, ferahlatmalı. Yine öyle bir dinlenme olmalı ki; içerisinde tefekkürü, hamd ve şükrü, nefis muhasebesini, öze dönme çabasını barındırmalı…

Tatil günlerinde anne-babaların evlatlarıyla bolca zaman geçirmesi önemlidir. Nitekim iş-okul dönemlerinde aile bağları ister istemez gevşemekte, aile fertleri birbirleriyle daha az vakit geçirmektedirler. Dolayısıyla ebeveynler tatil günlerini fırsata dönüştürmeli, gevşemeye yüz tutmuş aile bağlarını tekrar sıklaştırmak için harekete geçmelidirler. Bunun için örneğin belirli aralıklarla ailece geziler düzenlenebilir. Geziler aile bağlarını güçlendirdiği gibi Allah’ı, hakikati, gerçeği tefekkür etme, geçmiş kavimlerin akıbetlerinden ibret alma imkânını da sağlamaktadır.

“Sizden önce (nice) hayat tarzları gelip geçti. Öyleyse, yeryüzünde gezin de, yalancıların sonunun ne olduğuna bir bakın.”
(Al-i İmran / 137)

“Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce geçmiş kimselerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Ki onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler, yeryüzünü kazıp alt üst ederek onlardan çok imar etmiş kimseydiler ve onlara belgelerle peygamberler gelmişti. Böylece Allah onlara zulmetmiyor, onlar kendilerine zulmediyorlardı. Sonra Allah`ın ayetlerini yalan sayıp, onları alaya alarak kötülük yapanların sonu pek kötü oldu.” (Rum / 9-10)

Bu şekilde birçok ayet-i kerime, Kur’an-ı Kerim’de yer almakta; gezileri, seyahatleri bir ibret alma, akletme ve tefekkür etme aracı olarak kullanmayı teşvik etmektedir. Her fırsatta ve her yerde dini yalnızca Allah’a has kılmakla, iyiliği emredip kötülükten sakındırmakla emr olunan biz kullar, gezileri bir tebliğ aracı haline getirip yavrularımıza Allah’ın yüceliğini ve kudretini, O’ndan geldiğimizi ve yine O’na döneceğimiz gerçeğini anlayacakları bir dille, görerek ve yaşayarak anlatabiliriz. 

Yapılabilecek önemli faaliyetlerden birisi de kitap okumaktır. Çocuklarımızın boş zamanlarını değerlendirebilmeleri için anne-babalar olarak onları kitap okumaya teşvik etmeliyiz. Nitekim bir çocuk ne kadar çok okursa, bilgisi ve genel kültürü o kadar gelişir. Bu da onun kişiliğine ve özgüvenine olumlu katkılar sağlar. Çocuğumuzu kitap okumaya alıştırabilmek için kendimiz okuyarak örnek olmalı ve onunla birlikte okuma çabasında olmalıyız. Bunun için onlarla birlikte ortak bir okuma programı hazırlayabilir, okunan kitaplar hakkında müzakerelerde bulunabiliriz. Yazın, sıcakların yoğun olduğu günlerde çocuklarımızla açık alanda örneğin parkta veya sahilde kitap okuyabilir böylece onlara her yerde kitap okuyabileceklerini öğretebiliriz.

Tatili aynı zamanda akrabalık ilişkilerini güçlendirmek için fırsat bilmeli, ailece akraba ziyaretlerinde bulunmayı ihmal etmemeliyiz. Yine bu ziyaretlerde bulunurken çocuklarımıza, akrabalık bağının dinimizdeki yerini açıklayabilir, bu amelin Allah katında ne kadar değerli ve sevimli olduğunu ayet ve hadislerle anlatabiliriz.

“Ey münafıklar! Siz iş başına geçecek olursanız, yeryüzünde fesat çıkarır, akrabalarla ilginizi kesersiniz, değil mi? İşte Allah’ın lanete uğrattığı, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimseler bunlardır.”
(Muhammed / 22–23)

Hz. Aişe’den rivayet edilen bir hadis-i şerife göre Resulullah (SAV) şöyle buyurdu:

“Akrabalık bağı arş-ı âlâya tutunarak şöyle demiştir: Beni koruyup gözeteni, Allah koruyup gözetsin. Benimle ilgisini kesenden Allah rahmetini kessin.”

Tatilde yapılabilecek şeyler arasına sportif faaliyetleri de ekleyebiliriz. Nitekim İslam dini, Müslümanları spora teşvik etmiştir. Peygamber Efendimiz (SAV)’in tavsiye ettiği sportif faaliyetler başlıca şunlardır: Atıcılık, binicilik, güreş, koşu ve yüzme… Bu bağlamda kendimiz de dâhil olmak üzere çocuklarımızı spor yapmaya teşvik etmeli beden sağlığımızı temin etme girişiminde bulunmalıyız.

Çocuklarımızla birlikte Allah’ın rızasına uygun, faydalı, salih amellerle dolu, verimli bir tatil geçirmek temennisiyle…

Allah’a emanet olunuz.

Pedagog Meliha Timur / Temmuz 2016 (56. Sayı)
 
23-07-2016 0 Yorum

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.