Bismillahirrahmanirrahim...
Elhamdülillah, bu yıl Rabbimiz Kudüs’e gidebilmeyi nasip etti. Yolculuk öncesinde Kudüs’e gideceğimizi söylediğimizde “Orada ne var, ne için gideceksiniz?” minvalindeki sorular bizi epey şaşırttı. Kudüs’ün ve orada bulunan Mescid-i Aksa’nın (Beytülmakdis) bizim neyimiz olduğunu, ehemmiyetini bilmeden Filistin davasını anlayamaz, bunu yalnızca bir toprak meselesinden ibaret zannederiz. Gazze’de yaşananları ve Gazzelilerin tüm bu mücadeleyi neden verdiklerini fehmedemeyiz. Tüm İslam âleminin davası olan Kudüs’ü sahiplenemeyiz. (Nitekim sahiplenmiyoruz da...)
Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın (Beytülmakdis) önemini bilmenin ne derece ehemmiyetli olduğunu anladıysak buyurun bu toprakları tanıyalım:
Mescid-i Aksa yeryüzündeki ikinci mescittir. Allah’u Teâlâ, Hazreti Âdem’e (Aleyhisselam) Mescid-i Haram’ı (Kâbe) inşa etmesini emrettikten sonra Mescid-i Aksa’yı inşa etmesini buyurmuştur. Bu hususta Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
Hazreti Ebû Zer’den (Radiyallahu Anh) şöyle rivayet edilir:
“Ey Allah’ın Resulü, yeryüzünde inşa edilen ilk mescid hangisidir?” dedim.
“Mescid-i Haram” dedi.
“Sonra hangisi?” dedim.
“Mescid-i Aksa” dedi.
“Aralarında ne kadar zaman var?” dedim.
“Kırk yıl” buyurdu. “Sonra nerede namaz vaktine erişirsen orada kıl; çünkü fazilet ondadır.” (Buhârî, Kitâbu Ehâdîsi’l-Enbiyâ, No: 3366)
Mescid-i Aksa ilk kıblemizdir. Hicretin ikinci yılına kadar (risaletin 14. yılı) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve sahabeler namazlarını Mescid-i Aksa’ya doğru yönelerek eda ettiler. Hicretin ikinci yılında Bakara suresi 144. Ayetiyle birlikte kıble Mescid-i Haram (Kâbe) oldu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefatından önce 8 yıl namazlarını Kâbe’ye doğru eda etmiş; öncesinde ise 14 yıl Mescid-i Aksa’ya yönelerek namaz kılmıştır.
Mescid-i Aksa, İsra ve Mirac yurdumuzdur. Rabbimiz Kur’an’da bu mucizeyi bizlere şöyle bildirmektedir:
“Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.” (İsrâ Suresi, 1. Ayet)
Hadislerde bizlere ulaştığı üzere Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Burak isimli bir binek ile bir gecede Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya gelmiş, burada peygamberlerle buluşup onlara namaz kıldırmış, ardından miraca yükselmiştir. Bu sebeple Mescid-i Aksa’da tüm peygamberlerin ayak izi bulunmaktadır; hangi noktaya basarsanız basın, sizin iziniz bir peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) izine karışmaktadır.
Kudüs peygamberler toprağıdır. Hazreti Davud (Aleyhisselam), Hazreti Süleyman (Aleyhisselam), Hazreti Yakub (Aleyhisselam), Hazreti Zekeriya (Aleyhisselam) ve Hazreti Yahya (Aleyhisselam) bu topraklarda yaşamıştır. Hazreti Davud ve Hazreti Süleyman’ın (Aleyhisselam) kabirleri Kudüs’te bulunmaktadır. Hazreti Yakub, Hazreti Yusuf, Hazreti İshak ve Hazreti İbrahim peygamberlerin ve zevcelerinin kabirleri, Kudüs’e bir buçuk saat kadar uzaklıktaki Filistin’in El-Halil şehrinde bulunmaktadır. Hazreti Musa’nın (Aleyhisselam) kabri de Kudüs yolu üzerindeki Nebi Musa Tepesi’nde yer almaktadır.
Hazreti Meryem Kudüs’te yaşamış ve annesi Hanne tarafından Mescid-i Aksa’ya (Beytülmakdis) adanmıştır.
Kudüs’te pek çok sahabemiz ve İslam büyüğü medfundur. Şeddâd b. Evs, Ubâde b. Sâmit, Selmân-ı Fârisî efendilerimizin kabirleri ve tasavvuf büyüklerinden Râbiatü’l-Adeviyye’nin kabri Kudüs’te bulunmaktadır.
Bunca mübarek ve salih zatın ayak bastığı ve hâlen medfun bulunduğu bu mübarek toprakları Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ibadet maksadıyla ziyaret etmemizi teşvik etmiştir. Yalnız kalan ve İslam âleminin unutmaya yüz tuttuğu bu toprakları ziyaret etmeye gayret etmeli; edemiyorsak da bu dava için elimizden gelen her şeyi, büyük küçük demeden yapmalıyız. En başta da yeni nesillere bu dava bilincini aktararak başlayabiliriz.
Velhamdulillahi Rabbil Âlemîn.
Psk. Dan. Sümeyye Özbay